şükela:  tümü | bugün
  • google maps'te aoç halka ilişkiler ve pazarlama müdürlüğü olan yere tekabül eden, aoç yerleşkesinde, çiftlik bünyesinde hizmet veren, perakende satış yapıla mağaza.

    ne hikmetse son 3-4 aydır tereyağı bulmanın mümkün olmadığı yer. sanırım 10 defayı geçmiştir gidişim bu süreçte. bir kere dahi yağ alma şansını yakalayamadım henüz.

    sebebinin ne olduğunu anlamak için tereyağının geldiği bir gün, sabah saat 10 olmadan gidip izlemek yeterli. sadece bir kişi gelip topluyor hepsini, dolduruyor bir arabayı, basıp gidiyor.
    götürüp en az 5 lira kârla dükkânında tezgaha koyuyor.

    bu cumartesi tanık olduk böyle birisine. adam bir güzel boşaltmış dolabı. arkasında söyleniyor bir kaç tip. ama sonradan öğreniyoruz bunlara birer tane sus payı lütfedip vermiş, bunlar da sinmiş. sessiz sessiz söyleniyorlar.

    e tabi biz girdiğimizde hiç bir şey kalmamıştı. haliyle çıkıştık. böyle şey mi olur burası toptancı mı diyerek. vatandaşa perakende satış yapılan mağazada bir kişi gelip dolduracaksa o satışı orada yapmayacaksın. ya da diyeceksin ki öncelik her zaman esnafta. esnaf kartı ile alışverişe açacaksın, metroda vs. olduğu gibi vatandaş onu bilecek en başından. fakat herkes biliyor ki burası ağırlıklı olarak perakende satışla hizmet edilen bir yer.

    fiyat konusuna bu noktada değinmem lazım. yağ gerçekten piyasanın fiyat/performans olarak en iyi yağı. bir kilogramı 27.5 tl. pınar ve sek'in 1 kg'lık yağlarının 37-38 tl civarı olduğunu düşününce bu market sahibi olduğunu düşündüğümüz şahısların yağların tümünü toplama çabasını daha iyi anlamak mümkün. ama daha enteresan olan, biz çıkıştığımızda, arabayı dolduran tip bile kendini savunamazken, market çalışanı ve o esnada mal boşaltmaya gelen aoç kamyonunun şoförü, bunda bir gariplik olmadığını söyleyerek durumu normalleştirme çabasına girdiler. biz ısrarla müdürünüzle görüşmek istiyoruz, böyle rezalet olur mu dememize rağmen, müdürlerinin cumartesileri izinli olduğunu olmasa bile yapacak bir şey olmadığını savunmaya devam ettiler.

    kendilerine, vatandaş zamlı doğalgazdan kaçamasın diye kimseye yüklü miktarda gaz satışı yapılmaması uygulamasının getirilmesini hatırlatınca, bu serbest piyasa denen nanenin idarecilerin işine geldiği kadar serbest olduğunu farkettiler. yani o işler öyle değil. parayı verdim düdüğü çalarım, bütün yağları toplarım diye bir olay yok. hele ki burası toptancı değil. onu hiç söylemeye gerek yok. yani devlet yeri geldiğinde kendini korumaya kafa yorduğu kadar vatandaşı korumaya da kafa yormalı, adaleti sağlamalı.

    idarecileriniz olacak şahıslar bir insin şu satış mağazasına, dolaşsınlar, eğer ki bir kişinin toplayıp gitmesinin, oraya sadece 1 tane yağ almak için gelen vatandaşı düşürdüğü durumu görüp de yüzleri kızarmayacaksa, hiçbir şey yapmadan otursunlar güzel koltuklarında. çünkü zaten türkiye'de idarecilik, müdürlük ne için ki değil mi? bunlar sadece bir kişi makam kazansın diye var olan şeyler. hizmet ne demek? bilen yok.

    yahu her şeyi geçtim. vatandaş zaten ucuza yağ yiyemiyor. oradan da bir nevi toptan satış yapılıyor. ve alan şahıs götürüp vatandaşa yine kâr koyup satıyor. bari yağ fiyatına zam yapın da siz kazanın.

    ülkeye çağ atlattığını, vatandaşı kuyruklardan kurtardıklarını iddia edenlerin bize konuşturdukları konulara bak yarabbi.

    son cümle tanım: vatandaşın havasını aldığı, bilumum esnafın ise malları toplayıp götürdüğü sözüm ona perakende satış mağazası.

    ha şunu da ekleyeyim, burası toptan,perakende karışık satış yapılan bir yer ise de yine bu konunun savunulacak bir yanı yok. benim alacağım 1 tane yağı savunamayan, adaleti sağlayamayan yine idare edenlerdir. ben cumartesi sabahı, ülkenin yarısı uyurken, 1 tane yağ almak için saat sabah 10 da gidip elim boş dönüyorsam bunu hiç bir adalet kılıfına zorlayarak sokamazsınız, savunamazsınız. hele hele bu benim 10. gelişim ise bu adaletsizliği savunma çabası için diyecek bir laf bulamıyorum.