• yarayan bir kana. günden güne zehirlemekte bünyemi, ben böyle maddecilik düşleyemezdim...
  • sudan çıkmış balık gibi olmaktır.

    2006 yılından beri aracın serviste olduğu günler haricinde 2 gün bile toplu taşıma kullanmamış bir bünye olarak çok zor geliyor şu günlerde. şirinevler'de kronik trafik tıkanıklığını bile özler mi insan. ben özlüyorum aq.

    götün götün park yeri aradığım günleri filan. gerçi şunu farkettim sarı araçlar artık sinirimi bozmuyor, minibüsleri ve taksileri artık benim için zart diye yola atlayacak bir tehdit olarak değil bir arkadaş bir yoldaş olarak görüyorum...
  • hiç arabası olmayan bir kişi için (mesela ben, hüngür!) çok da yokluğu (arabanın yokluğu, arabasızlığın varlığı) hissedilmeyen şey.
  • her genç erkeğin kabusudur
  • yalnızlık, sessizlik, ani bir ölüm, soğuk bir oda, terk eden sevgili, anlamsız ve zamansız gözyaşları, çırpındıkça batmak bataklıkta, sonsuz bir lanet, annesi kaybetmiş yavru kedi, solmuş yapraklar, kapitalizmin dayatması, hor görülme, dipsiz kuyu, ödenemeyen borçlar, özlenen dostlar, böyledir işte arabasızlık.
  • üniversiteden mezun olduktan sonra yurtdışında çalışmak istememin sebeplerinden bir tanesiydi.
  • hayatımda ne kadar büyük ve önemli bir yer kapladığını anlamamı sağlayan durumdur. bu kadar özleyeceğimi tahmin bile etmemiştim. bu meret belli bile etmeden beni tamamlayan diğer parçam olmuş. en ufak bir can sıkıntısında hic bir şey düşünmeden yanına koştuğum, kücük bir gezintiyi benden esirgememiş güzel dost. bunu yüzüne belki hiç söylemedim ama, aslında hayatımda en sevdiğim anlardan biri, gecenin kör saatinde, herkes bir yere dağıldıgında, koca istanbul'da başbaşa kaldığımızda evin yolunu uzatarak yaptığımız o eşsiz, gizemli, ve bir o kadar da yüksek adrenalinli, bazen tehlikeli yolculuklardı. ama her ne olursa olsun birbirimize hep güvendik. dağ başında yarım metre kardan, 40 derecedeki deniz kenarına kadar. gerçi bikeresinde abuk bir yerde arka lastiğin patlayınca çok kızmıştım bir kac tekme de atmış olabilirim. ama artık affettim.kalbinin lastiği patlamış insanlar olduğunu görünce sana ne diyebilirim ki. zaten senin kabahatin değildi. hem o kadar olur. bende herzamanki gibi tembellik edip, lastiği değiştirmek yerine, o halde 2-3 km kullanmıştım. canının acıdığından eminim. başka biri her gece o müzik gürültüsüne ve o karga sesime katlanmazdı farkındayım ama yine de eğleniyorduk be itiraf et.
    şimdi bir sonraki dostumu iple çekiyorum.büyük heyecan yaratıyor. ona çok iyi davranıcam. çok iyi biri olcam. okadar iyi bi ikili olcaz ki eminim bir gün şirinleri bile göreceğiz.
  • 4 aydir alisamadigim durum.

    arabayla 10 dakikada gittigim is yolunu, 3 otobüsle 1 saat 10 dakika gitmektir simdi arabasizlik.

    bütün rahatliklarini, avantajlarini gectim ama 3 otobüs ve 1 saat fazladan yol gitmek, dolayisiyla 1 saat daha erken kalkmak, en iyi ihtimal her üc günde bir otobüsü kacirmak, kacirilmayan günlerde otobüse kosmak kadar berbat birsey yok. 1-2 ayda alisirim sandim ama mümkün degil.
  • arabasi olan bir kanka edinmek yontemiyle eksikligi giderilebilecek olan durum, yokluk, fakirlik.
    (bkz: arabayla atmak)
  • zor zanaat cidden. her hangi bir aktivite için arabası olan birinin inisiyatifine mecbur kalmaktasınız. keyfi gelir gidersiniz, gelmez beklersiniz, sigara içer eyvallah dersiniz, deli gibi araba kullanır bir şey diyemezsiniz. kendiniz araba alsanız, tüm bunlardan yırtarak o bok attığınız adam olabilirsiniz, hazır kredi kartı taksit sayısı düşmeden bu gruptan ayrılın derim.
hesabın var mı? giriş yap