şükela:  tümü | bugün
  • dark side of the moonun 8.* sarkisi
  • baştan sona pf müziğini tüm duyularda hissettirebilen muhteşem parça..
  • bir synthesiser ve gitar çalışması olan bu parça, gilmor, mason ve wright'ın waters olmadan, üstelik o hala gruptayken yaptığı tek parçadır.

    parçanın ismi, dünyanın seri üretim yapan ilk arabası olan ford model t'nin sık sık yanlış aktarılan reklamlarından alınmadır.
  • dream theater'in bir $ekilde canli olarak pink floyd'dan daha iyi yorumladigi parca.
  • dark side of the moon albümündeki,albümü bütünleştirici olmazsa olmaz,''olmasaydı eksik olurdu'' diye düşünmeye sevk eden pink floyd parçalarından biridir.insanın gözlerini kapatıp derin bir nefes almasına sebebiyet verebilecek nitelikte bir parçadır lakin 20 haziran 2006 roger waters istanbul konseri sırasında soluk almaktan öte insanın içini titreten bir şarkı haline gelmiştir.
  • isminin hikaysi su sekilde.
    ford ilk seri uretim arabasini yaptigi zaman tanitimlarinda kullanir "any color you like" sloganini. bundan insanin anlayacagi sey istedigimiz rengi alabilecezdir. fakat gercek oyle degildir. bundan kasit sevdiginiz bir renk. siyah! tum arabalarin rengi siyahtir. ve baska seceneginiz yoktur. pink floyd da bu olaya gonderme yapmaktadir.
  • bu parçada david gilmour, gitar solosunu aynı zamanda ağzıyla da atar (talkbox kullanmış da olabilir)
  • dark side of the moon albümü'nün gizli kahramanıdır. dream theater yorumu da takdire şayandır.
  • dream theater yorumunun haruşahane olmasının asıl sebebi, parçanın ilk yarısında jordan rudess ağabeyin sergilediği müthiş performans kanımca. ardından sevgili petrucci gidişatı hiç bozmadan yapması gerekenleri en iyi şekilde yapıyor zaten; lakin rudess'in mevzua dalışı çok acayip, bir o kadar da zihni fantastik diyarlara ışınlar nitelikte. takdir ediyorum gençleri.

    . http://www.youtube.com/watch?v=fna4gafzzm4
  • enstrumental yorumlara oldum olası tavımdır. sadece pink floyd parçaları için olmasa da; dark side of the moon gibi bir albümde, brain damage'in önünde esas duruşta bekleyen bir enstrumental parça muadillerinden(belki başka başka grupların başka başka parçaları) bir tık önde olmayı hak etmiştir. tercihimdir.

    öznel ayrıca, evet. enstrumental parçaları nazarımda çekici yapmasının nedeni de o.. sözler tabii ki önemlidir. bunda değil bence. sözlerle çevrelenmemiş kaliteli bir parça daha özgür gibi ve bu parçada bunu daha fazla hissettiriyor. pink floyd'un ruhunu yansıtan ve gariptir ki böylesi düz ilerleyen (belki de roger waters'ın yokluğundan) bir parçanın, böyle bir albümde dikkat çekmesi çok güzel. "ya waters olmasaydı?" düşüncesinin balonu gibi düşünülüyor ama değil. zaten nazarımda pink floyd'u ayrı ayrı düşünebildiğim için pink floyd'lar. diyeceğim odur ki, sözlere gerek duymayacak kadar (bu tanım başka gruplar için abartılı ama pf için pek öyle sayılmaz) duygu katılan bir parçanın tam da yerinde, brain damage'in dibinde durması mükemmel bir olay.

    albüm kapağıyla direkt alakası olup olmadığını da hep düşünmüşümdür. belki de bu parçanın enstrumental olmasından. kırılma. bir anlam yüklenmeliyse, bunu waters'dan, gilmour'dan sonra dinleyiciler de yüklemeliydi. any colour you like da tam bu yükü taşıyacak parça. yorum yapmak, kafayı toparlamak için yeterli zamanı veren, kısa bir parça olmasının yanında albümün katalizörü bir nevi. parçalanmadan önce biraz dinlenilebilecek bir bölüm. karanlık taraftan ufak bir parça.

    sonuç olarak, sonuç yok. yalnız, lunatic'in parmağı kesin var bu parçada. ruhu da olabilir.