*

şükela:  tümü | bugün
  • "cinsel arzunun birdenbire ortadan kalkması ve bu beklenmedik kayboluş yüzünden öznenin kendini içinde bulduğu açmazlık durusu için ernest jones'in kullandığı ve daha sonra lacan'ın sistematik olarak yenidern tedavüle soktuğu sözcük" (frederic jameson, modernizm ideolojisi; s. 135)

    kavramı somutlamak adına: anayurt oteli romanında zebercet'in ortalıkçı kadınla ilişkiye girmek için çabalaması fakat ereksiyon olamaması ve ardından zebercet için başlayan süreç.
  • ilk kez ernest jones tarafından önerilen kavram. her iki cinsiyet için de hadım edilme kompleksinden önceki bir komplekse dayanır. buna göre, hadım edilme boğuntusu, aphanisis’in hayalgücünden kaynaklanan özel bir dile geçiş biçimi olarak ortaya çıkar. özellikle kadındaki aphanisis, sevilen nesneden ayrı kalma korkusunda kendini gösterir.

    sonraları, lacan ve zizek geliştiriyor bu kavramı.
  • fantazmı içinde yutulan öznenin gerçeklik ve hayal düzlemlerinin ters yüz oluşudur aphanisis.
  • asıl anlamı yunanca’dan gelen kayboluş anlamına da gelen aphanisis psikanalize ilk olarak ernest jones tarafında tanıtılmıştır. jones aphanisis’i cinsel isteğin kayboluşu olarak tanımlamıştır. jones’a göre bu kayboluş iki cinsiyet için de geçerlidir. lacan bu terimi değiştirerek kayboluşun arzunun yok olması değil öznenin yok olması anlamına geldiğini söyler. öznenin kayboluşu esasında öznenin bölünmesinden kaynaklanan ve arzunun diyalektiğine yol açan bir olgudur. lacan ayrıca sönmeyi kaybolmayla eşanlamlı olarak kullanmıştır. sönme yabancılaşma süreciyle kaybolan özneye işaret eder. bu kavram ayrıca güdülerin ve fantezinin formülasyonu sırasında da kullanılmıştır. bölünmüş özne iki tarafın emirleri arasında söner ya da kaybolur.

hesabın var mı? giriş yap