şükela:  tümü | bugün
  • herhangi bir patiyi kast ederek yazmadığım, kişisel cevabımın "yoktur" olduğu başlıktır.

    mevcut siyasi liderlerin istisnasız hepsi, başka bir parallel evrende apartman komşum olsa, iki üç merhaba dan öteye ilişkim olmayacağını düşünmekteyim. yani ne biliyim;

    "bahçeli amca, senin sohbete doyum olmuyo gel bi tavla atalım" der miyim.
    "tayyip abi akşam ailecek yemeğe mutlaka bekliyoruz" der miyim.
    "kemal abi, alt kattan kavga sesi geliyo, bi destek ol bana da gidip bakalım" der miyim.

    diğerlerini yazarak uzatmıyıcam (kayırma veya sempati yoktur, hiç bi partiyi sevmiyorum), ama sonuç olarak benim ufkuma bir gram katkı sağlıyacak, derinliği olan, varlılıklarından sevinç duyacağım insanlar değillerdir. kanada başbakanı justin trudeau mesela, komşuluğu bırak oda arkadaşım olsa keşke. ama malesef bu abilerin, kültürleri, zekaları, akılları, çalışma displinleri ile yıllarca yönetilmek durumundayım. ukelalık olmasın ama gene paralel evrende, az bi sohbet etsem bu abilerle, sohbet sonunda "kardeş numaranı verde, kayıtlı bulunsun bende" derler, bende yanlış numara veririm diye tahmin ediyorum.

    siyaset nemenem bi şeyki, herhangi bir vasfın olması gerekmiyor. bir kere doğru zamanda doğru yerde olduğun sürece, nerdeyse ölene kadar apartmanın girişine koyduğu sandalyeden kalkmıyor insan. apartmandaki diğer aklı selim insanlar da bu işlere hiç bulaşmıyarak, seçenekleri iyice kısıtlıyorlar.

    en iyisi köye taşınmak
  • ispanya (bkz: pedro sanchez) ve kanada (bkz: justin trudeau) başbakanları.

    kendim gibi yakışıklı iki kişi daha on numara olur.