şükela:  tümü | bugün
  • anlam veremiyorum, hazmedemiyorum.

    bir erkek nasıl olur da bebeğini, canını, biricik kızını elin adamına teslim edebilir? sen gözün gibi bakmışsın, tamponunda minicik çizik olsa canından can gitmiş, sevgilin yan koltukta simit yediğinde yere düşen her susam ciğerine işlemiş, kapı sert kapandığında adeta midene yumruk yemiş gibi olmuşsun... arabanı park ederken aman güvenli midir? aman başkası otoparka girip çıkarken benim bebeğime sürter mi? aman gece alıp götürürler mi? diye kafa patlatmışsın...

    yahu arabada osurmamışsın bile... dahası var mı?

    işte sen bebeğine böyle bakarken, böyle üzerine titrerken gidip o'nu elin adamına teslim edebiliyorsun.

    adam osuruklu götüyle bir güzel kuruluyor koltuğa. hemen orasını burasını kurcalıyor, ayarlarını bozuyor, daha rahat yerleştirmek için o kıllı götünü koltuğa. sonra 2 adımlık yolda bebeğini hunharca kullanıyor, bağırtıyor. senin 2 km hızla geçmeye kıyamadığın kasislerden uçarak, orasının burasını yere sürterek geçiyor.

    sonuç?

    o artık senin bebeğin, senin kızın değil çünkü sen o'na layık olmadın sayın gevşek. üşendiğin için bebeğini ellere meze ettin. şimdi hiç bana bahane bulma park yeri yok diye. var ulan var! hem varsın olmasın. uzağa park et, valeye verme ben park edeceğim de. çok mu zor?

    neyse...

    sana elin osurduğu arabanda mutluluklar.

    biz bebeğimle çok mutluyuz.