şükela:  tümü | bugün soru sor
  • başlık sınıra takıldı. asıl olması gereken (bkz: 2 yıllık açıköğretim mezunu ik direktörü tarafından reddedilen master mezunu) olacaktı.

    başıma gelen durumdur. bir alanda uzmanlaşmak için teorik olarak gereken eğitimi aldıktan sonra taşrada bir insan kaynakları direktörü tarafından iş için niteliklere uygun olmadığım için reddedilmiş olmamdır. yüksek lisans mezunu olduğum için asla yüksekten uçmadım. ancak beni iş için uygun görmeyen kişinin iki yıllık açıköğretim mezunu olduğunu görünce zoruma gitmiyor değil. bahsettiğim kurum uluslararası bir firma.

    sonuç olarak yüksek lisans ya da doktora yapan suser arkadaşlarıma önerim bu ülkede bilimi siktir edin siyasi gücünüz olsun. en büyük başarı bu.
  • 2 yıllık inşaat teknikerinin proje müdürü oldugunu altında 1 düzine inşaat mühendisini çalıştıgını gördükten sonra şaşrmadıgım olay.
  • belki de bu kibridir elenmesini gerektiren.
  • kibirin olmadığı zaten başlıkta belli.
  • başka bir yüksek lisans mezununu işe almıştır.
  • buraya bir sürü şey yazdım ama baktım ki başlığı açan herif deli lan. başlığı açmış, 2-3 entry aşağıda kendine laf sokmuş.
  • bir işte başarılı olmanın sadece yapılan eğitim ile olabileceğini, kişilerin alınan örgün öğretimin dışında, kendini geliştirme gibi bir durumun zinhar söz konusu olamayacağını ;direktör olana kadar geçirilen zamanın iş ile ilgili tecrübe olarak asla ve asla sayılmadığını, taşra tanımı ile zaten şirketin ve karşısındaki kişinin yazar tarafından kendinden daha aşağıda olduğu sabitlenmiş başlık.

    başlık sahibine göre ben 4 senelik güzel sanatlar mezunu bir fotoğrafçı olarak yanıma en azından 4 senelik bölüm mezunu bir insan almam gerektiğini öğrendim. çocukluğundan beri fotoğrafla ilgilenmesi önemli değil, iyi bir gözü, yüksek derecede algısı olması hiç önemli değil. şayet iki senelik sanatta yeterlilik yapan birisi geldiğinde;diz çöküp tövbe etmem ve stüdyonun anahtarını kendisine vermem gerektiğini de öğrendim. bak sen şu işe.

    bak bir örnek daha vereyim. mesela bütün barmenler en az 4 senelik turizm otelcilik mezunu olmalı. insan ilişkileri ne kadar gelişmemiş olursa olsun, ne kadar öküz olursa olsun. hiç önemli değil. turizm otelcilik mezunuysan o zaman o barmenliği yaparsın. bütün turizm işletmeleri bu şartı yerine getirmeli.

    belki o işi yapamayacaksın. işe eğitimin uygun;ama sen uygun değilsin. neyin kibridir bu ?

    evet insan kaynakları uzmanlarının çoğu gıcık insanlar. kabul edilir. evet çoğu insan ilişkileri konusunda yetersizdir. kesinlikle katılırım. lakin gelip de burada "ben yüksek lisans mezunu, süper bir insanım. allahın taşrasındaki götü boklu iki senelik aöf mezunu, beni işe almadı" diye çemkiriyorsan, bir zahmet git bir doktora yap gel. belki insan olursun.

    özel sektörde aldığın eğitim kadar işe yatkınlığın ve tecrüben öne çıkar. o bokladığınız inşaat teknikeri 10+ senedir saha tecrübesine sahiptir. ayrıca yönetebilme kabiliyeti vardır. iki senelik aöf mezunu o kız okul zamanı da dahil çalışıp belirli bir tecrübe sahibi olmuştur.

    edit- ül cevap: öncelikle ne demiş yazar "bir işte başarılı olmanın sadece yapılan eğitim ile olabileceğini...." yani sadece aldığın eğitim ile bir işte başarılı olamazsın. bir makineyi satmak için makinenin bütün parçalarını ve çalışma sistemini bilmen yetmeyebilir. bütün satış tekniklerini bilmen yetmeyebilir. dünyanın en iyi satış pazarlama okullarında da okusan, üstüne en iyi yerlerde mba'de yapsan yetmeyebilir.
    adamın hedef kitlesi, satış yaptığı kitle senin yapının kaldırabileceği bir kitle değildir. sen o hedef kitle için çok naif kalıyorsundur. seni almaz. bu kadar basit. sinir sistemin müşteri ile olan diyalogları kaldırmayacaktır. seni almaz.

    sen loto gibi üniversite sınavından sonra bir okul, bölüm seçersin. başarıyla bitirirsin, üstüne eğitimini daha da yükseltmek için lisans üstü eğitim alırsın;ama iş hayatı içindeki dinamikleri kestiremeyebilirsin. çocukları çok seviyorsundur. öğretmenlik okursun. 30 çocukla bir anda karşılaşınca gerekli otoriteyi kuramadığını, yapının buna el vermeyeceğini ya da el verene kadar psikolojinin alt üst olacağını dank diye fark edersin.

    makine mühendisliğini bitirirsin, üstüne otomotiv üzerine yüksek lisans yaparsın;ama gel gelelim fabrikadaki işçilere söz geçiremiyorsundur. ha harika proje çiziyorsundur. inanılmaz yetenek sahibisindir;ama fabrikadaki işçiyi yeterli verimde çalıştırabilecek yeterlilikte değilsindir. yapın naiftir, çekingen insansındır, ortak bir dil geliştiremezsin.

    anladın mı yüksek lisans yapmış, kendisinin her fabrika ve kurumda kırmızı halılarla karşılanacağını düşünen ekşi sözlük yazarı.
  • yazarlardaki şu kibirli reddediliş hikayelerine bayılıyorum. aman efendim, ben yüksek lisans mezunuyum da nasıl olur da iki yıllık aöf hadsizi beni işe almazmış da vs vs.

    öncelikle hiç kimse sizi işe almak zorunda değil. iş deneyiminiz yoktur, almaz. konuşmanız güven sağlamaz, almaz. sivilceniz vardır, yine almaz. ancak siz onca şeyi takmıyorsunuz da karşınızdakinin aöf mezunu olmasına takıyorsunuz, ilginç.

    kişisel olarak inşaat sektöründe birçok önlisans, lisans ve hatta yükseklisans mezunu/öğrencisiyle muhatap olmuş biri olarak şu konuya parantez açmalıyım; türkiye'de bazı üniversiteler gerçekte üniversite değildir. yalnızca diploma alınan bir kurumdur. öğrenci yetiştirmezler. yüksek lisans meselesi de benzerdir. 'şu yüksek lisans tezini bitir de aradan çıkartalım' diyen akademisyen doludur.

    bir insanın aöf mezunu olması, boş iş yaptığı ve lisans/yüksek lisans mezunlarının karşısında hazır olda durması anlamına hiç gelmez.

    madem başlık açıyorsunuz, içini yalandan da olsa doldurun da insanlar kaba etiyle gülmesin yazdıklarınıza. neden reddedildiği, kurumun iş dalı, sizin neyle ilgili geldiğiniz gibi temel hiçbir bilgi yok. tamamıyla boş bir başlık. bir de kendi başlığına entry girmiş defalarca ki evlere şenlik.

    tanım: reddedilmenin acısını sözlükten çıkarmak isteyen bir sözlük yazarının kendini tatmin etme yazısı.

    ekleme: okuduğunu anlama sorunu olan bir yüksek lisans mezunuyla karşı karşıyayız. ciddi ciddi entry'ler şeklinde yanıt veriliyor. velkam tu ekşi forum! ekşi yönetimi, eserinizden memnun musunuz?
  • iknın ilk görevi sorunlu, huzursuzluk çıkartacak ve diğer çalışanlarla uyumsuz olacak adayı direkt elemektir. diğer aşama ilgili bölümün yetkilisiyle ilerler.

    taşra direktörü nokta atış yapmış kendisini tebrik ediyorum. böyle sorunlu adamları işe alıyorlar. sonra biz uğraşıyoruz, bu tiplere maruz kalmak zaten bir işkence, sepetleyip göndermek enerji kaybı.
  • bilim ile kafayi kirdigi icin hayatin gerceklerini kabullenemeyen mezundur.