şükela:  tümü | bugün
  • sadece türklerin yaşadığı acaip deneyimler neticesinde kişi aracının kilitli olduğundan emin olsa bile dönüp yine kapıları kontrol eder, gece yatağında balık gibi dönüp -acep kitlemişmiydim lan- dememek için her seferinde önce işlem otomatik, sonra manuel olarak tekrar edilir. aslında bu hareket ne üretici firmaya, ne de kendinize güvenmediğinizin kanıtıdır.
  • annemden bana miras kalan bir şey bu.
    çok gülerdim böyle gereksiz eylemlere, gereksizce yapmaktayım bende şimdi..
  • "bakayım iyice kilitlenmiş mi?" kaygısı taşıyan hareket.
    "ha şöyle" gibisinden de kafa sallanır sonra.

    (olm ben iyice öğrenmişim araba kullanmayı, alayım artık bi tane ha?)
  • rutin hale gelen harekettir. el ile kapı kolunu kontrol ettikten sonra, bununla da yetinmeyip arabadan uzaklaşırken kumandayla tekrar kilitlemek gibi bir obsesyon daha vardır.*
  • bunun ev ya da iş yeri kapısını kilitleyip daha sonra kapıyı kontrol etmekle de yetinmeyip sağlam bi omuz atan modelleride mevcuttur.kepenk olan işyerlerinde ise kepenk iki elle yukarı doğru zorla itilir açılıyormu bakalım tam kilitlenmişmi diye.
  • 8-10 yil oncesine kadar turkiye'de uretilen ve fahiş fiyatlarla satıldığı halde, el mahkum tercih edilen tofaş otomobiller (şahin, dogan, kartal) sayesindedir...

    biliyorsunuz bu arabalarin kapisi sertce vurmadan kapanmazdi. hatta içeriden kapatmak istediginizde kapiyi açıp tekrar kapatırdınız. kilitlendi sandiginiz arabanin kapisinin acik kalma ihtimali hep vardi...

    ondandir ki, bu bir aliskanlik haline gelmiş. zamanla geçer, biter...
  • hareketin obsesiflikle alakası kontrol eden kişinin niyetine bağlıdır. nitekim aslında gerekli olan bu hareket, eğer ki uzaktan kumandayla araba kilitlenirken en fazla 100 metre yakında bulunan, sinyal bozucu aygıta sahip art niyeli birinin bu mekanizmayı devre dışı hale getirebileceği bilgisine sahip biri tarafından yapılıyorsa obsesiflik değildir, yerinde bir harekettir.
  • tez elden edinmem gerektiğini düşündüğüm alışkanlık.