şükela:  tümü | bugün
  • sonu pek güzel olan bir şarkı
  • albümün ilk parçası , insanı bu derece coşturan bi parça daha yoktur. mükemmeldir sözleri şöyledir,

    it was me, peering through the looking-glass.
    beyond the embrace of christ.
    like the secret face within the tapestry.
    like a bird of prey over the crest.
    and she was swathed in sorrow, as if born within its mask.
    her candlelight snuffed, the icon smiled.
    emptiness followed by her wake.
    i could clasp her in undying love.
    within ghostlike rapture the final word was mine.
    she faced me in awe. ´twas a token of ebony colour.
    embodied in faint vapour.
    wandering through april´s fire.
    compelled to grasp and to hold the one that was you.
    i will endure, hide away.
    i would outrun the scythe, glaring with failure.
    it is a mere destiny i thought, a threshold i had crossed before.
    the rain was waving goodbye, and when the night came the forest folded its branches around me.
    something passed by, and i went into a dream.
    she laughing and weeping at once: "take me away". i don't know how or why, i´ll never know when. "
  • 04:42'de giren riff'i ile beni uzak diyarlara götüren opeth $arkisi.
  • ölen, unutamadığı aşkını görmek üzere mezardan geri dönen ama döndüğünde dokunamadığı aşkının yanında başka sevgili gören bir adamın haykırışının duyulabileceği bir opeth parçası. % 5 hayalkırıklığı + % 95 hiddet . . . bir hortlağın hiddeti hem de.
  • 04:42'de giren riff'i ne doyum olmayan, niye o kadar kisa kesmisler serzenisinde bulunduran opeth sarkisi..
  • bu parçayı dinlerken o sesin sizden çıktığını hayal etmek sinirlere cidden iyi geliyor. hmhmm..
  • my arms, your hearse albumünün başlangıç şarkısı kabul edilen, sadece girişiyle bile dinleyeni albumün karanlık yüzüyle tanıştıran opeth eseri. sözlerinin tarafımdan yapılmış naçizane çevirisi ise şöyledir:

    bakan camdan seni izleyen bendim
    isa'nın kucaklamasının ötesinde.
    duvardaki halının desenlerinde saklı bir yüz,
    tepedeki av olmayı bekleyen bir kuş gibi.
    ve o kederle sargılanmış gibiydi, maskesiyle doğmuş gibi.

    mumunun ışığı titredi, alevindeki yüz gülümsedi
    uyanışıyla boşluk onu takip etti.
    ölmeyen sevgiyle sımsıkı tutabilirdim onu
    hayaletimsi sevincin içinde, son söz benimdi.

    beni korkuyla karşıladı
    bir abanoz renginin iziydi.
    zayıf bir buğuda can buldu
    nisanın ateşinden yürüyen.
    "kavramak ve tutmak zorunda bırakılan sadece sendin."

    dayanacağım, saklanacağım
    tırpandan hızlı koşacağım, başarısızlığın öfkesiyle
    bu düşündüğüm yalnız kader, daha önce eşiğini geçtiğim.

    yağmur el sallıyordu ve gece
    orman dallarıyla çevremi sardı.
    aldırılmamışlıkla bir rüyaya gittim.
    en başında göz yaşlarını silerek güldü: "al beni, götür".

    nasıl ve neden olduğunu bilmiyorum, ne zaman olacağını asla bilemeyeceğim.
  • opeth'in en güzel şarkılarından birisi. özellikle clean tonda söylenen "..i will endure, hide away..." kısmının o melodiyle dans edercesine uyumu cuk oturmuştur oraya. vay canınadır. sonra bir solo girer feci koparır adamı. daha sonra "..the rain was waving goodbye.." sözleri ile doruklara ulaşır şarkı. ayrıca opeth'i ilk öğrendiğim şarkı. yıllar önce de severek dinleniyordu, hala da severek dinlenmekte.
  • prologue' dan sonra gelmesi ayrı bir güzel olan nefis opeth parçası. brutal kısımları harikadır.
    parçanın son kelimesi olan when ile albümün 3. parçası olan when başlar.
  • heirate mich yazılmış. bunu duyan mevta kardeşimize kan, can gelmiş; arkadaş mezarından çıkmış. sonra bir bakmış ki olay still life'dan beter. april ethereal olmuş işte.

    (bahsi geçen albumlerin, şarkıların tarihleri belirttiğim sırada değil elbette ki ama konu birbirini tamamladı sanırım böyle olunca)