şükela:  tümü | bugün
  • 60 li yillar da otomobil alımının artması ile başlayıp 70 li yillar in sonlarina kadar türk halkının pek sevdiği bir turizm sekli idi. o zamanlar sadece demirperde ülkelerinden vize almak gerekirdi. önceleri en çok tercih edilen güzergah bulgaristan ve yugoslavya üzerinden viyana kapılarına dayanmak iken daha sonralari denizyollari nın truva feribotu nu alip izmir - venedik hattini devreye sokmasi ile popülerliğini yitirdi. bu turu arabalari ile yapamayanlar için yani arabasiz türk halki içinse, bosfor turizm in otobüslü ve gece konaklamalı 15 günlük turlari mevcuttu.
  • yunanistan'ı güzergahtan çıkarmanız halinde an itibariyle 250 tl üzerinde olan uluslararası sürücü ehliyeti masrafından kurtulabileceğiniz gezme şekli. uluslararası trafik sigortası (green card) ise türkiye turing ve otomobil federasyonu yerine mesela isviçre'den çok daha uygun fiyatlara temin edilebilir.

    ayrıca buna alternatif olarak (bkz: motosikletle avrupa turu)
  • interrailden se bana daha mantıklı gelen olaydır. çünkü altında araba olduğu zaman istediğin zaman istediğini yapabilirsin. şöyle ki ilk durak bulgaristan diyelim orada canın 5-6 saat kalmak istedi ardından doğru roma'ya orada 4-5 gün kal paşalar gibi rahat rahat gez. ama interrail'de böyle bir şansın yok ya da var ama sıkıyorsa yap günlük tren limit ve tren saatleri ortada olduğu için araba ile gezmiş kadar rahat olamazsınız ve bu sebepten sürekli bir koşturmaca ve sürekli bir yorgunluk içinde geçer günler ve avrupa turunuz.
    o yüzden ben avrupayı gezecek olsam kullanacağım araçlardan biri bu olurdu.
  • her ne olursa olsun gerçekleştirmesi bir servet isteyen seyahattir.

    seyahat etmek benim için bir hobi olmanın ötesinde bir yaşam biçimi. insanlar para kazandıklarında bunun dolar karşılığını, euro karşılığını düşünürler. bense seyahat karşılığını düşünürüm. yani kazandığım parayla nereye nasıl gidebilirim gibi. en büyük hobilerimden biri boş zamanlarımda seyahat planlamaktır. param olmasa bile. hayal kurmak parayla mı? şimdi bütün bunları neden anlattığıma gelelim. iyi kötü avrupanın oldukça fazla bir bölümünü gördüm. bazı ülkelerde belli süre yaşama olanağı buldum, turla da gezdiğim oldu, kendi imkanımla da gezdiğim oldu.

    naçizane bu bilgi birikimim ışığında diyebilirim ki arabayla tur yapmaya verilen parayla, başka seyahat yollarıyla ekstradan bir kıta daha gezilir. tabii seyahatten ne beklediğinize bağlı.eğer maddi durumunuz elverişliyse amerika'ya da arabayla gidersiniz macera olsun diye. ama belli bir bütçeyle yola çıkıyorsanız iş değişir. eğer avrupayı trenle turlamayı tercih ederseniz, ki çok çöp hostellerde kalmak zorunda da değilsiniz. doğru planlamayla, uygun zamanda yapılan rezervasyonlarla gayet güzel otellerde konaklayarak, arabayla tur yapmanın yarı fiyatına şahane bir tur çıkarabilirsiniz. yani interrail denen nane sadece beş parasız öğrencilere hitap etmiyor.

    aklınızı başınıza devşirin dostlar. sadece benzine verilen parayla bir de güney amerika yapılır be! daha ülkeden çıkmadan yok navigasyon, yok 2 uluslararası ehliyet derken neredeyse 5 milyar mesarif olmuş. daha memleket içinde yaptığın masrafla en lüksünden 2 en geniş kapsamlısından interrail bileti alırsın bu harcadığının yarısına bütün avrupayı gezersin.

    yapanların maceracı ruhuna büyük saygı duymakla birlikte, akıl karı olmadığını düşündüğüm eylemdir. bir daha ki sefere treni düşünmelerini şiddetle salık veririm.
  • yarın itibariyle 3 haftalık ve 8000 kmlik otobüslü bir versiyonunu avrupa turunu deneyeceğiz, pesp ile birlikte.
  • iki buçuk ay, 11000 km, 8 ülke ve 40dan fazla şehir ile gerçekleştirdiğimiz turdur.
    ayrıca sanıldığı kadar pahalı olmayan, yapılabilecek en güzel ve en özgür avrupa turudur.
    biz gerçekleştirdik darısı isteyenlere.
    bu tura niyetlendiyseniz yapılacak iki aşama var.
    birincisi buradaki hazırlık.
    nedir diye sorarsanız birincisi schengen. sağlam iş yapın, biz uzun yaptığımızdan 3 aylık aldık. tabii ki çok girişli. sebebini açıklayacağım. bir de kalabalık gitmeyin. en fazla 3 kişi ideal normal araç için. yoksa uyku vs sıkıntı çıkar demedi demeyin.
    schengeni aldıktan sonra doğru turing kurumuna. uluslararası ehliyet ve ruhsat. basit bir işlem. iki şoför olacaksa iki tane çıkarın.
    ne olur ne olmaz araç için uluslararası sigorta.
    sonraki ihtiyaçlar ise avrupa haritalı navigasyon, ihtiyaç varsa sözlük, araçta olacak sıkıntılara karşı edevat. (bkz: akü şarj kablosu) (bkz: kompresör) (bkz: el feneri). bunların çoğunu zaten burada da kullanacaksınız, sıkıntı yapmayın.
    sonra kişisel şeyler. öncelik ilaç, güneş kremi vs.
    yaz ayına güvenmeyin. temmuzun ortasında deri montlarla yağmur altında gezeceksiniz. misal fransada 4 saatlik yolla yazın çıktığınız iklim kışa dönebilir. daha almanya hollanda var. bi kalın bişey alın.
    sonra güzergah belirleyin. bunun için basit bi harita olur. gezeceğiniz yerleri araştırın ama kafanıza göre arabayı çekeceğinizden avrupa temalı bir gezi kitabı edinin.
    en son ilk kalacağınız yerden rezervasyon yaptırabilirsiniz internet üzerinden. çok programlıysanız gezinin tamamını ayarlayabilirsiniz. biz duruma göre gideceğimizden yolda karar verdik. çünkü bir yerde 1 hafta kalmak istedik başka yerde 1 günde kaçalım dedik.
    e madem özgürüz.
    sonra sıra yolda. feribot vs kullanılacaksa önceden mutlaka bakın ve erken gidin.
    güzergahı nevigasyona bırakın. sadece destinasyonları yazın ki kafanız karışmasın. bizim güzergah ipsala üzerinden igoumenitsa oradan bari idi. benzin daha ucuz diye boş depoyla girecekseniz gece her yer kapalı uyandırayım. feribot yolculuğu yaklaşık 8 10 saat. biletleri oradan aldık. zaten her biletçide türkçe ilanlar var ve türkçe bilenler çalışıyor. olmazsa tırcı abilerden destek isteyin.
    bir de feribottan oda almazsanız, numarasız yerler hemen tükeniyor. arabayı feribota soktuğunuz gibi fırlayıp yer kapın. araçta kalmak yasak. giderken örtünecek bişeyler alın sonra bana dua edin. odalarda uyumak zor. adalardan seke seke gittiğinden bütün duraklarda anons yapılıyor. uyutmuyor. ama duş vs var tabi.
    aveupada yollar genelde duble. bazen paralı. parayı cash olarak otomatlara veriyorsunuz. otomatlara alışın.
    metro hatta market alışverişleri bile otomat. karışık değil, anında kaparsınız ama ispanya da iapanyollar bile size geliyor alın diye.
    90ı aşmayın ne olur ne olmaz.
    otoparklar şehrine göre. napolide 15€ amsterdam da 55€. ancak pahalı otoparkı olan şehirlerde araba otelleri var. amsterdamda üçte bir fiyat. otelden arıyorlar adamlar gelip aracı götürüyor ayrılmadan yarım saat önce arayınca getiriyorlar. bişey olmaz diye yol kenarlarına koymayın, zira orada oturanlara araçları için bir kart falan veriyorlar üzerinde numara olan, o numaralara göre sokaklara park ediyorlar. yol kenarları orada oturanlara mahsus yani genelde.
    benzinlikler genelde self servis. boşuna pompacı beklemeyin.
    türk plakalı araçlar avrupa da avantajlı. gören türk camdan kafasını çıkarıp hoşgeldin diyor. fotoğraf bile çekinenler oldu.
    otoparklarrda uzun kalımlarda biletimi kaybettim çakallığı var. misal üç gün kaldın kayıp deyip cezalı olarak bi gün ödedin. ama adamlar teknolojinin dibine vurduklarından ben denemedim.
    otellere ise genelde kapı müşterisi olarak gittik. otel uygulamalarını kullansam daha ucuz olurdu ama kullanmadık. gene fiyatlar yerine göre. napoli 30 roma 100 venedik 150 amsterdam 150€ civarı. bunlar merkezi 3 yıldızlılar. ve yüksek sezon. misal amsterdam a girdik gay pride varmış zor bulduk otel. temmuz ayı ve karnaval zamanı 150€ idi. veya romada ispanyol merdivenlerinin yanındatarihi 3 * otel 100€.
    benzin ortalama 1 tl daha ucuz.
    müzeler 10 15 €.
    navigasyon hayat kurtarıyor. es geçmeyin. oteli kaydedip yürüyüş modunda kaybolmadan gezin gelin.
    turistik yerleri listeden seçin önüne götürsün.
    bir de damak tadına düşkünseniz baharat götürün. yemekler bizim gibi değil. masada tuzluk olmayan yerler var.
    girdiğiniz gibi şehre hemen otelden bi harita ve metro planı isteyin. bunlara otelin yerini işaretletin ve birer kartını alın.
    biz pasaportları otelde bıraktık. ne olur ne olmaz diye.
    para konusu sıkıntı. ya seyahat çeki alacaksınız, ya kredi kartı ya da nakiti üzerinizde taşıyacaksınız. biz gizli cüzdanlardan aldık. parayı da 5e böldük. geri dönebileceğimiz miktarı arabada sağlam zulalayıp, yanımızdaki büyük miktarı gizli cüzdana, birazını cebe attık. ben extra bi zula daha yaptım kendime. sıkıntı yaşamadık. onun haricinde büyük şehirlerde türk bankaları var.
    kart kullanmadan hallettik işleri.
    birbirinizi kaybetme ihtimaline karşı mutlaka şehri gezmeye başladığınızda buluşma noktası belirleyin.
    şahsi tavsiyem uzun süre kalacağınızdan mutlaka eşya hazırlamaya başlamadan bir hafta önce liste yapın. yoksa bi tırnak makası için market market gezersiniz. veya hard disk yoktur fotoğraf makinesinden atmak için ararsınız. tax free olayına da gelmeye yakın girin çünkü belli sürede çıkış yapmanız lazım.
    rahat kıyafetler alın. ayakkabı önemli. ince tabanlı ayakkabı almayın. en az 8 10 saat gezeceksiniz. şapkayı ve güneş kremini unutmayın!
    son olarak kendinize güvenin. atla deve değil. biz çıkarken herkes manyakmısınız sürüm sürüm sürüneceksiniz dedi. üstelik bunu diyenler yıllarca almanyadan arabayla gelenler. kendi almanyadaki ailem dahil.
    kırmayın umudunuzu.
    benim gibi son yabancı dil eğitimini 20 yıl önce hem de almanca alıp unutan ve filmlerden edindiği tarzan ingilizcesi olan bi adam yapıyorsa siz de yaparsınız. cem yılmaz anlatıyor ya. ne istiyosan gösteriyorsun adam veriyor, kasada yazanı ödüyorsun. patlıcanlı pizza istiyorsan bi kağıda patlıcan çiziyorsun geliyor. bizzat denedim.

    gelelim bütçe mevzuuna. biz iki buçuk ay kaldık. iki haftası almanyada ailemin yanında. otelden çıkışı yapınca akşama kadar gezip gece yola çıktık. bazen yolda uykum gelince çektik yattık.
    dediğim gibi aplikasyon vs de kullanmadık otel için, öyle daha ucuza gelebilirdi.
    araba da sağolsun iyi yakıyor benzini.
    yemek fiyatları duruma göre. iki kocaman el açması pizza iki kişi 20 30€ arası, makarnalar da hemen hemen aynı. sular yaklaşık 1€.
    bira da aynı hatta daha ucız bile oluyor. alkol zaten ucuz.
    fast food daha ucuz tabi. ama isviçrede 2 menu ve bir soğana 35€ da çekebiliyolar. o ayrı.
    isviçre girişinde vinyet veriyorlar 40€. istemezsen almıyosun ama otoyoldan ve tünelden faydalanamıyosun. alpleri dolaşırsın eski yoldan. girersin ama yakalanırsan melersin. ben bi defa girmedim otobana pişman oldum. ışıklar, şehir içleri çok yavaşlatıyor.

    bunları göz önüne alarak kişiye göre 6000 ile 10000€ arası bir maliyeti var. tabi alışveriş durumları da dahil.
    arttırıp azaltmak size kalmış.
    hostele erken rezervasyon yaptırırım, alışverişle işim olmaz, fast foodla idare ederim derseniz ne ala.
    küçük bagajlı ama iyi yakan bir araba ile gittik, yaş da kemale erdiğinden vasat yerlerde kalmak istemedim.

    gençlere, daha sınırlı süre için gideceklere ikinci seçenek.
    3 4 kişi kışın ucuz yollu uçak biletinizi alın. zibil gibi kampanya oluyor. misal gidişi romaya aldınız dönüşü napoli veya nereden uçak varsa artık. başka ülke de olur. aynı anda iyi bi hostel bulun. hem muhabbet çok ama çok sağlam olur hem de ucuz olur. çoğunda wc banyo ortak ama sıkıntı olmaz. gidin gezin kaç gün planladıysanız, sonra gidin bi araba kiralayın. araçlar navigasyonlu zaten. romadan yukarı çıkın, milano, venedik, como hatta isviçre vs olur. sonra aşağıya inin napoli hatta sicilya falan. son gittiğiniz yerde arabayı bırakın atlayın uçağa gelin. veya aracı milanoda bırakıp iapanyada aynını yapın atlayın barçadan gelin.
    hem çok keyif alırsınız hem de hostellerde inanılmaz eğlenirsiniz. rahat etmek isterseniz 6 kişilik odayı komple kapatın. gidin halkın içine karışın.

    bizim verdiğimiz fazla gelebilir ama 2.5 ay, dünyanın en turistik ve pahalı yerleri ve yüksek sezon.
    arabayla gitmenin keyfi ve avantajı cabası.
    misal yolda bir tabela görüyorsunuz. figueres veya cot d'azur, lan bura bir yerden tanıdık deyip dalabilirsiniz.
    memlekette tatil ücretleri ile kıyaslayın.
    veya memlekette 2.5 ay gezseniz ne verirsiniz?

    ehliyet schengen ve ruhsat ücretlerini öğrenin. sanırım 1000tl civarıydı bizim verdiğimiz.
    schengeni çok girişli alın. misal ispanyada eserse fasa geçersiniz.
    onun haricinde, yapın lan. çok küsel.

    edit: eklemeler, imlalar

    edit: otel seçerken otoparklıyı tervih edin.
    schengeni de yunandan almaya bakın. ilk oradan gireceğiniz için ikinci schengeni daha uzun alabilirsiniz diye bilitorum. diğer ülkeler en çok üç ay verirken italya ve yunanistan 6ay biryıl falan veriyordu galiba. ama ilk giriş oradan olmalıymış.
  • arabayla barselona'ya gitmek eylemini de kapsayan etkinlik. biraz maliyetli gibi görünüyor ama eminim ki çok güzeldir.
  • asya versiyonunu gerçekleştirmiş olduğum eylem.

    biraz pahalı ve nispeten güvensiz bir yöntem olsa da dünya'daki en büyük keyiflerden biri olduğu aşikar.
  • mapfre sigortanın bulgaristan'da hırsızlığa teminat vermediğini bildirmekten gurur duyarım. gidecekler ona göre gitsin bu seyahate.
  • bu yaz yapmayı planladığım aktivite.
    araç ; opel astra 1.3 sedan. 4 kişiyiz. bazı yerlerde kamp yapmayı planlıyoruz. yaklaşık 8500 km olarak düşünüyoruz rotayı.
    düşüncesi çok güzel ancak aklımda hala çok fazla soru var. araştırma yaptıkça da kafam karışıyor.
    bu başlıkta bu konulara açıklık getirelim. aynı planı yapanlar rahatlasın bari.

    öncelikle benim öğrenmek istediğim, internette bilgi bulamadığım konular var.
    * vize başvurusu : ben avrupada bayağı ülke gezmeyi planlıyorum. hangi ülkenin vizesine başvurmam daha uygun olur ? hangisi daha az maliyetli olur ? hangisine antep'ten başvuru yapabilirim ?
    * avrupaya giriş noktası : bulgaristanın giriş için sorun çıkardığını, eğer bulgaristan vizeniz yoksa shengen vizesini kabul etmeyip sorun çıkarabildiklerini duydum. böyle bir şey var mı ? başka ülke vizesine başvurup bulgaristandan giriş yapabilir miyim ? yunanistan vizesi alıp, yunanistandan girmem daha sonra bulgaristana geçmem mantıklı olur mu ? çok zaman kaybına yol açar mı ?

    ehliyet : eskiden ehliyetlerin uluslararası geçerli olması için bayağı bi para ödemek gerekiyormuş. ancak artık yeni ehliyetler uluslararası geçirliymiş. bunun için emniyete gidip gerekli başvuruyu yaptıktan sonra 15 tl ödeyerek yeni ehliyete sahip olabiliyorsunuz. ben bu aşamayı geçtim. bu değişiklik çok güzel olmuş.

    pasaport : emniyetin sitesi yeterince açıklayıcı. benim daha önceden pasaportum vardı. ancak artık pasaportun süresini uzatma gibi bir uygulama yok. yeniden başvuru yapıyorsunuz. ben 10 yıllık başvuru yaptım 670 tl'ye. gerçi o zamana kadar çoktan yeşil pasaport sahibi olacağım ancak 3 yıl ile 10 yıl arasında sadece 100 tl var. 10 yıllık yapmanız neredeyse tek seçenek. pasaport 1 haftada çıkıyor.

    aracın avrupaya sokulması : beraberinizde bir arac ile avrupaya girebilmeniz için ya aracın sizin adınıza olması gerekiyor. ya da araç sahibinden vekalet almış olmanız gerekiyor. bu işlem de bir notere uğramak kadar basit.

    bu tatili gerçekleştirdikten sonra maliyet, yol yordam, öneriler konusunda geniş bir yazı yazmayı planlıyorum.