şükela:  tümü | bugün
  • başlığın anlatmaya çalıştığı konu; (kısaltılmış karakter sınırına sığabilir daha çarpıcı bir başlık bulamadım)
    tayland da ki mağarada mahsur kalan çocuklar ve antrenörleri olayında antrenör e en ufak laf gelince çıldırıp insanlık dersi vermeye girişen yurdum bebelerinin, çorlu daki tren kazasında devletin hiç bir ihmal yapmadığı açıklandıktan sonra faturanın yine makiniste kesileceğini bile bile hiç duyarlı olamaması durumudur.

    şimdi öncelikle, ülkemizde de sıklıkla belirtilir ama "yiğit" insanlarımız böyle duyurulara kulak asmaz ama yine de belirtelim, mağaralara gezi düzenlenmez. mağaracı değilseniz. eğer siz mağaracı iseniz sizinle gelenler de bu konuda eğitimli olmalıdırlar, herhangi eğitim değil bu konudaki bir eğitim.
    tayland da haziran ayından ekime kadar muson yağışları etkindir, lakin tropik bir asya ülkesidir. küresel ısınma nedeniyle son yıllarda bu aşırı yağışların miktarı da zamanı da değişkenlikler göstermektedir.

    bizim aptal duyar kasıcının tayland mağara olayında yağmurun mağara grilini kapatmasından ötürü yaşanan talihsiz olay anlayışının temelinde bu noktada cehalet ve medya yayınlarını sorgulamadan inceleme gerçeği yatar.

    gelelim bizim için daha yeni daha trajik ve daha yakın olan çorlu daki 24 kişinin öldüğü tren kazası hadisesine.

    hiç bir hata yapmayan ve bir hata varsa daima münferit veya kullanıcı hatası raporu yayınlayan devletimiz elbette her yönden olayı soruşturmaktadır. muhtemelen sorumlu makinizt olur neden frene daha çok basmadın, daha hızlı davranıp ölü sayısını 23 e indirebilirdin belki falan.

    tayland ve türkiye gibi gelişememiş ülkelerde olaylarda devletin, sorumlunun hatası bir türlü aranamaz ve felaketten kurtarılan bebek yüzünden bazen felakete neden olan kişi veya kurum kahraman ilan edilebilir.

    tren kazasında kazaya neden olan toprak kayması, eski teknoloji ile dizayn edilmiş rayların dengesini istisnasız biçimde alt üst edecek bir durumdur, daha önce oradan geçen tren beyanı muhtemelen çarpıtılmış bir beyandır çünkü hiç bir tren o raylardan geçemez, yalnız ya da tek vagonlu bir lokomotif belki geçebilir.

    orada toprağın kayacağını kim nasıl bilsin işte, olacağı varmış, büyük talihsizlik!
    bakın benim cahil kaderci ama duyarlı(!) milletim. her şeye çare var. 50 yıl önce dünyada da daha çok insan ölüyordu bu kazalarda ve 50 yıl içinde olacakların syrinde veya kadein yazılmasında bir değişiklik olmadı alınması gereken önlemler konusunda yaşanan tecrübelerden çıkarılmış dersler uygulamaya konuldu, bununla ilgili eğitimler ve kampanyalar yapıldı.
    ama az gelişmiş ülkelerde bu konuda bazı sorunlar var. halkı eğitilemiyor misal , dinlemiyor, anlamadığını da kabul etmiyor zaten buna cehaletin kibiri deniliyor. o yüzden gelişmiş ülkelerde insanları tek tek eğitmek yerine önlemler arttırılıp neredeyse hiç bir konu tanrının isteğine havale edilmiyor, yani gelişmiş ülkelerde de insanlar tanrıya kadere vs inanıyor ama japonların çoğu kozmozu idare eden bir idareciye inanıyor olsalar bile sanki hiç bir yerde tanrı yokmuşcasına hatta her yerde insanları öldürmeye çalışan katil bir şeytan varmış gibi planlamalar yapmaktalar çünkü adamlar deprem bölgesinde yaşamaktalar.
    dolayısıyla duyarlı bir toplumun birey olarak bir sorun bir olay istenmeyen bir durum oluşunca ilk olarak olayın sebebini tam olarak kamuoyu ile paylşaşması ve bir daha olmaması için acilen yapılması gerekenleri bildirmesi gerekir. deprem çok fenaydı ama dün bir bebek daha kurtardık diye sevinin gene ama bu tanrının sizi veya bebeği depremden kurtardığı sanrısına ek olarak sizin de sadece iyi insanların korunduğu noktasında bir kaderciliğe sürüklerse olguyu sıçtınız demektir.

    sıçtığınızın kanıtı da örneğin soma faciası ve ona karşılık bir türlü suçlanamayanlar ve sonradan ekonomik gerekçelerle, şirketlerin ısrarı ile rafa kaldırılmış çalışanlara yönelik güvenlik tedbirleridir.
    şimdi. hükümet veya dvlet zaten kendi eli ile bu ertelemeye imza attığına göre bir sonra bir başka felaket ortaya çıktığında buna karşılık ne söyleyecektir? ya da siz felaketin boyutuu hangi yayın organından ne oranda öğrenebileceksiniz bu kazalar yayınlaıyor olacaklar mı?

    ondan sonra gelmiş, taylands da tanımadığım antrenöre laf tmişim diye insanlığımı sorguluyor budala kişiler. ne işi var lan onun koca mağarada muson zamanında, çocuklarla? adamın felakete neden olması için illa kötü adam veya olaydan sonra çocukları yaşatmak için bütün enerjisini vermemiş olması gerekmiyor ki, bundan bana ne tabii ki de yapacak onları bu kahramanlık değil hata telafisi sadece o kadar.

    aynı şekilde senin o olaya yaklaşımın da ülkendeki olaylara bakış açın da medyanın senin önüne pişirip servis ettikleri ile kısıtlı olursa kusura bakma da duyarlı insan değil duyarsız ahmaksın bu gibi saçmalıkları da millete ne kadar üstün insani meziyetlerim var diye gösteriş için kullanıyorsun, cidi olsan zaten olayın gelişiminden bugüne dek ortaya çıkan beyanlara kadar bu olaylardaki garabetler seni şüphelendirir. kitleyle beraber ağlayıp beraber alkış tutmak kolay ama bu kimseyi budalalıktan kurtaramaz. budalalık noktası bilinçli bir tercih olduğu için de aptal diyerek geçemiyorum bu bilerek kötülükten kaynaklıdır yani hem duyarsızsın hem faydalanamayacağın konularda düşünmek bile istemiyorsun çünkü bencil ve egoistsin. doğuştan geri zekalı olsaydın ve bunları bilmiyor düşünemiyor olmuş olsaydın masum olurdun oysa bunu saklamaya çalışıp saldırı ile örtbas etmeye, durumun fark edilince insanlık üstüne ders vermeye çalışır bir görüntüye bürünüp püskürtmeye çabalıyorsun.
    insanların en zavallısı, yaptığı ve ypmakta olduğu sahtekarca tutumunun hiç kimse tarafından anlaşılamadığını düşünüp her zaman da aksi yönde yanıtlar vererek herkesi kandırabildiğini sanan kişilerdir ve onlar çoğunlukturlar her yerde beraberce davranırlar.