şükela:  tümü | bugün
  • kedilerde gorulebilen bir hastalik. durduk yere ortaya cikabilmektedir. erken teshis cok buyuk onem arz etmektedir. eger yavrunuzda asagidaki gibi durumlar gozlemliyorsaniz hic bekletmeden tam tesekkullu bir veterinere goturmeniz cok buyuk onem arz etmektedir.

    1. sol arka ayagin tutmamaya baslamasi.
    2. istahsizlik (yemek yemeyi reddetmek, su iciyor olabilir)
    3. depresyon
    4. halsizlik
    5. kaka yapmama

    ankara'da yasayanlar icin onerebilecegim en uygun veteriner ise ankara veteriner tip merkezidir. (vtm - koza sokak'ta bulunuyor)
  • hastaligin ilerleyen safhalarinda kediler arka ayaklarinin ikisinin de kullanimini tamamen yitirmekte olup. patileri siyah / mor / mavi renkleri almaktadir. olusan pihtinin cozulmesi icin beklemek gerekmekle beraber, kediye heparin verilerek olasi yeni pihtilarin olusmasina engel olunmaktadir.

    tromboembolinin olusmasi genellikle ikincil bir durum olmakla beraber, buna sebep olan hastaligi teshis edip, onu da tedavi etmek gerekiyormus. buna sebep olabilecek hastaliklarin buyuk cogunlugu kalp hastaliklari olmakla birlikte, hipertiroidizm ve epilepsi de sebep olabilmekteymis.

    pihtilarin gecmesi durumunda, kedinizi eve getirdiginizde olaganustu bir bakim yapmaniz gerekmektedir. hareket alanini kisitlamaniz gerekmetedir. hergun ilac kullanmasi da soz konusudur. bunlarin disinda arka ayaklarini tam kullanabilmeye baslamasi ise aylar surebilmekteymis.

    eger kedinizde bu durumun olsutugundan suphe duyuyorsaniz, hastahaneye goturdukten sonra mutlak suretle hekime kalp hastaligi olup olmadigini anlamalari icin ekokardiyografi yaptirin. hipertiroidizm icin de mutlaka test yapmalarini saglayin. cunku emboli bir kac sene icerisinde tekrar olusabilmekteymis. bunu kontrol altina alabilmek icin ana hastaligin tedavi surecini de kontrol etmek gerekmekteymis.

    kedilerin buyuk cogunlugu malesef bu illetten kurtulamamaktaymis.
  • evin ilerisinde bir sokak kedisi vardı, grili beyazlı uzun tüylü. bir gün eve doğru yürürken ‘pspsst gehh’ deyu çağırıvermemle peşime takılması bir oldu. apartmana kadar yanımda yürüdü, apartmanın kapısını açtım içeri girdi, evin içine kadar takip etti. uzun vakittir kedi beslemeyen bendeniz nihayet keyifli bir kedi bulmuştum. kucak sever bir sokak kedisiydi, belki de evinden kaçtı sokağa sonra beni buldu, bilemiyorum. evimin giriş katında olmasından ötürü zaman zaman dışarı çıkası gelir pencerenin önüne gider miyavlardı. ben pencereyi açar açmaz arkasına bakmadan fırlayıp giderdi. birkaç gün sonra ya sokağın köşesinde iş çıkışı benim gelmemi beklerdi, ki bu durumda yine eve kadar takip edip içeri girerdi, ya da bazen penceremin önüne gelip miyavlardı. içeri aldıktan birkaç hafta sonra hop yine çıkmak isterdi. ara ara apartmana kaçak girip gecenin birinde kapımın önündeki miyavlama sesi ile uyandırdığı da olurdu ya keratanın, sevdirmesini biliyordu kendisini. en son dört ay önce girdi eve ve çıkmak istemedi. dört ay önce kıyafet dolabımın ilk çekmecesinde yatmak için ekstra istekliydi, açmazsam miyavlamalar miyavlamalar. bi gariplik var ama anlayamadım, normalde böyle inat yapmazdı. dolabın ilk çekmecesini yatak belledikten sonraki hafta, (takribi üç ay önce) bir sabah uyandığımda çorap çekmecemde iki yavru kedisi ile yatıyordu. ben dışarda gezip dolanıyor hava alıyor sanıyordum, meğer işler başkaymış. parmak kadar kediler, artık kullanılmayacağı ayyuka çıkan çoraplar ve “bak ben ne yaptım” bakışı ile bana bakan bir anne kedi. zaman geçti, yavrular büyüdü, üç aylık oldu, kuru mama yiyebilir hale geldiler. arada sırada pencere önüne gelen alacalı erkek kedi babaları idi sanırım. zira her seferinde annelerine bir haller oluyordu alacalı kedi geldiğinde. tevekkeli değil küçük yavru da alacalı. evdeki pek çok şeyi de parçaladı yavrular son üç ayda. hem ana sütü hem mama aşırı enerjik yaptı herhal. evvelsi gün sabah tekrar bir kaçası geldi anne kedinin, açtım pencereyi dedim hade git. dün sabah ise pencerenin dış tarafında miyavlıyordu içeri girmek için. girer girmez bir evlat sevmeceler, yalaşmalar koklaşmalar. dün akşam iş çıkışı eve geldiğimde ise anne kedi can çekilişiyordu mama kabının yanında. arka ayaklar felç ve buz gibi. ön ayaklarının kıpırdamaya mecali yok. acı içinde miyavlıyor. alelacele bir poşetin içine koyup kucağıma aldım. korkmasına rağmen poşetten çıkacak gücü yok. doğru veterinere. veteriner dedi ki durumu kritik bu gece burada kalsın. o anda anlamadığım bir hastalık ismi söyledi, aortik tromboembolizm. sevgili ana kedi bugün itibarı ile nefes almıyor. analarının varlıklarında beni yanlarına yaklaştırmayan iki yavru kedi ise bugün kucağımdan inmiyor. irice olanı annesinin çıktığı kapıdan çıkmaya çalışıyor.