şükela:  tümü | bugün
  • komşu beslemekten iyi olan eylem. sikmişim alt kat komşusunu, gofretimin siki sağolsun.
  • hele de sizin kapının önündeyse pek tatlıdır, her kapıdan çıkışınızda size bakar şaşkın şaşkın, sonra sevildiğini anlayınca şımarır kuyruğunu sallaya sallaya peşinize takılır. sizinle koşar bazen, bazen de sizinle durakta otobüs bekler. ama bazen de apartmana işer * berbat bir kokudur genziniz tıkanır resmen ama olsundur, hep sevilir (bkz: üniversite yılları bir başkadır)
  • beslenen köpeği bir odaya hapsediyorsan, odanın penceresini açık bırakıp her sabah ananın amına gidiyorsan ve o köpek sabah erken saatlerden akşama kadar o odanın penceresinden kafasını çıkarıp gelene geçene havlıyorsa sadece apartmanda köpek beslediğini sanmıyosundur, aynı zamanda azılı bir orospu çocuğusundur.
  • yan binada besleyen bir kansız var. fulya' nın göbeğinde o gariban köpek abartısız günün 20 saati havlıyor. hayır yani koca köpeği evin her ne kadar bahçe katı olsa bile etrafta bulunan insanlara be her şeyden önemlisi o köpeğe bunu yapmaya ne hakkın var? sorsan hayat arkadaşım, varım yoğum der. kimse gelip yok efendim onların yaşam hakkı var, sen sesten rahatsız oluyorsun diye köpek mi beslemeyelim diye duyar kasmasın. beslemeyeceksin arkadaşım. apartmanda o koca köpeği beslemeyeceksin. kimse senin günde iki saat seveceğin köpeğin 24 saat havlamasını çekmek zorunda değil. dur ben bi belediyeyi arıyayım.
  • mahkemeye başvurulması durumunda hakim ilk olarak yönetim planına baktığından; apartman kat maliklerince oybirliği ile kararlaştırılmış yönetim planında açıkça yasaklanmadığı veya sayı ve cins sınırlaması getirilmediği sürece apartmanlarda hayvan beslemek için kimseden izin alınması gerekmemektedir. bununla birlikte yasaklanmış türlerin, zehirli hayvanların veya saldırganlık geçmişi olay bazında tescil edilmiş köpeklerin durumu daha farklıdır. hayvanınızı belediyeye kaydettirmek kanuni zorunluluktur. -çip konusundan emin değilim ama eğer köpeğinize çip taktırırsanız rahatlıkla yurtdışına da çıkartabilirsiniz-

    eğer apartmanda köpek veya tepki çekebilecek hayvanlar besleyecekseniz apartman yönetim planını ve 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu'nu mutlaka yanınızda bulundurun.
  • insanların hayatta kalması ve yaşamlarını sürdürürerek deneyimlerde bulunması için tasarlanmış alanlara girmiş hayvandır. sokakta yaşasa daha sağlıklı olacaktır.

    ama sorsan o bir hayvan değildir...
  • yahu bizim komşunun bir köpeği var. final dönemleri yaklaştı ve ben ders çalışamıyorum. en yakın kütüphane 1 saat uzaklıkta ve gidiş geliş 2 saat kaybolacak eğer kütüphaneye gidersem. kapılarına not bıraktım hiç takmadılar muhtemelen. yahu çıldırıyorum. köpek keşke sadece evin içinde havlasa. dış kapının önüne geçiyor ve orada havlıyor. binanın içinde yankılanıyor sesi aynı zamanda. kafayı yemek üzereyim.

    ya şimdi bu enrty'e duyar kasacak bir sürü dallama çıkacak da birader bu sadece final dönemleri için değil, kitap okuduğum, bir şeyler karaladığım anda kulağımdan eksik olmayan ucube bir ses. minicik de hayvan aynı zamanda. ondan o ses nasıl çıkıyor acaba?

    evde köpek beslemek dünyanın en bencilce şeyi bana kalırsa. hani uysal bir şey olur anlarım da tam üst komşum ve aptal bir hayvana sahip. kafayı yiyorum. bu yasal olarak yasak falan değil. bunun bir çaresi yok mudur acaba diye merak ettiğimdir.. uyarılarım onların umurlarında olmuyor nedense.
  • genel itibariyle hayvanları severim.yani doğadaki hiçbir canlıya bir garazım yoktur.ama hali hazırda görgü kurallarından nasibini alamamış bazı kimselerin daha temel insan duyarlılığına sahip olmaktan aciz olması ve bir hayvanı sabahtan akşama kadar evde ciyaklatması sinirlerimi hop hop hoplatıyor

    an itibariyle pazar günümü yine zehir etmekte.daha evvel kaç kere buna bir önlem almaları konusunda uyardıysak ta aynı pervasızlık devam ediyor.az çok gözlem yapan bir insan olarak aslında sorunun sebebini anladım.dikkat ediyorum ne zaman kapıları açılsa ya da herhangi bir kapı açılsa köpek avazı çıktığı kadar havlıyor.neden mi? belli hayvan sabahtan akşama kadar 3 metre yere sıkışmış.hoplayıp zıplayacağı dağa taşa koşabileceği bir alan olmadığından strese girmiş.sahibi büyük ihtimal günde 15 saniye başını okşar mı biliyorum.gerisi millete eziyet.sırf kendi paşa gönlü istiyor diye köpekle beraber insanların huzurunu bozabileceğini zannediyor.

    diğer taraftan internetten nedir ne değildir nasıl bir yaptırımı olabilir diye araştırdığımda, bütün veriler köpeğin azıma dahi sıçsa hiçbir şekilde bundan sikayetçi "olmamam" ve anlayış göstermem gerektiği şeklinde.bir dakika ya nasıl? şimdi birisi hiçbir şekilde bakımını ve eğitimini yapamayacağı ve yüksek ihtimal "ben uğraşamıyorum bununla ama bir kere de almış bulundum ayrılamıyorum ne yapayım buna katlanacaksınız" mantığıyla hareket eden ve sabahtan akşama kadar gecenin geç saatlerinde dahi havlayan hayvana ve ev sahibine anlayış mı göstereyim.açıkça ilan ediyorum peygamber değilim kimse kusura bakmasın

    başta da belirttiğim üzere hiçbir hayvanla bir husumetim yok.millet isterse evinde komodo ejderi veya timsah beslesin beni hiiiiiç ilgilendirmez.ama artık şu bakamadığınız hayvan üzerinden acıtasyon yapıp duyar kasmaktan vazgeçin.bir kere bu hayvanlar doğduğundan itibaren ya kafese ya da 3-5 metre yere hapsedilmiş.sizin o filmlerde gördüğünüz 250 metre kare , büyük bahçeli , havuzlu müstakil villanız varsa sorun yok tabi.ama zaten 10 dairenin sıkış-tıkış yaşadığı bir apartmanda hem hayvana hem de millete eziyet etmeyin.
  • yurt dışında yaşadığım yıllarda, sabahları evden çıkarken ve akşamları eve girerken merdivenden inerken ki çıkardığım ayak seslerinden olsa gerek apartmanın tüm köpek sakinleri havlayarak beni selamlarlardı. hoş, hepsi de iyi çocuklardı bana da bir zararları yoktu belki ama her farklı sese böylesine tepki gösteren canlılarla aynı evi paylaşmak bana bir tuhaf gelirdi. ki hala da gelir. kaldı ki bu hayvanlarla yaşamanın güçlüğü sadece çıkardıkları sesten ibaret değil. bunun tuvaleti var, maması var, yürüyüşe çıkarması var, çiftleştirmesi yada kısırlaştırması var, kokusu var, temizliği var, aşısı var...var oğlu var. kim bilir belki de yaşamadan, tecrübe etmeden bilinmiyordur güzelliği.
  • doğruluğunu-yanlışlığını köpeğin boyutu, cinsi gibi durumları belirler. ancak genel olarak köpekler * apartman dairesinde yaşamaya pekte uygun bir tür değildir. müstakil bir evde bahçede köyde neyse artık son derece faydalı ve mutlu yaşarlar.

    mesela, kimse kusura bakmasın ama 1+1, 2+1 sik kadar evde dogo,rot ve benzeri boyutlarda olan köpekleri beslemeye çalışan adam embesildir. kendine de köpeğe de yazıktır. bunun hayvan severlikle de uzaktan yakından ilgisi yoktur.

    2. tip embesil, havası var diye husky, chowchow, akita gibi cinsleri şu iklime şu yaşantıya zorla adapte etmeye çalışan adamlar. ulan hayvanlar bildiğin zorlu iklim şartları için evrilmiş sen getirip onu 2 mevsimi 20 derecenin altına düşmeyen ülkede, bir apartman dairesinde besliyorsun. hayvan 7/24 amaçsızca uluyor garibim sıyırmış sıcaktan, haftanın 5 günü sıçmak dışında açık hava görememekten.

    ayrıca gerçekten bu ulumalar sık sık rahatsız edici sınırlara gelebiliyor fakat cahil hayvansever lincine uğramamak adına son ses bir şeyler izlemeye dinlemeye yada kafamı yastık altına gömüp uyumaya çalışıyorum. zira gidip "yahu bu köpek doğası gereği uluyor tamam, ama ben artık gerçekten rahatsız oluyorum" desem kesin yarrak kürek bi'şey söyleyip beni orada çileden çıkaracaklar diye gitmiyorum.

    bu insanların kendilerine hayvansever falan demelerinden aşırı rahatsızlık duyuyorum, zira hayvanlarına dikte etmiş oldukları yaşam kendileri hakkında kıro olmaları dışında hiç bir mesaj vermiyor. ayrıca nereden buluyorlar bu türleri para ödeyip mi sahip oluyorlar? para verip canlı satın almayı bana hiç bir sevgiyle açıklayamazsınız. bu pet endüstrisinin çirkin yüzü, daha da açmak gerekirse orda burda leş gibi damızlık yapılan eziyet gören hayvanlar, bunlar gibi sikinin keyfinde gezen artistler yüzünden var. bu kişilerin hiç birinin hayvanseverlik muhabbetleri samimi, daha doğru tabirle meşru değildir.

    not: iki kedi babasıyım, kedilerim yalnızca kendilerini sevdirmeye, uyumaya ve beslenmeye eve gelirler birlikte de uyuruz, etrafımda kedilerimin araba vs görebileceği bir yer yok. ve bu şartlara istinaden ben onları besleme noktasındayım. kısacası bir hayvanı besleme kararı aldığınızda onun doğal karakteri anlamında da sorumluluklar üstlendiğimizi unutmamalıyız. ve tekrar söylüyorum pek çok cins köpek için bahçesiz apartman dairesi ve yaşantısı uygun bir yer değildir.