şükela:  tümü | bugün
  • andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. işte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. işte asıl gafiller onlardır.
  • madem bastan cehennem icin yarattin ne gerek var dünyaya gönderiyosun, sonu belli olan bir oyunun oynamanin mantigi ne ola? icinde mantik hatalari barindiran bir ayettir
    nice süreden sonra gelen edit: lan din bu zaten ne diye mantik ariyosun.
  • bunu kabul edenler allah yok din yalan dendiğinde inançlara saygısızlık diye bağırırlar.
  • bununla ilgili olarak, yapilagelen tanimlardan birisine gore, her insan icin cennette de cehennemde bir makam hazir ediliyor. nereye gidecegini ise kisinin amelleri belirliyor.

    (bkz: nahl suresi 93. ayet/#27611468)
  • değerlendirilirken neden uzay zaman kavramı şu an bizim algıladığımız gibi algılanıyor anlamadığım ayettir. belki herşey yaşanacak ve buna göre insanlar cennet ve cehenneme dağılacak. tamam güzel ama burada kim nereye gitti görmek için bizim aklımız sadece herşeyin yaşanması için geçecek zamanı düşünüyor ama "zaman" kavramı ya daha farklıysa, bir noktada zaman boyutu yok oluyorsa ve geçmiş gelecek diye bir kavram kalmıyorsa problem olmaz sanki.
    ayetin yılmaz savunucusu modunda değilim ama erişebildiğimiz bilgi seviyesi belki de bunu gerçekten değerlendirmeye yetmiyordur, bunu da düşünmek lazım
  • kuran'ın insan yapısı olduğunun delilleri basliginda pek cok olgu aciklandigi halde ve getirilen aciklamalar uzerinden bir tartisma yurutulmesinin yerine, ayni seylerin baska baska yerlerde tekrar edilmesi tercih ediliyor.

    kur'an'da cesitli hitap sekilleri ile ilgili olarak: (bkz: kuran'ın insan yapısı olduğunun delilleri/#25552622).

    kalbin inanc sistemindeki tanimlarina dair: (bkz: kuran'ın insan yapısı olduğunun delilleri/#28043099).

    aynisinin tipkisini yazmaya calisanlarin halleri: (bkz: kuran'ın insan yapısı olduğunun delilleri/#28043672).

    bunun disinda "herkes müslüman da olsa, tanrının her dediğini yapmış da olsa cehennemde yanacağıdır" gibi bir cikarimin bu ifadeye dayanilarak nasil yapildigini anlamak pek mumkun gozukmuyor. hayvanlarin saskinligi ile kurulmus olan analojinin ya da insanlarin gaflet icerisinde oldugunu soylemenin kotu sozler oldugunu dusunebilir bir insan. ama burada ona buna saydirmak yerine, hakikaten beklenmedik bir durumla karsilastiklarinda hayvanlarin nasil da bocaladiklarina yapilan gonderme uzerinden yapilan betimleme soz konusudur ve ilginctir de hakikaten.

    kur'an'in kullandigi usluplardan birisi de belirli bir konum tanimayip sanki bu konumda yer alan birtakim insanlar varmis gibi bunlarin uzerinden insanoglunun dikkati cekmek ve ona bir uyarida bulunmaktir. mesaj bazen dogrudan verilirken, bazen de boyle ibretlik bir betimle uzerinden uyarida bulunulur. yine, manifestonun kendinden sonraki zamanlarda da boyle insanlar olacagini varsayarak bir anlamda daha dinin yeni olusmaya basladigi nuzul surecinde ayni ebu leheb'in asla islamiyete girmeyecegini daha o hayattayken ifade etmesinde oldugu gibi bir kestirimde bulunmasi ve bu kestirimin tam da analojiye uygun olarak gerceklesiyor olmasi bazi muslumanlar icin onun mucizelerinden birisi sadece. yoksa kulaklar duysa, gozler gorse, kalpler kavrasa, birakin argumanlarin kabul edilmesini, tartismanin gercek bir parcasi olmasi icin insanlarin, yukardaki linkleri bilmem kacinciya vermeye gerek kalmazdi her halde.
  • valla savunucusunu filan bilmiyorum da birisine

    "sen anlamiyorsun bak uzun uzun anlatayim" demek ile

    "bak bir iddian var ve buna verilmis bir cevap var, neden ayni seyleri surekli tekrarlamak yerine tartismanin gercek bir parcasi olmuyorsun?"

    demek arasinda daglar kadar fark var. tabii bazilarimizin ne yazik ki isler biraz cetrefillestiginde isi ajitasyona dokme gibi bir huyu var. en guzel orneklerini de surada gorduk (bkz: sözlük ateistinin çapı). bazi olgulari olayla cekip kisisellestirmek gibi bir niyetim yok ama burada bu nuans tam olarak yerine oturdu.
  • andolsun ile başlayan ayetlerden biri. ama daha acı olanı hayvanları sapkınlıkla itham etmesidir. evet hayvanlara sapık denmiştir. kafası karışık kimselerin sayfa dolusu yazdığı savunma nasıl bir kafanın tezahürü açık ve net. . edallu diyor. yani, dalâlet içinde olanlar. sapmış, yoldan çıkmış olanlar manasında. (metafor-(bkz: mecaz)-sembol yok. aynen de bildiğimiz anlamıyla hepsi)- ve yine ayette kalp ile anlamak idrak etmek vurgusu var. bunun da ne kadar yanlış olduğu günümüzde bilinmektedir. anlayan akıldır ve akıl-mantık kavramları beyin ile alakalıdır. kalbin vazifesi bambaşkadır. hayvan da biyolojik canlıdır denmiş bir de. biyolojiden bahsediyorlar*. insanı hayvandan daha yüksek mertebede yaratılmış üstün bir tür sanıyorlar. eşref-i mahlukat* diyorlar kendilerine. insanın da hayvan olduğunu bilmiyorlar. ya da işlerine gelmediğinden bilmemezlikten geliyorlar. bir de aman hayvanı hakaret olarak algılamayın çabası var. tekrar ediyorum "sizler de hayvan türüsünüz. " diğer taraftan allah kendi yarattığı hayvanlara andlar içerek, yeminler ederek, sapık deyip, kişiselleşir mi? kaldı ki bugün hayvanların da 2-3 yaşında çocuk zekasına sahip oldukları bilimin gelişmesi neticesinde özellikle bilişsel etoloji'nin çalışmaları ile ortaya konmuş, kanıtlanmıştır. tüm bu evreni yaratan allah her daim çocuk diyebilceğimiz masum hayvanların sapık olduklarını söylüyor. bu mümkün değil. sapmışları tanımlamak için böyle bir örneklemeyi ancak zaafiyetleri olan bir insan yapar. hem de hayvanlarla bile kişiselleşebilecek seviyede biri.

    - bu ayetin tercümesini olması gerektiği gibi, kıvırmadan yapmış mealcilerden örnekler:

    --- spoiler ---

    imam iskender ali mihr : ve andolsun ki; cehennemi, insanların ve cinlerin çoğuna hazırladık (yarattık). onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. onların gözleri vardır, onunla görmezler. onların kulakları vardır, onunla işitmezler. onlar hayvanlar gibidir. hatta daha çok dalâlettedirler. işte onlar, onlar gâfillerdir.

    abdulbaki gölpınarlı : andolsun ki biz, cinlerin ve insanların çoğunu cehennem için yarattık; onların kalpleri vardır; düşünmezler onunla; gözleri vardır, görmezler o gözlerle; kulakları vardır, duymazlar o kulaklarla. onlar dört ayaklı hayvanlara benzerler, hattâ daha da sapıktır onlar. onlardır gaflette kalanların ta kendileri.

    nedense güncelleme gereği duymuşlar sonradan -diyanet işleri (eski) :and olsun ki, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık; onların kalbleri vardır ama anlamazlar; gözleri vardır ama görmezler; kulakları vardır ama işitmezler. işte bunlar hayvanlar gibi hatta daha sapıktırlar. işte bunlar gafillerdir.

    fizilal-il kuran: andolsun ki, birçok cini ve insanı cehennemlik olarak yarattık. onların kalpleri var. fakat anlamazlar, gözleri var, fakat görmezler, kulakları var, fakat işitmezler. onlar hayvanlar gibidirler. hatta hayvanlardan da sapıktırlar. onlar gaflet içindedirler.

    hasan basri çantay: andolsun ki biz cin ve insden bir çoğunu cehennem için yaratmışızdır. onların kalbleri vardır, bunlarla idrâk etmezler; gözleri vardır, bunlarla görmezler; kulakları vardır, bunlarla işitmezler. onlar dört ayaklı hayvanlar gibidir. hattâ daha sapıkdırlar. onlar gaflete düşenlerin ta kendileridir.

    ibni kesir: andolsun ki; biz cinn ve insanlardan bir çoğunu cehennem için yarattık. onların kalbleri vardır; anlamazlar, gözleri vardır; görmezler, kulakları vardır; duymazlar. onlar; hayvanlar gibidirler, hatta daha da sapıktırlar. işte onlar; gafillerin kendilerdir.

    süleyman ateş :andolsun, cehennem için de birçok cin ve insan yarattık ki kalbleri var, fakat onlarla anlamazlar; gözleri var, fakat onlarla görmezler; kulakları var, fakat onlarla işitmezler. işte onlar hayvanlar gibidir, hattâ daha da sapık... ve işte gâfiller onlardır!

    --- spoiler ---

    faydanalınan kaynak
  • bugün müslüman geçinen, kadınlara/çocuklara yapılan zulmü, hastanelere atılan gaz bombalarını dahi mantıklı bir sebebe bağlayıp haklı göstermeye çalışanlar için yazılmış ayet. direkt kur'an'dan alıyorum:

    "onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. işte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. işte asıl gafiller onlardır."