şükela:  tümü | bugün
  • bir çeşit hapishane. geç vakitlerde evin içinde terliksiz yürüme zorunluluğu, apartmana girdiğinde merdivenleri yavaş ve sakin çıkma gerekliliği, televizyonun sesini minimum değerlere indirme şartı, böylesi bir mahkumiyet için bir dünya borca girip bir daire alma aptallığı ve her gece bahçeli bir ev alabilme hayaliyle uykuya dalmak isterken öküz apartman sakinleri tarafından uykunun hiç olması. sabah işe uykulu gözlerle gidip uykulu gözlerle dönme sıradanlığı.
  • cebecide, terasta, 37 ekran vestelde, mençıstır-real seyrederken hak verdiğimdir.

    ne demiş ingiliz iki şeye para harcarken acıma: ayakkabı ve yatak. çünkü günün 3/4ü bunların içinde geçiyor.

    ev daha önemli, çocukların ömrüde evde geçiyor. 24 saat çocuk parkı.

    acıma. kışın her ay bi yüz dolar ısıtmaya + gidiyor ama değer.

    yıldızları seyrederek uyumuyorsa, yörük; çürür.

    unutmadan, önce güneş+hava+su sonra bol gıda gelir.
  • çoğumuzun mecbur olduğu barınma şekli ki beslenme ve üreme faaliyetlerinin sürdürülebildiği yerleşim yeri.