şükela:  tümü | bugün
  • 1896-1948 yılları arasında yasamıs,yasamını ve yasarken olusturdugu dusuncelerını varolusun temel sorunlarıyla beslemis, fransız tiyatro kuramcısı,şair ve dusunur.vahset tiyatrosunun kurucusu, gercekustucu....
  • (bkz:luis bunuel ) ve (bkz:salvador dali ) ile çalışmaları olmuştur
  • (bkz: meskalin) hayatında buyuk bir yer tutar bu adamın
  • simgecilikle başlamış oradan gerçeküstücülüğe zıplamıştır.orada da mutlu olamamış,5-6 yıl çeşitli akıl hastanelerinde yatmıştır.patenti kendine ait olan "vahşet tiyatrosu" başarısız olmuştur ama daha sonra modern tiyatroyu oldukça etkilemiştir.
  • "tiyatro yaşamın ikiziyse eğer,yaşamda sahici tiyatronun ikizidir"demiş.
  • yaşamının büyük bir kısmını akıl hastanesinde geçiren antonin artaud'un, intihar eğilimini anlatması bakımından örnek olacak bir yazısını aktarmak isterim:

    "eğer intihar edersem, bu kendimi yok etmek değil, kendimi yeniden geri getirmek olacaktır. intihar benim için, kendimi şiddetle yeniden ele geçirmek, varlığımı hayvanca yağmalamak, tanrının çizdiği yazgıyı boşa çıkartmak olacaktır. intiharla kendimi yeniden sunarım doğaya, ilk kez, istediğim gibi biçimlendirebilirim "şey"leri. kendimi benliğimle çok kötü bir şekilde uyan organlarımın koşullu tepkilerinden kurtarırım, böylece, öyle olduğunu düşündüğüm ve öyle düşündüğüm söylenilen yaşam, saçma bir rastlantı olmaktan çıkar benim için."
  • gammaz suç ortaklarının oyununa gelip işkenceden geçerken; gözünün önünde canlanan van gogh'dan güç alıp, vaktiyle kaybolmuş ikizi tiyatroyu, tanrı yargısının işini bitirmek için bulmaya azmeden bir garip adam..

    (bkz: kolalı kolaj)
  • yılgı tiyatrosu denen şeye kalkışmış, bu işin içinden çıkabildiğine inanmamış ama seyirciye "ne halin varsa gör" de diyememiş, hem kendiyle hem izleyenle uğraşıp durmuş. vahşet tiyatrosu, yapmaya çalıştığı şeyin sadece bir parçasıymış, artaud'nun peşinde olduğu şey arınma imiş. "seyirciden önce tiyatro olmalı" dediğini duyanlar var ama yine de onun esas sahnesi seyircinin derisinin altı..
  • tiyatroyu yüzeysellikten, yapmacıklıktan kurtarmak istemiş, insanların içindeki coşkuyu, ilkel duyguları yansıtacak geleneksel değerlerinden arınmış, düş değeri olan bir dil kullanmayı seçmiştir. ayrıca beckett başta olmak üzere birçok yazarı* etkilemiştir. toplumsallıktan kurtulup bilinçaltına derinlemesine inilmesi gerektiğini savunmuştur.
  • jean louis barrault, peter brook, jerzy grotowski gibi tiyatro adamlarından, living theatre ve performance art akımlarından etkilenmiştir. tiyaro ve ikizi (kuram), ventre brule, la mere folle (senaryo) ve la pierre philosophale (sözlü pantomim) başlıca eserlerindendir.