şükela:  tümü | bugün
  • bir ikinci dunya savasi filmi. izlerken cok gaz oluyor insan (bkz: battlefield 1942)
  • (bkz: anjio)
  • day of defeat in en sıkı haritalarından birisidir. oyunu size sevdirme ve hatta muptelası haline getirme potansiyaline sahiptir.
  • "insanlar birbirlerini bundan hoşlandıkları için öldürüyorlar." 1968 yapımı robert mıtchum, peter falk ve arthur kennedy nin başrollerinde olduğu bu filmin en vurucu cümlesi bu, galiba.
  • 1944 yılında müttefikler tarafından yapılan shingle harekatı'nın öznesi italyan şehri. harekat, amfibik çıkarma şeklinde yapılmış, 5 ay boyunca fazla mesafe kat edilememiş, siper muharebesine dönüşmüştür. italya cephesi'nde müttefikler için en büyük -ve belki tek - katkısı almanların gustav hattı'ndan asker çekmesini sağlamasıdır. neticede monte cassino'daki alman savunması biraz daha zayıflamış, manastırdaki direnişin süresi kısalmıştır.

    1968 yılında çekilen aynı isimli filmi biraz daha uzun değerlendirmek istiyorum müsaadenizle.

    --- spoiler ---

    savaşı "insan öldürme fırsatı" olarak gören bir onbaşı, bir savaş muhabiri ve çavuş üzerinden ele alan film, anzio öncesi hazırlıklar ile başlar. salerno'da ağır kayıplara uğrayan general bu sefer aşırı tedbirli davranıp açık şehir olan roma'ya doğrudan hamle yapmak yerine ağırdan alır. mareşal kesselring bu fırsatı kaçırmaz ve çıkarma birliklerini denize sürmek için birliklerini bölgeye sevk eder. onbaşı, muhabir ve çavuşun içinde bulunduğu bölük cisterna'da almanlar tarafından çevrilip imha edilir. bizim başrollerin içinde olduğu bir manga adam kurtulur ve mayın tarlalarını, alman devriyelerini, sniperlerini kayıp vererek de olsa aşıp hatlarına dönmeyi başarır. düşman hatları gerisinde edindikleri malumatı derhal üstlerine bildirirler. tedbirler alınır, uçaklar, bombardımanlar derken roma yolu açılır. filmde bu son kısım birkaç dakikada olup bittiği için bilmeyenler anzio çarpışmalarının kısa sürüp roma'nın hemencecik düştüğünü zannedebilir. (20 sene önce ilk izlediğimde ben öyle sanmıştım en azından.) "canım belgesel değil ya, film bu" denilebilir. kesinlikle hak veriyorum, zaten bu cümleyi de en sık kullananlardan biriyim. yalnız anzio filmi özelinde birtakım tespitlerimi de belirtmek isterim.

    filmden anlarız ki almanlar kamuflaj ve pusu kurmakta ustadır fakat arazi ve meskun mahal muharebelerinden pek çakmazlar. alman tankları boş makilikleri anız ateşi misali yakar, düşmanın sığınması muhtemel mevzilere, yapılara yönelmez.. cephe hattındaki bir evin içinde bir manga alman fire vermeden ölür. üstelik bir tane bile amerikan öldürmemeyi başararak.. alman keskin nişancıları evlere şenliktir. mesela bir tanesi sahte el bombasından kaçmak için mevziden fırlayıp düşmana doğru koşar ve vurulur. 3 sniper, 8 adama 50 atış yapar, 5'ini vurabilir. kendileri de dünya değiştir.. yakın muharebede işe hiç şansları yoktur. amerikalı onbaşı teke tekte hepsini avlar..
    aslında kendimden de biliyorum, pek çok insan nazilerden hazzetmese de alman savaş makinesine hayran. bu duruma, 1940'lardan günümüze kadar gelen amerikan propaganda filmlerinin etkisi büyük. o kadar aptal gösteriyorlar ki almanları, "bu herifler filmlerdeki gibiyse, nasıl 6 sene abd, ingiltere, sscb gibi dünya devlerine direnebildiler?" sorusu uyanıyor. sonra araştırmaya koyuluyor, kandırılmışlık hissiyle almanların tarafını tutuyor.

    bu türden filmlerin son örneği fury mesela. 1.5 saat zar zor sabrettiler nispeten tarafsız olmaya. son yarım saatte zıvanadan çıktılar. adamlar dayanamıyor, söz konusu alman olunca tarafsızlık vatana ihanet gibi geliyor herhalde. gene de fury biraz insaflıydı, tek tiger'ın 3 sherman'ı peş peşe imha etmesini gösterebildiler.

    iyi ki teknolojinin gelişimi ile birlikte hollywood'un tahakkümünden kurtulduk. alman, italyan, japon yapımlarına ulaşabiliyoruz. adamlar das boot, stalingrad, der hauptmann, der untergang, hunde wollt ihr ewig leben, el alamein, ningen no joken gibi eserlere imza atmış. üstelik objektifliklerini kaybetmeden. hiçbir şey bilmiyorsanız eagle has landed veya cross of iron'dan feyiz alın.

    neden bu kadar kızdım bilmiyorum. sanırım içimde birikmiş, kısmet anzio başlığında patlamakmış*. hakkını yemeyelim filmde doğru tespitler de vardı. savaş muhabiri robert mitchum (kendisini film-noir'lerden pek severim) savaşla ilgili mühim bir teşhis koyuyor. generale, "insanlar birbirlerini öldürmeyi sevdiği için savaşlar oluyor." diyerek binlerce yıllık soruya cevap veriyor. roma'daki geçit resminde kameranın önünden geçerken çiçek yağmuruna tutulan general'i de alaycı bir dille "fatih" olarak nitelendirir. "siperde biz savaştık bunlar da havasını atıyor" dercesine sistem eleştirisi yapar. ya da ben öyle anlamak istedim.

    --- spoiler ---