şükela:  tümü | bugün
  • livaneli'nin kısa hikayelerini topladığı kitabının adı.
  • kitaba adını veren bu öyküye, isveç te bir film çekilmiştir.
  • aynı zamanda ince memet türküsü albümünde yer alan enstrümantal bir livaneli şarkısı.
  • zülfü livaneli ve yazarlığı hakkındaki fikirlerimden daha önce de bahsetmiştim, beğenirim kendisini. geçen yıldı sanırım, "aaa zülfü livaneli'nin öyküleri, arada sırada birer tane okurum" diyerek almıştım arafat'ta bir çocuk kitabını. ama ilk birkaç öyküden sonrasını okumamıştım, ta ki bugüne kadar.

    bu sabah mülksüzler adlı kitabı (yeniden) okurken aklıma geldi ve bir öykü daha okuyayım diye başladım. ve tüm kitap bitti.

    bahsettiğim gibi öykü kitabı, bu sebeple burada özetlerini yazmak istemiyorum. ama şunu belirtmek isterim ki, öykülerde genel olarak bir melankoli, keder, yalnızlık var. dışarıda bulutlu, kapalı bir hava varmış duygusu doldu içime okurken.

    zaten öyküler genel olarak mutsuz, hayal kırıklığına uğramış, aldanmış insanlara ilişkin.

    tavsiye eder miyim? evet, sonuçta zülfü livaneli.

    kaynak http://dipnoi.blogspot.com/…arafatta-bir-cocuk.html
  • doğan kitaptan çıkan bir zülfü livaneli kitabı.

    zülfü livaneli’nin yıllara yayılan, yıllarla beslenen, zenginleşen deneyim ve gözlemlerinden sınırlar, sınır aşanlar, sürgünler, gurbetçiler üzerine, değerleri yıllarla sınanmış öyküler...
    “boynuna nenesinin astığı mavi gözboncuğuna eliyle dokundu. mavi gözlere karşı koruyacaktı onu. unutmamıştı nerede olduğunu, ama çevresinde olup bitenlerden kopmuştu. aydınlık bir gülümseme yayılmıştı yüzüne. neredeyse kaşlarının üstünden başlıyordu saçları. kıvrım kıvrım, güçlü, kapkara saçlardı. gözleri de her şeye, her zaman şaşarak bakıyormuş gibi kocaman ve parlaktılar. çoğu zaman, hele soğukta nemli gibi dururlardı.”

    bazı insanlar bütün hayatlarını sınırları aşma mücadelesi olarak geçirir. bu konuda tartışmasız en deneyimli kişilerden biri olan zülfü livaneli’nin yıllara yayılan, yıllarla beslenen, zenginleşen deneyim ve gözlemlerinden, almanya’da, isveç’te, danimarka’da, türkiye’de... sınırlar, sınır aşanlar, sürgünler, gurbetçiler üzerine, değerleri yıllarla sınanmış öyküler...

    zülfü livaneli’nin edebiyat alanındaki ilk verimleri olan öykülerini bir araya getiren arafat’ta bir çocuk, yayımlandığı 1978 yılından beri hem türkiye’de hem de dünyada olağanüstü bir ilgi gördü. türkiye’de defalarca basıldığı gibi almanca ve farsçaya da çevrildi. kitaba adını veren öykü isveç ve alman televizyonlarında film yapıldı. arafat’ta bir çocuk’un ana konusu, edebiyatın en eski temalarından “sürgün” ve bütün anlamlarıyla “sınır”. kitapta yer alan öykülerde, türkiye’nin avrupa macerasının başladığı 1960’lardan ve 12 mart 1971’den bu yana işçi ya da siyasi mülteci olarak avrupa ülkelerine savrulan türklerin özellikle kültürel çatışmalar bağlamında yaşadığı sıkıntılar işleniyor.

    www.dogankitap.com.tr
  • kısa öykülerden oluşan livaneli kitabı. daha çok gurbetçiler ve onların yaşadığı travmatik olaylar anlatılmış. insanların iç hesaplaşmaları da ayrıca güzel işlenmiş.

    istikrarlı olarak kitaba devam edemeyeceğiniz bir dönem için okuması daha keyifli.
  • zülfü livaneli'nin öykü kitabıdır.

    genel olarak sıkıntılı insanların sıkıntılı hayatlarının işlendiği birkaç öyküden oluşuyor.

    ben pek hoşlanmadım. yani bir değer göremedim bu öykülerde. bilindik, sıradanlaşmış, pek derin bir fikir barındırmayan öyküler olmuş. ya da zamanına göre bunların tam tersiymiş ama şimdiki zamana göre durum bundan ibaret.

    ayrıca okuduğum ikinci livaneli kitabı oldu. "engereğin gözü"nü okumuştum öncesinde. o iyiydi. en azından sıkmadı, okuttu, merak ettirdi. ama bunu hiç beğenmedim. olmamış sayın livaneli.
  • kitaba da ismini veren ilk hikaye "arafat'ta bir çocuk"la çok küçükken okuduğum gülten dayıoğlu'nun yurdumu özledim romanını anımsatan, sekiz adet hikayeden oluşmuş zülfü livaneli kitabı
  • arafat, mekkede bir dağdır. araf ise cennet ile cehennem arasındaki yer. yağmur atsız a göre livaneli, cehaleti yüzünden bu ikisini birbirine karıştırmış. heh.