şükela:  tümü | bugün
  • çok basit. porsiyonda altı köfte var, ikimiz de birer porsiyon sipariş ettik ben sana iki tane köfte verdim sen benim katım köfte yedin sorusunu sorun, doğru cevap veremeyen aptaldır.
  • uzun süredir yazdığı cbt deki "zümrütten akisler" isimli köşesinden ayrıldığı için türkiyenin son dönemi için yazdıklarını merakla beklediğim şengör'ün yeni kitabıdır. alınıp okunası olduğuna dair içimde derin hisler var.

    kitabın tanıtım bülteninde şunlar yazmaktadır

    "şu anda türkiye'ye egemen olan cehâlet yönetimi, toplum olma bilincimizde büyük yaralar açmıştır ve açmaya da devam etmektedir. öncelikle, toplumun bir grup olarak rasyonal düşünme yeteneğini silip süpüren yobazlık ve düşünceye değil korkuya dayanan cemaat yaşamının hortlatılması, toplumsal dokumuzu derinden yaralamıştır. buna ilâveten eğitimimizde yaratılan kargaşa ve kalitesizlik, bir toplum olarak bilgi edinme ve değerlendirme yetimizi ortadan kaldırmak üzeredir. tüm bunları yapanların eleştirilmesine, toplumda gerçeği aramak için oluşturulabilecek bir serbest düşünce ve tartışma ortamının oluşturulmasına imkân verecek basın özgürlüğünün alenen, fütursuzca tehdit edilmesi ve buna toplumdan en ufak bir reaksiyon gelmemesi ortaya konan yıkım projesinin toplumca algılanamamasına ve dolayısıyla bertaraf edilememesine neden olmaktadır.

    bahsettiğim yıkım projesi, bir grup kötü niyetli insanın türkiye'yi ortadan kaldırma projesi olarak algılanmamalıdır. kuşkusuz, içimizde bu yıkım projesini yönetenleri dışarıdan destekleyenlerin böyle bir amaçları olabilir ve muhtemelen vardır da. ancak bu projeyi içimizde (ve başımızda) bulunarak yürüten ve destekleyenlerin yaptıklarının tamamen farkında olduklarını sanmıyorum. ortaya çıkan ve benim kısaca "proje" diye betimlediğim olgu aslında yalnızca cehalet ve aptallığın ortaya çıkardığı bir süreçtir. tarih boyunca cehaletin ve aptallığın eline geçen toplumların kaderleri hep bizimki gibi olmuştur. zira cahil, çevresiyle temasa geçemediği gibi bizzat kendisi hakkındaki bilgileri de değerlendiremez. aptal ise bu veriler kendisine sunulsa bile bunlarla ne yapacağını düşünemez. cahil ve aptal her türlü eleştiriden korkar, zira bellediği yolun dışında bir yolun varlığını bilmez, olabileceğini düşünemez ve kendisine gösterilse bile değerlendiremez. bu durumda yapabileceği tek şey, bugün türkiye'de olduğu gibi, toplumsal terör, yani korku yaratmaktan ibaret olur."
  • celal şengör'ün porno ile ilgili yazdıklarına itirazlarımın olduğu kitap. itirazlarımı kitabının ilgili bölümlerinden alıntı yaparak sıralamak istiyorum.

    "ırza geçme, namus cinayetleri, çocukla cinsel ilişkiye girme gibi sapıklıklar adam gibi bir cinsel eğitim almamış ve bu nedenle tabiatın kendisine verdiği çiftleşme dürtüsünü kontrolden aciz erkeklerin yarattığı vahşet örnekleridir."

    yani böylesine derin bir mevzuyu bu kadar basite indirgeyerek çözümlemeyi, bilimi bu kadar yücelten bir insana yakıştıramadım. bu konular sadece cinsel eğitimle alakalı değil ki. aile, çevre yaşanan travmalar, toplum vs. biraz sosyoloji ve psikoloji ile de çözümleme yapmsaymış keşke.

    "bunların en uç örnekleri sevişmeyi, çiftleşmeyi ayıp ve günah addeden dinlerin pençesindeki toplumlarda görülür..."

    sevişmeyi çiftleşmeyi günah addeden din hangisiymiş? islamiyet her zaman evlenmeyi ve aile kurmayı teşvik eder. kastettiği şey katoliklerin rahipleri için cinselliği yasaklaması herhalde. bir grup sapık "müslüman" şeyhin yaptıklarını da buraya dahil edip, bu noktada tüm semavi dinleri tek çırpıda eleştirme sığlığını da kendisine yakıştıramadım. üç büyük semavi dinin dışında bulunup, başka dinlerde, coğrafyalarda, uygar toplumlarda da böyle olaylar yaşanmıyormuş gibi davranması da rahatsız edici.

    "insan bu dünyada yaşarken bir suçlu gibi davranmalı, her türlü zevk ve safadan uzak durarak kurtuluş günü için çalışmalıdır"

    allah allah, hangi dinden bahsediyor? islamiyette helal olmak koşulu ile her türlü zevk serbesttir. keşke biraz da teoloji üzerine çalışsaymış.

    "pornonun mesajı barışçıldır ve nihayet sevişmeyi ve çiftleşmeyi ... resmeder."

    hangi pornodan bahsediyor kendisi? zaten pornoyu bu kadar genelleyerek olaya girmesi ayrı bir yüzeysellik. bir çok türü var pornonun. benim anladığım kadarı ile soft porn-erotizmi kastediyor. yani bir kadın ve erkeğin duygusal olarak da yakınlaştığı, dokunmaların, öpüşmelerin ve nihayet sevişmenin de olduğu bölüm. ama benim bildiğim kadarı ile porno denince duygusallıktan soyutlanmış, erkeğin aşırı mükemmel bir vücut, uzuv ve performansa sahip olduğu, kadının da gene yapay şekilde elde edilmiş mükemmel bir vucüdü ve orgazm rolleri olan, grotesk, daha uç örneklerinde ise şiddet ve tecavüzü içeren, hayvanlı vs gibi kategorileri olan bir şey aklıma geliyor. keşke porno derken ne kastettiğini de açıklasa imiş.

    pornonun belki kendisinin bahsettiği bazı faydaları vardır elbette, ancak zararlarının yanında bu faydaların bir hiç olduğunu bilmesi gerekir diye düşünüyorum.

    ilk olarak şu videoyu izlemesini,

    ikinci olarak ise kendisine sözlükte pornografi bağımlılığından kurtulma rehberi başlığındaki ilk entryi okumasını tavsiye ediyorum. maalesef yazar uçurulduğundan mı, terk ettiğinden mi yoksa entry silindiğinden mi bilinmez, bu yazıya uludağ sözlük'ten link verebiliyorum

    ilgili entry'den bir paragraf alıntılarsak:
    "düzenli porno kullanımı sonucunda oluşan semptomlar; erken boşalma, cinsel birleşim sırasında iktidarsızlık, çok mastürbasyon az zevk, artan sosyal tedirginlik, güvensizlik, karakter dışı davranışlar, dengesiz erekte, seks-mastürbasyon tat farkı, konsantrasyon eksikliği, yüksek tedirginlik, depresyon, beyin işlevlerinde yavaşlama ve gecikme. (hafıza geriliği, unutkanlık ve sair)"

    yine celal hocamızın porno üzerine söylediklerinden:

    "bazı porno filmlerinin kendileri seyircilerini ikaz eden ibareler taşırlar. "burada seyrettikleriniz evde denemeyiniz". bu da porno endüstrisinin öğretici görevlerinden biridir."

    artık yazacak bir cümle bulamıyorum.
  • akademik olarak güzel noktalara değinilmiş kitaptır. ancak bu tarz düşüncelere sahip insanlar asla bir iş yapamazlar çünkü rektörü cumhurbaşkanının seçtiği yerde monşer kalırlar . bizde üniversite demek akademik kariyer demek bina yapmaktır ve o binayı tepeleme öğrenciyle doldurmaktır
  • aptal kelimesini hakaret olarak kullanmadığını açıklamak için kitabın başında kelimenin hemen hemen tüm sözlüklerdeki anlamlarını vererek yani aptala anlatır gibi anlatan celal şengör kitabı.
  • ilber hocayla birlikte "30 saniyede uzaktan gerzekleri tanımak" başlıklı kitabını beklediğimizdir.
  • okumadım ancak kendisinin pornografiyle ilgili tanımı cidden şuysa; "pornonun mesajı barışçıldır ve nihayet sevişmeyi ve çiftleşmeyi ... resmeder." öküzün altında buzağı aramak bile mübahtır diyorum.
    yani öyle bir zekadan böyle bir tanımlamanın çıkması çok büyük olasıkla bir maksada dayanır.

    bu vesileyle kendisinin tanımını kabul edenlere şu entarilere bakmalarını salık veririm.

    (#5013176)
    (#5992421)
    (#4140569)
    (#6451189)
  • bilmediğinden emin olduğunuz güncel konulardan birisini yem olarak atın ortaya, fikir beyan etmeye başlıyorsa arkanıza bakmadan uzaklaşın, çünkü sadece aptalların her konuda fikri vardır. ve sadece aklı olanlar bilmediğini açıkça ifade edebilir.
  • kitaptaki pornografi hakkinda yazılanlarin cok yuzeysel kaldigina ben de katilanlardanim. soft, amator vs. dusunulerek yazılmış muhtemelen. peki bunun hayvanlisi var bdsm si ve igrenci cocuk pornosu var bunlari ne edecegiz? zaten psikolojisi bozuk bir bireyi daha yanlis seylere sevketmeyecegi ne malum? porno bariscildir ne demek yav? sirf basli basina pornografi cinsel egitim verir ve sapikliktan uzaklastirir demek ne kadar doğru? soylenenlerin cok yuzeysel kalmasinin sebebi az veya cok porno izleyenlerin, fiziksel ve psikolojik verileriyle yapilmis bir arastirma onumuze sunulmamasidir. "burda seyrettiklerinizi evde denemeyiniz" ibaresiyle porno film endüstrisinin ogretici niteligine atifta bulunmak biraz alti bos olmus bence. yaziyi kisa kesmese, biraz nesnel verilerle deşse daha tutarli bi yazi ortaya çıkabilirdi. bilemiyorum altan.

    su darbe girisimi gunlerinde ise bana ironik gelen tsk hakkinda bahsettikleri. turkiye'de tek bir üniversite dahi olmadigina katilmakla beraber, ulkemizde elimizde kalan nitelikli, elit kurumlarin harp okullari ve tsk oldugundan bahsederken uzulmedim degil. celal hoca su gunlerde cikip konuşsa, bir sey yazsa ne derdi, ne yazardi cok merak ediyorum.
  • mükemmel bir kapak resmine sahip kitaptır.
    kapak
    pornografi ile ilgili kısmına takılanlara da hayret ediyorum. adam gibi cinsel eğitim almayan barzolar, tecavüze de yeltenir, çocukla bile ilişkiye girebileceğini çok normal görür. anasının dizinden de tahrik olur. bunun neresi yanlış, bunu da eleştirmiş. hem de uludağ sözlük'ten link vererek insanları günahtan kurtarmaya çalışmış. ulan ne kadar komiksiniz yeminle, akıl fikir gramla bile yok yahu. sen git yalaka din tüccarlarını, dalkavukları, pohpohçuları oku. bunu eleştiren dincibir kereden bir şey olmaz tayfasındandır kesinlikle.
    kitabın tamamı önemli bilgiler vermektedir. dikkat çeken tespitler ise:
    ülkeye kötülük edenleri elbet dışarıdan kumanda eden dış mihrak olabilir, ancak kumanda edilenler bunun farkında değil ve tamamen zır cehaletle ülkenin içine etmektedirler.
    aptal, eleştirilmekten korkar.
    cehalete ve aptallığa teslim olan milletler kendini bitirmeye mahkumdur.
    çok bilgilendirici, ufuk açıcı bir eser.
    siz eleştirilmekten korkan tiplere bakmayın, alın okuyun.