aynı isimde "arabesk (film)" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün soru sor
  • arap etkileri ta$iyan.. arabik.. arap-$ekli.
  • orhan gencebay asla kabul etmez "arabesk" sıfatını, onunkiler serbest calismadir, bence doğrudur.
  • dilimize "arabesque" 'den gelen (-que ile bittigine gore mantiken fransizca cikisli olmasi lazim), arapsal, arap i$i anlamina gelen soz. muzik oldugu iddia edilen bir ses grubunu ifade etmek icin kullaniliyor genel olarak.
    (bkz: arabesk sarki)
  • gunumuzde epey buyuk bi anlam kaymasina ugrayarak genellikle yasami acilar, basarisizliklar veya hayal kirikliklari ile dolu olan ve toplum tarafindan dislanan kisiler icin kullanilan onad
  • ilk olarak ; radyo bazında sadece trt'nin olduğu dönemlerde,güney bölgelerine sevkiyat yaptığında mısır radyolarını dinleyen kamyon $öförleri sahiplenmi$tir.

    daha sonra orhan ve müslümle duman & jilet alemlerinin kö$e ta$ı olmu$tur.

    'sevmenin ba$ka türlü bir $ekli var mı?' $eklindeki sorunları irdeler. komünaldir.
  • eninde sonunda bir "müzik türü"dür işte... nick cave, elvis costello, tindersticks, bobby brown, nothing else matters, guyana vs... dinlemek neyse arabesk de odur...

    bu kategori içinnde sözleriyle ve müziğiyle şaheser parçalar vardır... her müzik kitlesi abartıya kaçar zaman zaman, "pogo", "baby" veya "jilet" aynı işlerdir aşağı yukarı... bunu bir müzik olarak görmeyen, kabul etmeyen -tercih etmeyen değil- yobazdır, sığdır, komiğin tekidir... her müzik türünde "iyi" ve "kötü"ler vardır, bir "mal" iyidir ama tercih edilmeyebilir, bu onun yok olduğu veya "hiç bir halta yaramaz" olduğu manasına gelmez...

    müslüm gürses'in "itirazım var" parçası gibi kaç "başkaldırı" parçası vardır ki şu dünyada, ya "cennet gözlüm", ya "mutlu ol yeter" ya, haa, nee ?
  • geleneksel türk halk müziği ile anadolu halkına benimsetilmeye çalışılmış çok sesli batı müziğinin karışımı olan müzik türü.
  • taze fasulyeyi 40. kere yeniden isitip yemek gibi bi sey.
  • türkiyede insanların otomatik biçimde tepki verdiği müzik türü . gayet kültürlüyüm ,ilk gençliğimde ana birtannicayı hatip ettim şimdilerde marqui de sade okuyom , radioahead dinliyom , bilgisaya kullanıyom , ferdi tayfur dinleyip bira içiyom. orhan gencebayı takdir ediyom.
    duygu sömürüsü diyenlerin beynini siteyim , sanki tarkanın bilmemnenin onu da geçtik led zeppelinin şarkıları bile sırf sevgili , ayrılık zart zurt doludur , herkes bir rage against the machine değil ki amerikan sistemini eleştirsin.
    avrupada amerikada alt kültür grupları ve onların dinledikleri müzik ne ise , türkiye gerçek alt kültür müziği arabekstir. annesinden aldığı harçlıklarla saçını kırmızıya boyatıp punk eşrafına giren gençliğimiz alt kültür heyecanları yaşarken kahvelerde hap alıp müslüm dinleyenlere burun kıvırırlar normal olarak.
    kültürlü insanlar olarak fazıl say'ın beethoven yorumları ile mest olabilirsiniz , ama orhan abiye laf etme hakkına sahip olamazsınız.
  • 80'li yılların varoş çocuğu
    bir kuşak öncesi kırsal,
    göç unsuruyla yoğrulmuş
    iki göz odaya tıkışmış
    çıkışı olmayan bir yaşam
    eklektik ve hatta postmodern
    postmodern çünkü moderniteyi bilemeden
    endüstri toplumu olamadan endüstri ürünleriyle karşılaşan
    ama buzdolabına vitrin camından
    otomobile dışından bakan
    ve ancak altına yatan,
    ve bu kalıbı kıramayan,
    neden kıramadığını anlayamayan
    haliyle varsıla kin duyan
    futbolla boyalı medyayla
    itinayla depolitize yurdum insanı ki:
    "düşünceler ümitsiz
    kelimeler yetersiz"
    severse bir defa sever
    sevse de vermezler*
    suçlusu kimdir bilmez tüm dünyaya ver yansın eder*
    ve bu insanın muziği:
    teması kaderde keder
    ötesi bağlama ardında yaylılar

    yoksulu böyle de varsılı farklı mı ki?
    bilemedin iki kuşak evveli kırsala dayanmayan kaç kişi var bildiğiniz?
    moderniteyi "'es'" geçmiş bir toplumun,
    hala cinselliğimizi baskılayan, ilişkilerimizi sorgulayan yapısı içinde
    ne sanatta ne edebiyatta ne teknolojide üretebilen geliri ranta dayalı babaların
    az tahsil görmüş çocuklarıyız hemen hepimiz.

    bu itilmiş-kakılmışlık duygusu, bu eziklik
    yurdum insanına babadan yadigar olduğundan
    varoş çocuğun müziği iken kitlelere yayıldı
    arabesk.