şükela:  tümü | bugün
  • önemli olan ne kadardır sen aptal yerine konulacak şeyler yapıyorsun. şimdi efendim sen karşındaki insanı insan! yerine koyup bir şeylerden bahsediyorsun ona vaktini ayırıyorsun ki en önemlisi budur bence, o kalkıp senin anlattıklarını umursamadan " evet,haklısın,bende öyle düşünüyorum,anladım,tamam tamam ben yaparım "gibi haddini bilmez cümleler kurup daha sonra sanki sen bunları hiç dememişsin gibi " aa ben bilmiyorum ki bunu söylemedin ki daha önce" gibi şuursuzca cümleler kurarlar ki burada insan olmanın verdiği en hassas zaafımız,birine zaman ayırma isteği,suistimal edilmiş oluyor. sonra bir an geliyor birden içsel bir aydınlanma yaşıyorsun ve " bu baya benimle keyfi nasıl isterse öyle davranıyor" diyorsun ve işte o an tüm şimşekler kafanda çakmaya başlıyor ve tesla sana göz kırpıyor. sonra bir kaç dakika duruyorsun ve tüm yaşanan süreci blender dan nasıl geçirilip,nasıl zaaflarının posasının çıkarıldığını düşünmeye başlıyor. velhasıl kelam,kimse beni aptal yerine koyup zaaflarımı yön tuşları gibi kullanamaz demeyin ama evet ben aptal yerine koyuldum ama sor ne yaptım da zaaflarımın posasını alıp çöpe attılar deyin. bunu demek lazım, ha bir işe yarıyor mu evet insanlık üstü hisler ile üzülmeye başlıyorsunuz.
  • ara ara geliyor bu his. tam olarak 'dank' şeklinde. fakat bu şekilde hissetmemin sebebi sahip olduğum kişilik bozuklukları mı, yoksa gerçekten mi aptal yerine konuyorum? o konuda emin olamıyorum..
  • yüz cildi yüzeyinde hissedilen ani kızarıklık, kalp çarpıntısı ve öfke hissiyle devam eder.