şükela:  tümü | bugün
  • bir nevi yagmur duasi. mutlaka bu aktivideden sonra yagmur yagdirir.
  • soğuk kış günlerinde kendimiz üşendiğimizde yada keyif pezevengi gibi hissettiğimizde gerçekleştirebildiğimiz eylem.* bazen aciliyet/ihtiyaç vs gibi nedenlerden de başvurabileceğimiz çözüm.

    oto yıkamacılar sadece otomobilin dış kaporta yüzeylerini temizleyecekleri gibi iç mekanını da biraz daha yaşanılası hale getirebilirler.

    -iç dış ne kadar?
    -sağ yap gel!
    -hacı dur bakalım soruyom sadece
    -dört milyon abey
    -tamamdır al anahtar.
    -abi geç şöyle otur sen*
    -çay varmı?*
    -olmamı buyur
    -eywallaa
    -abi cila da atalım mı?
    -yok koçum istemez
    (dandik, mikro bardakta çay, sehpanın üstündeki 2000 yılına ait fhm dergilerinin arasına elele falan karışmış, okunur onlar...)
    (...bikaç dakika...)
    -abi bak konsola parlatıcı sıktım, jantlar şöyle, farlar böyle bik bik bik....
    -borcumuz neydi usta?
    -on milyon ver yeter
    -ne?!? hani dört milyon?
    -olurmu abi bak konsola parlatıcı sıktım, jantlar şöyle, farlar böyle bik bik bik....
    -olmaz. dörtmilyon.
    -..
    -al beş.
    -alla razı ossun abi
    -hayırlı işler
    (bye anlamında korna çalınır*)
  • uzun zamandır yaptırmaya üşendiğim bu işlemi arabanın içinin pof diye üfliyince camdan, içi karlı süslere benzer bi görüntü oluşturması nedeniyle evvelsi gün gerçekleştirdim. arabayı galerianın yıkamasına bıraktım. yarım saatliğine uğramış olsam da adamın 1 saat demesi nedeniyle içerde oyalandım. '1 saatten geç olmasın, arabayı beklemek için burda olucam, tam 1 saat sonra gelirim' gibi obsesif şeyler söylemiş olduğumdan 1 saat sonra mutlu mesut, elimde torbalarla arabaya gittim. beni 15 dakika beklettikten sonra nihayet arabamı ıslak bi şekilde bulunduğum yere getirdiler. ama ne getirme! adam duvara çarpıyo derken vınkkkk diye durdu. getiren adam araba sahibinin orda olduğunu bilmiyodu tabi. hayır yani alışkınız bilimum yerlede anahtar bıratıktan sonra arabaya döndüğümüzde müziğin ve herşeyin değiştirilmiş, km nin sıfıra ayarlanmış ya da artmış olmasına ama benim önümde bu nedir yani. ben 'tamam ıslak kalsın' diye arabayı alırken 'en azından içi çok pisti, o temizlendi' diye düşüneduriym ortamdan hızla uzaklaşmış olduğumdan arabanın üstüne biraz su fışkırtılmak dışında hiç dokunulmamış olduğunu fark etmem ordan çıkmamdan sonrasına rastladı. aha araba yıkattık, nooldu, araba eskisinden de pis. bi daha kimse de bana 'yıkatsana şu arabayı yaa' demesin.
  • murphy kanunlarına göre ertesi gün gökten kurbağa yağma ihtimalini doğuran olay.
  • istanbul gibi bir yerde son derece gereksiz hale gelen bir aktivite çünkü yıkattığınızın ertesi sabahında genellikle hiç yıkanmamış gibi bulacağınızdan dolayı kastırmaya da gerek yoktur. en iyisi mi (bkz: altı ayda bir araba yıkatmak)
  • istanbul'da artık bir sanayi haline gelmiştir. mafyası da vardır diyebiliriz.

    inşaatlardan sokak kenarlarına bırakılan pislikler, pazar yerlerinin artıkları, leş gibi olan caddeler ve sokaklar, sokaklarda gezen köpek, kedilerin araba üstünde gezinmesi, ağaç altına parkedildiğinde kuş pislikleriyle boğuşmak yüzünden istanbulda araba yıkatmak bir işkencedir, ertesi gün araba eski haline gelir.

    arabayı yıkayan elemanlar genelde fırçayla ve ne idüğü belirsiz bir kimyasal maddeyle arabayı yıkarlar. fırçayla yıkamak onları daha az yorar, çok ucuz bir maddeyle arabayı yıkamak da karlarını artırır.

    ancak fırçayla yıkamanın boyayı çizdiği söylenir, o yüzden arabanın süngerle yıkanması önerilir. yıkayan elemanlara bunu hele hele kışın söylediğinizde "abi hava soğuk, süngerle yıkamak zor, elimi soğuk suya sokmak zorunda kalıyorum" yanıtını alırsınız.

    kullanılan ucuz madde çoğunlukla çamaşır suyu ya da mutfak deterjanıdır. araba yıkandıktan sonra pırıl pırıl olur, sanki lavaboda pril ile yıkanmış bardak gibi parlar. ancak bu maddelerin arabanın boyasına zarar verdiğini düşünmezsiniz bile..

    sünger almaya başlarsınız. araba yıkama yerlerindeki kullanılan maddelere güvenmediğinizden sonax ya da ziebart almaya başlarsınız. arabayı götürdüğünüzde sünger ile yıkama maddenizi elemana teslim edersiniz. eleman sonax'ınızı kovadaki suya sıkar, köpürtür, yıkama işi bittikten sonra kovada kalanı bir sonraki arabanın yıkamasına kullanır, malzemeden kurtarır. böylece sizin sırtınızdan gene voliyi vurur.

    yıkama ücretlerinin arada bahşiş bırakacak marjda ayarlandığını söylememe gerek yok. mesela yıkama ücreti 4 ytl derler. üstünde 5 ytl vardır, bozuk parayla mı uğraşacaksın? 5 ytl'yi bırakırsın. günde 100 araba yıkayan bir yer için 100 ytl havadan kazanmak fena para olmasa gerek.

    araba kullanma zevkiniz artık bir tüketim çılgınlığına dönüşmüştür. yaşasın araba yıkama yerleri!
  • ve dışsa ankarada en az 2 saat beklemenize neden olacak, garip rahatlama eylemi.
  • park yeri bulamadığım zaman aklıma gelen, arabanın da içi pis aslında yıkatsam iyi olur hem de o sırada ben arkadaşlarıma görüşmüş olurum düşüncesinin akabinde gerçekleşir. hem otopark parası vermekten kaçınmış hem de arabamın temiz görüntüsüyle daha mutlu olmuş olurum. bir taşla iki kuş meselesi...
  • dünyanın en sıkıcı illet işidir zaman geçmek bilmez.