şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de ilk defa ankara tepe prime'da açılacak kahve dükkanı. burada barındırılan web sitesine göre since 1926 imiş.
  • sanıyorum cuma gunu gittim ziyaretine, epeydir aklımdaydı, onunden geçerken de cokca icimde kalıyordu her seferinde. neyse ki dedigim gibi yemeğin ardından birer kahve içelim hem de laflarız derken uğradık.
    dekorasyon cok hos, oncelikle bunu belirtmek isterim. kitaplar, metal kalemliklerdeki etrafa gelişigüzel hizalanmis kalemler..
    ışığı cok guzel kullanmışlar içeride.
    guzel kareler cikiyor içeriden. belki ufak toplantılar icin cok kullanisli bir yer olabilir.
    abartıya kaçırmamış. kolonlar, uyumlu mobilya ve sade bir dekor. fakat mekan kucuk.
    içeriye cok fazla masa sandalye tikistirmislar. cam kenarındaki koltuklara oturmak icin o tarsftaki herkesi rahatsız etmek gerekiyor ki zaten insanlar sandalyelerini cekistirdiklerinden oturmak istediğimiz yer birbirinin uzerine cikmis gibiydi.
    oyle olunca once dışarıya oturduğumuz ardından soguk olması nedeni ile bir de su isiticilari çalışmıyordu, içeriye geçip korkunc sıkışıklığı gorunce tekrar dışarı çıktık.
    cafe önündeki koltuklar cok şık. deri. renk ve modellerine hayran kaldım ki zaten deri koltuğa her zaman aşığımdir. tahminimce de winlex degildi kumaş.
    koltukların arasındaki masalar da ayrıca bir guzel olmus. sanki bir kütük gelişigüzel kesilmiş ve tekrar birleştirilmiş gibi. bu yonden kahve içerken hem kor hem de gorsellik adına nezih bir hal yaratmışlar. keske birazcık da soguk olmasaydı yahut tepeden birer ısıtıcı koşsalardı. ama yaz geliyor nasıl olsa.

    gelelim kahvelerine, bir irish coffe bir de filtre kahve aldık.
    ahım şahım birer tatlari vardı diyemem, ancak fena değillerdi.
    fiyatlari da cokca uygun degil. klasik bir kahve evi düzeyindeler. eger starbucks ile kıyaslayacak olursam birkac lira asagi diyebilirim fiyatlar icin.

    velhasıl buyuk umutlarla beklediğim ancak dogrusu cok da icime sinmeyen bir yer olmus.
    oncelikle acilen içerideki masaları azaltmalilar.
    sonra, hızlı bir garson ayarı yapmalılar içeriye. birbirlerinden bir haberler. siparişi eksik getiriyorlar, haberim yoktu soyle boyle diyerekten.
    bir de parayı havadan insanın eline vermektense soyle şık, vintage bir kutu ile müşteriyi uc bes dakika oyalasalar bir de guzel bir tip hak etseler nasıl olur?
  • içtiğim en güzel beyaz çikolatalı mochayı yapan yer. şubemiz yoktur.
  • ankara'da third wave coffee yapan, daha doğrusu güzel yapan 2 coffee housedan biri.
    chemex ve hario v60'larını single origin kahvelerinden biriyle denemek gerek muhakkak.
    syphon kahve de yapıyorlar aynı zamanda.
    zaten chemex'i yeni eklemişler menüye, tesadüf uzun zamandır gitmiyordum bi gideyim dediğimde görmüş oldum. çokta güzel olmuş.
    ayrıca tadilattan yeni çıkmışlar, dükkanın yüzü değişmiş, eskisine nazaran daha güzel ve ferah olmuş denilebilir.
    ekip konusunda bir şey söylemek istemiyorum, zira nereye 'çok güler yüzlü, bilgili, ilgili vs. vs. bir ekibi var' desem hemen bozuluyor. bura için de aynısının olmasından korkuyorum ama anladınız siz beni.
  • "fiyatları sürekli artıyor durduramıyoruz" cümlesini kurduran lüks kahveci.

    yenilenen hali güzel olmuş ancak tadilatın parasını müşteriden bir an önce çıkarmaya niyet etmiş olduklarını anlamak için fiyatlarına bi göz atmak yeterli oluyor. kendisini ışık hızıyla artan fiyatlarıyla ankara'nın en pahalı kahvecisi unvanına aday gösteriyorum. hem demleme kahveleri hemde çekirdek kahveleri oldukça pahalı. ayrıca işini ne kadar severek yaptığı her halinden belli olan (?!) o suratsız, tombalak baristasını da anmadan geçemiyorum.

    (bkz: hayvan gibi şey yapıyorsunuz yahu)
  • tadilat döneminde sanırım müşteri memnuniyeti adına yüzde 20 indirimle yok fiyata kahve satan kaliteli kahveci.
  • çok şık, çok güzel bir mekan ama kahveleri ne yazık ki çok kötü. kahvelerinin kötü olmasının sebebi kullandıkları kahvelerin bayat olması. yoksa çok ilgili ve nazikler.
  • kullandıkları kahve çekirdeği kalitesine bakarsak şu an ankara'nın en uygun fiyatlı 3. dalga kahvecisi. ayrıca lokasyon ve mekanın atmosferini de düşünürsek sevgiliyi alıp bi haftasonu keyfi yapılası mekan. bknz. ankara'da sevgiliyle gidilecek mekanlar
  • ankara'da yeni açılmış sanırsam, gidip görülesi merak edilen kahveci.
  • wifi olduğunu iddia eden fakat wifiden yoksun tepe prime'daki olmasa da olur dediğim kahveci. gecenlerde bir sabah uğrayıp kahve molamı veriyim dedim. wifisine bağlanmak istedim ama ne mümkün, mekanda sadece 3 kişi vardı, acil bir makaleye bakmak için bir tek ben wifilerini kullanmak istedim ama bir sayfayı açması tam tamına 15 dk sürdü, (sinirden kapadım okuyamadım bile) sayfada video vs olsa yine ok diyip anlayış göstereceğim ya da mekan kalabalık olsa ani yüklenme oldu vs diye bahane uyduracağım ama yok yani... starbucks 'ta bile mekan tıklım tıklımken gayet internete girebiliyorsun burada tek başıma bile kullanamadım ve de 'wifi + coffee + music' konseptinin yakınından dahi geçemiyor. sakinlik aramak için starbucks ve türevlerinden uzak durup böyle kahvecileri tercih ediyorum genelde ama sanki kahve içip dinlenmeye değil de eğlenmeye, dans etmeye gelmişiz gibi bangır bangır yüksek seste müzikleri ise ayrıca sinir bozucuydu. yan tarafımda diğer masadaki iki kişi bile birbirlerini duymak için bağırmak zorunda kaldılar, ben bile sohbetlerine vakıf oldum sonunda. ses arasam zaten hizmetlerini tam yapan mekanlarını dolduran yerlere giderim, o sakinlikteki bir kahvecide o kadar ses gereksizdi resmen. erkek çalışanlarının (bir kadın çalışan vardı o gayet güleryüzlüydü onun hakkını yememek için cinsiyet belirtmek zorunda kaldım.) suratsızlığını da eklemeden geçemeyeceğim. yeni şubelerini podium avm'ye açmaya hazırlanıyorlar ama bu suratsızlıklarıyla ve de eksik hizmetleriyle nereye kadar gidecek göreceğiz.