şükela:  tümü | bugün
  • tom waits'in rain dogs albümünden sokaklara dair bir şarkı:

    my head is spinning round
    my heart is in my shoes
    i went and set the thames on fire
    now i must come back down
    she's laughing in her sleeve at me
    i can feel it in my bones
    but anywhere, i'm gonna
    lay my head, boys
    i will call my home.
    well i see that
    the world is upside down
    my pockets were filled up with gold.
    now the clouds have covered o'er
    and the wind is blowing cold
    i don't need anybody
    because i learned to be alone
    and anywhere
    i lay my head, boys
    i will call my home.

    ayrica
    (bkz: where i lay my head is home)
    (bkz: siya siyabend)
  • scarlett johansson'ın tom waits şarkılarını yeniden yorumladığı mayıs ayında çıkacak ilk albümü. tracking list'i de şöyledir:

    1. "fawn" (originally on tom waits' album alice) – 2:32
    2. "town with no cheer" (originally on tom waits' album swordfishtrombones) – 5:03
    3. "falling down" (originally on tom waits' album big time) – 4:55
    4. "anywhere i lay my head" (originally on tom waits' album rain dogs) – 3:38
    5. "fannin street" (originally on tom waits' album orphans: brawlers, bawlers & bastards) – 5:06
    6. "song for jo" – 4:09
    7. "green grass" (originally on tom waits' album real gone) – 3:33
    8. "i wish i was in new orleans" (originally on tom waits' album small change) – 3:59
    9. "i don't want to grow up" (originally on tom waits' album bone machine) – 4:11
    10. "no one knows i'm gone" (originally on tom waits' album alice) – 2:57
    11. "who are you?" (originally on tom waits' album bone machine) – 4:49
  • muhteşem bir şarkı bu. tom waits'in ne kadar aşmış bir müzisyen olduğunu biliyoruz tamam da, buradaki vokal performansı, ağlarcasına çıkardığı sesler böğürtüler falan eşsiz. şarkıya "my head is spinning round, my heart is in my shoes" diye inanılmaz girişiyle, "anywhere, i lay my head, boys... i will call my home" diyişi ve olayı bitirişiyle rakipsiz, kendi kulvarında tek başına olan şarkılardan biri haline getiriyor bunu.
  • scarlett johansson'un albümü sürpriz bir çalışma. johansson gibi dünyalar güzeli bir kadının shoegazer triplerine girerek tom waits şarkılarını coverlaması tabii ki ilgi çekici olacaktı. hem, lost in translation'da sometimes'ları*, just like honey'leri* duyduğumuzda johansson'un güzelliğiyle bu şarkıları ilişkilendirerek şarkılara yeni anlamlar yüklemek çok zor olmamıştı.

    albüm genel olarak pek başarılı değil. iki şarkıda** back vokallerde david bowie'yi görüyor olmamız tatlı bir sürpriz. şarkı listesini görünce en çok merak ettiğim cover, albüme adını veren şarkı idi ve buna getirilen yorum oldukça kötü. town with no cheer ise en başarılı yorumlardan biri. i don't want to grow up'ta northern picture library/cocteau twins kırması bir dream-pop atmosferi yakalanmış. song for jo albümün cover olmayan tek şarkısı ve bestede johansson'un da payı var. iyi bir şarkı bu. fawn gibi bir enstrümantalinse böyle bir cover albümünde ne aradığı merak konusu, zira yanılmıyorsam scarlett johansson'un albümdeki olayı şarkıları söylemekten ibaret, çalmaksa stüdyo müzisyenlerinin işi.

    söylediğim gibi birkaç şarkı dışındaki coverlar başarısız, yine de bu, albümün iyi niyetli bir çaba olduğunu söylememize engel değil. en azından bir arkadaşın söylediği gibi, parasını rehabilitasyon merkezlerinde içkiden uyuşturucudan kurtulmak için değil, sevdiği bir adamın şarkılarını söyleyebilmek için harcıyor ki, aferim ona.
  • elbette dilimlenmis ekmek degil ama dinleyip duruyor ve duruyor insan. scarlett johansson'un green grass yorumu pek pelesenk olmus cibelle cover'indan bile guzel ayrica.
  • kaybedenlerin "milli" marşı
  • walter benjamin "yalnızca yoksulluk ya da kötülüğün, şehri kendilerine karanlıktan gün ağarana kadar dolaşılacak bir manzaraya dönüştürdüğü insanlar, ancak onlar şehrin benden esirgenmiş bilgisine sahip olabilir. benim her zaman gidebileceğim bir yer vardı" diyor berlin günlükleri'nde.

    ve benjamin'in sevgisi, mobilyası, bilgisi ayakkabılarının içinde olanlara karşı duyduğu özgüvensiz, kırılgan aşkı ne zaman hatırlasam, arkada anywhere i lay my head çalıyor.
  • en muhteşem versiyonu anna ternheim tarafından icra edilmiştir: http://www.youtube.com/watch?v=l56rlmfsfwo
    içerik itibariyle yalnız kovboyların şarkısıdır.
  • bazı parçalar vardır ilk duyduğunuz anda dünyanızı durdurur ve kendini dinletir… bu parça onlardan biridir. ilk duyduğum günden beri, hala aynı hissi uyandırır her dinleyişte. ve bence yalnızlığın, özgürlüğün, yabancılığın, sarhoşluğun ve bir “ev” arayışının parçasıdır. “ev” bir çatı mıdır? elbette hayır.

    depresif ve üzgün bir parça gibi gelse de, bence tam tersidir. sondaki enfes melodi ise bunu tamamlar. “hayat boktan, yalnızım ve dünyam darmadağınık, ama özgürüm ve istediğim gibi yaşıyorum. öyleyse içelim ve bunu kutlayalım.”

    tom waits dışındaki tüm yorumlar parçaya ve tom waits’e saygısızlık derecesinde kötüdür.

    internette gördüğüm şarkı sözlerinin çoğu yanlış. kendimce birkaç düzeltme yaptığım sözleri şöyledir:

    my head is spinning round
    my heart is in my shoes
    i went and set the thames on fire
    now ı must come back down
    she's laughing in her sleeve, boys
    i ain't feel it in my bones
    oh but anywhere, anywhere i wanna lay my head,
    i wanna call my home

    well i see that the world is upside down
    seems my pockets were filled up with golds
    and now the clouds have covered everything on
    and the wind is blowing cold
    i don't need anybody
    because i've learned, i've learned to be alone
    i said anywhere, anywhere, anywhere i lay my head, boys
    i gotta call my home

    internette “she's laughing in her sleeve boys” yerine “she’s laughing in her sleeve at me” yazmaktadır; fakat öyle bir şey, en azından benim dinlediğim yorumlarda hiç duymadım tom amcanın ağzından. daha sonra da “laugh up one’s sleeve”in bir deyim olduğunu ve kendi kendine gizlice gülmek anlamına geldiğini öğrendim. her şey yerli yerine oturdu. parçanın devamında geçen “anywhere, anywhere, anywhere ı lay my head, boys” bölümünden de anlaşılacağı gibi, “she’s laughing in her sleeve, boys” şeklinde arada virgül olunca daha da manalı oluyor.