şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: crash)
  • metropol insanına yönelik ve yüksek gelir grubuna hitaben çekilen reklamlar olduğu için kalite kaçınılmaz oluyor. sonuçta kimse ha diyence araba alamıyor. reklam kuşağına bakıldığna örneğin ntv'ninkine sürekli beyaz eşya, araba ve banka reklamları mevcut. yiyecek içecek türü ıvır zırvırların reklamına pek rastlanmıyor. ab grubu tarafından izlendiği için olsa gerek. araba reklamlarına geri döncek olursak aşmış bitirmiş örnekleri için lütfen bakınız bmw films
  • şarkıları ile yarışan reklamlar.
  • aile arabalarını tanıtanlar şarkılarıyla, spor ya da lüks otomobillerin reklamlarıysa yaratıcı senaryolarıyla öne çıkar. bu hariç bütün genellemeler yanlıştır.
  • - bu arabaya gerçekten ihtiyacınız var mı?
    - yok ama istiyorum.

    renault megane sport tourer'in satış sorumlusu ile şuursuz müşteri arasında geçen ve sevimsizliğin kısa tarihini içinde barındıran diyalog bu şekilde sonlanırken, this is the new shitten "do we need it? no; do we want it? yea" kısmı girse, eminim ki reklam daha etkileyici olurdu. neyi neden istediğini bilmeyen bir adam, yağlı müşterisinin amaçsızlığını sorduğu sorularla pekiştiren görevli ve ortada büyük bir araba. bilinçsiz tüketicileri, cebinde parası bol olan histerik hokkabazları hedef alan bu çalışma biterken, arkasından başka bir araba reklamı başlıyor.

    bu sefer küçük bir kız, babası onu okula bırakıyor. fakat o da ne? kız kapıyı açamıyor. marakeş maymunlarının bile iki saniyede öğreneceği bir hareketi bu kızcağız, babası onu her gün okula bırakıp akşam da almasına rağmen aylardır öğrenememiş ya da bize bir oyun oynuyor. babası koltuktan inip kızın şoförü gibi kapıyı açıyor, kızın akıllara zarar piyesi bitiyor ve babasının yüzüne bile bakmadan, mistress edasıyla "okuldan sonra görüşürüz, sakın geç kalma" diyor. arkadaşları hayranlıkla şaşırıyor (en iyi ihtimalle, servisle gelmiştir bu fakir piçler), kızını okula bırakıp üzerine ayarı alan baba ise modern dünyanın gereği olarak sahte de olsa gülümsemeye çalışıyor ve reklam bitiyor. "renault fluence, onunla tüm yolculuklar birinci sınıf" diyor dış ses, osuruktan sloganla kapanıyor dava. küstah kız, bu sefer de öğretmenine sınıfın kapısını açtırmaya çalışırken yediği döner tekmenin ertesinde "babaağğğghhh" diye ağlarken yine dış ses: "önce efendi ol" (alternatif son).

    renault'un ikide sıfır istatistiğinden sonra, "ruhumuz olmadan sadece birer makineyiz, rüyaların yapıldığı maddeden yapılmayız*, durduk yere adamın anasını sikeriz" temalı alfa romeo reklamı başlıyor. reklam değil, lost in translation fragmanı sanki; başka bir dilden çevrilirken ruhunu kaybedip mobilet gibi gelmiş televizyon camiasına. vatan dahilinde kimse tam olarak ne dediğini anlayamıyor. neyden yapılıyorsunuz de bakayım bana, humus mu haydari mi ne?

    alfa bitiyor; yıllar boyu güvenli, sağlam, kadirşinas, evlat emanet edilir çizgisiyle volvo'nun yeni reklamı başlıyor. neymiş? çılgınmış. çılgın s60'mış, eller havayaymış, hayat beni neden yoruyossunmuş. yüzyüze dönmüş iki volvo, insanı markadan soğutacak kadar akrobatik hareketlerle trafiğe kapalı alanda bir şeyler yapmaya çalışıyor. param olduğu takdirde trafikte ölmemek için ilk düşündüğüm araba, çılgınım diye oryantal yapıyor. her tarafın çılgın olsa ne olur volki? insanlar seni, birlikte ortamlara akmak ve kopmak için almadı ki?

    hepsi birbirinden berbat araba reklamlarına bakıyorum; alternatif hayat iddia edeni bile fosil yakıt olmadan bir metre ilerleyecek durumda değil. ruhu olmadan sadece motormuş; ruhu varken dostoyevski, tolstoy sanki bana? birinci sınıf yolculuğun ilk kuralı, babaya artistlik yapmak ve kapı açamayan bir gerizekalı taklidi yapmakmış . ihtiyacı yokmuş ama istiyormuş, kafasının içi kımıl kımıl oluyormuş istediği bir şeyi alamayınca. keşke ihtiyacı olmadığı halde iki gram beyin de isteseymiş, en azından hesap kitap yapmaya yararmış.
  • "benim babam toyota gibi adam" gibi cümlelerin geçtiği reklamlardır.
  • aradan geçen 20 yıldan sonra arabanın modeli değişse de; reklamın temasının, hatta sloganın bile değişmediği olmuştur.

    1986 yılına ait quattro reklamı:
    http://youtu.be/5ylx-po5vrw

    aynı reklamın 20 yıl sonraki hali:
    http://www.youtube.com/watch?v=8qxylbbjbl4
  • biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu! çok zekice hazırlanmış bir reklam sloganı en sevdiğim sanırım