şükela:  tümü | bugün
  • arabalardan keyif alan bir insanım. hem modifiye, hem araç performansı konusunda arabalarla ilgilenmeyi seviyorum. bir nevi hobi gibi. bu yüzden sanayide ve araba grupları içerisinde fazlaca vakit geçiriyorum.

    arkadaş bu ortamlarda öyle insanlar var ki çıldırırsınız. arabasını kendisinden ve hayatındaki diğer her şeyden daha çok seven bırak sevmeyi tapanlar var. bildiğin arabasına tapıyor adam. markası, modeli ne olursa olsun. arabalarına bir bakışları var inanamazsınız. anasına, babasına, karısına, çoluğuna, çocuğuna öyle bakmıyor. arabayla yatıp arabayla kalkıyorlar.

    tamam ben de seviyorum ama bu çok değişik bir kafa. hayattan komple soyutlanmış gibiler. araba adam için değil. adam araba için üretilmiş sanki. kendilerini öyle adamışlar arabalarına.

    bu arkadaşların nasıl bir kafa yaşadıklarını çözebilen varsa beri gelsin.
  • çünkü o para nasıl kazanıyor denmesi gerekir.
    alin teri ile kazanilan para ile alinan araba elbette ki göz nurudur.
  • ilk kazaya kadardır

    (bkz: arabadan soğumak)
  • para ile satın alınabilecek hiçbir şeye tapmayın, gereğinden fazla önem vermeyin.
    gün olur kaybedilir, bir başka gün tekrar sahip olunur.
  • aynı zamanda muhabbet edilemeyen insan modelidir. sürekli arabasını laf arasına sokuşturur.
  • içinde ben yokken isterse yansın dediğim ve dışında kaldığım insan modelidir.
    araba seni bir yerden bir yere götürmek için yapılmış bir araçtır.

    arabasına taban adam, paraya tapıyordur.
    arabası değer kaybetmesin satarken ucuza gitmesin vs.
    bu ülkede para kolay kazanılmıyor elbette ancak sırf arabasının yanından biri geçti diye havlayan tipler oluştu. bunların dışında işin parasında olan kişidir sadece.

    adam gelimesini kullandım çünkü arabasına bu derece takıntılı bir kadın görmedim.
  • bir erkek için arabası; sadık, kadir kıymet bilen, cefakar bir sevgili gibidir. yıkarsınız, cilalarsınız, her bir köşesini, ufacık çiziklerini bile ezbere bilirsiniz. zamanı gelince bakımlarını eksiksiz tamamlarsınız. siz gereken her şeyi yaparsınız o da size tüm güzelliğini, konforunu sunar. sizin ona verdiğiniz kadar o da size verir.

    genelde kadınlar, erkeklerin araba sevgisini, tutkusunu anlamakta güçlük çeker.
    halbuki arabalar naz yapmaz, trip atmaz. yağını suyunu eksik etmediğin sürece "bugün canım istemiyor, başım ağrıyor" demez. marşa bastığınız an sizi dünyanın bir ucuna bile götürür de "saçımı süpürge ettim" demez.
    yaptığınız onlarca güzelliğe rağmen, tek bir yanlışınızı mezara girecek dahi olsa yüzünüze vurmaz.

    arabalarınızı sevin dostlar, dilsiz dahi olsalar size çok şey anlatırlar.
  • beyler güzel yazmışsınız da 2. el araç alırken hanginiz bakımları zamanında yapılmamış, araca gerekli temizlik gösterilmemiş. (koltuklara kılıfsız binilmiş, sigara kokan) kısacası döküntü diyebileceğimiz bir arabaya binmek ister?

    almazsınız değil mi? bu ne ya? bu bir tercih meselesidir. siz arabanıza ne kadar güzel bakarsanız, o araba da size öyle güzel bakar. hatta arabaya bindiğinizde ekranında size “günaydın :)” bile diyebilir.

    acaba günümüzde kaç kişinin apartmanda,asansörde karşılaştığı komşusu “günaydın” diyebiliyor? ama bu araba sana diyebiliyor. bakıyorsun ona çünkü.

    edit:imlâ.
  • hakikaten var böyle adamlar.
    bu insanların psikolojilerinin bozuk olduğunu düşünüyorum sahiden.
    bizim üst sokakta bir amca var mesela. her gün silip iç-dış temizliyor on yaşındaki dandik arabasını. üstüne de kılıf geçiriyor. eminim eşine ya da torununa ayırmıyordur o kadar zamanı.
    bense ayda bir yıkamaya götürüyorum, o da yağmur yağmazsa işte.
  • anlamadığım insanlardır. arabanın benim hayatımdaki yeri laptop’dan, evdeki süpürgeden, çmaşır makinasından farksızdır. hatta bir şarjlı tornavida kadar değildir. sonuçta hayatımı kolaylaştırmak için var olan bir makina. yağını, suyunu zamanında değiştir, bakımını düzenli yaptır. o da diğerleri gibi sana yıllarca hizmet etsin.