şükela:  tümü | bugün
  • yaratici tanrica afrodit ile yikici tanri ares geceleri bulusup, gün agarmadan ayrilarak iliskilerini gizlice surduruyorlarmis.ama bir gece uyuyakalmislar.gunes gokyuzundeki yerini aldiginda,hala yanyana uyumakta olan asiklar gokyuzune yakalanmislar.gunes gorduklerini hemen yetistirmis afrodit'in kocasi,surat yoksulu hephaistos'a.iki ciplak asigi bir fileyle kiskivrak baglayip,teshir etmisler ihanetleri ibret-i alem olsun diye...
  • drumn bassar,sıkı junglist bir dj...
    http://www.urbantakeover.co.uk/

    aphrodite recordingsin abimize yakışır bir sayfası var...
  • bitkilerin* anası.
  • ilyada 'da zeus ve dione'nin kızıdır,fakat daha sonraki kaynaklarda denizde köpüklerin arasından meydana gelen bir tanrıça olduğu yazılıdır.
    (bkz: venus)
  • dogum yeri kibris-poli yakinlarinda olan, ask ve guzellik tanricasi...
  • bir multiverse tanrisi olarak (bkz: planescape) (bkz: the greek powers) (bkz: the powers of the multiverse)

    intermediate power "lady of dawn"

    area of control: love, beauty
    alignment: chaotic good
    symbol: seashell
    worshiper/alignment: any
    home plane/layer/realm: arborea/olympus/olympus
    known proxies: none
  • gavin king, aka aphrodite. hala amiga'da sekans yapmasi $a$irttigi beni.
    (bkz: jump-up drum’n’bass)
  • göz kamaştıran bir güzeliğe sahip olan aphrodite güzellik tanrıçasıdır. efsaneye göre dalgaların köpüğünden doğmuştur. bir ilkbahar sabahı, kıbrıs adası kıyılarında kıpırtısız olan deniz birden bire köpüklü beyaz bir dalga ile hareketlenmiş, bu dalga ile birlikte bir sedef kabuğu kıyıya vurmuştu. sedefin kapağı açıldığında içinden güzeller güzeli aphrodite çıkmıştı. beraberinde aşk tanrısı olan oğlu erosda vardı. kumsalda yürüdükçe bastığı yerlerde renk renk güzel kokulu çiçekler açıyordu.
    zaman tanrıçaları olan horalar onları karşıladılar ve önce aphrodite'i güzelce yıkayıp vücudundaki tuzlu deniz suyunu temizlediler. uzun saçlarını örüp başını altın bir taçla süslediler, üzerine tülden süslü elbiseler giydirip, boynuna kıvılcımlar saçan kolyeler taktılar. daha sonra onu ve oğlunu alıp olymposa çıkarttılar. olympostaki tanrılar bu güzeli görünce hayranlıklarını gizleyemediler.
    o günden sonra aphrodite güzellik ve aşk tanrıçası olarak olymposta diğer tanrı ve tanrıçalarla birlite yaşamaya başladı.
    aprodite güzelliği ile sadece tanrıların değil insanlarında gönlünü fethetmişti. insanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpiyor onlara neşe ve sevinç veriyordu. diğer yandan kimi zaman bu neşe ve sevinç aşk acısına da dönüşebiliyordu. güzel tanrıça gücünü sadece insanlar ve tanrılar üzerinde göstermezdi. o tüm tabiata söz geçirebilirdi. tek bir tatlı bakışıyla kudurmuş dalgaları sakinleştirir, nefesi ile deli gibi esen rüzgarları dindirirdi. yeryüzünde her şeyi o diriltir, o canlandırırdı. kurumuş çiçekleri tekrar canlandırır, dünyayı süsler, güzelleştirirdi.
  • (bkz: banu alkan)