şükela:  tümü | bugün
  • böyle bir yayınevi var ve kendileri kitabın içine (künyeye bile yazmamışlar lan) çevirmenin adını yazmayıp büyük iş yapıyorlar.
  • verdiğim on lira'nın hayrını görmemesini umduğum yayıncı. elimde araf yayınları'ndan çıkma friedrich nietzsche'nin ecce homo'su var. neresinden tutsam elimde kalıyor. kötü bir çeviri, abidik gubidik tdk'dan çıkma yeni türkçe kelimeler, bir ton imla hatası (kitabın baskıdan önce kontrol edilmediği açık). elli sayfa okumak gibi insan üstü bir çabadan sonra pes ettim açıkçası.
  • zerre tavsiye etmem. kötü bir yayınevi. kitapyurdu'ndan birkaç gün önce kitap siparişi vermiştim ve kısa olduğu için hemen bitiririm diye düşünüp önce jean-jacques rousseau'nun toplum sözleşmesi kitabına başladım. 15. sayfada bıraktım ve e-kitabını aramaya başladım. daha da ne bu yayınevinin kitaplarını alırım ne de bu çevirmenin. çevirmen şemsettin yeltekin imiş.
    kitapyurdu'nda da ne hikmetse toplum sözleşmesi'nin farklı yayınları arasından en çok bu tercih edilmiş.
  • dikkat araf yayınları'nın herhangi bir kitabını almayın. toplum sözleşmesini aldım. idefix'de sadece bu yayıncının kitabı olduğu için mecburen aldım. hukukçu olduğum için hem eski hem yeni türkçe'ye ayrıca felsefeye de hakimim. kitabı okurken ne anlatmak istediğini anlamaya çalışırken konudan kopuyorsun. tercüme rezil olduğu gibi redaksiyon sıfır. editörleri olduğundan bile şüpheliyim. bir kitapta editörün gözünden kaçan kelime sayısı beşi geçmemeli. bu kitabın her sayfasında mutlaka yazım hatası var hem de öyle hata ki kelimenin ne olduğunu anlamıyorsun. yazarın ismini bile yanlış yazmışlar.

    200 sayfalık kitabın 60. sayfasına geldim, bitiremeyeceğim sanırım. zamanıma yazık.

    almayın, araf yayınlarından bir şey almayın.
  • bir yayıncı.

    kitabevinin birinde bu yayınevinin standını açmışlar. baktım kapaklar falan hoş. fiyatlar gayet makul. hele ki orada çalışan görevli "5 kitap alana 6. kitap hediyedir ve aldığınız 5 kitabın tamamına da %20 indirim uygulanacaktır." demedi mi? gözlerim cennet kapıları gibi pırıl pırıl açıldı ve hemen 6 kitap seçtim bu yayınevinden.

    bugün sıra buradan aldığım kitaplara geldi ve jack london'ın "vahşetin çağrısı" isimli kitabını okumaya başladım. kitap 109 sayfa. piyasadaki örneklerinden takribi 15-20 sayfa kısa. bunu önemsemedim fakat kitabı okudukça bu yayınevinden aldığım kitapları "ne diye aldım?" diye sorguladım gerçekten de. zira kitapta o kadar çok yazım yanlışı var ki. gerek noktalama kullanılmamış, gerek harf eksikliği var, gerekse kelimeler yanlış yazılmış. ve bu bütün yanlışlar da kesinlikle şundan kaynaklanıyor: kitabın büyük ihtimalle herhangi bir pdf kopyasını almış ya da orijinalini taramış, kendilerince birkaç sözde düzenleme ile "biz çevirdik, bir yaptık"a getirmeye çalışmışlar. bakınız birkaç bire bir örnek:

    "ama buck gazete okumuyor ve bahçıvan yardımcılarından manuel'ın kolu bir arkadaş olduğunu bilmiyordu."

    "adam boynuna hamle etti, ima buck ondan daha hızlıydı."

    "yorucu gecenin geri kalanım burada yatarak geçirdi."

    "françois'nın kırbacı havada sakladı ve önce suçluya ulaştı."

    böyle bir ton örnek... bir ton. haddinden fazla.

    son sözde diyeceğim ki bu yayıncıdan aman ha uzak durun. ben yandım siz yanmayın.