şükela:  tümü | bugün
  • çok yakında başlatılacağı duyurulmuş çalışma. dış ilişkiler bakanlığı müsteşar yrd hikmet özipek'in yaptığı açıklama:

    "myanmar hükümeti'ne gereken uyarılarda bulunuyoruz, çok yakında arakanlı kardeşlerimizden bir kısmını aşamalı olarak ülkeye getirecek çalışmalarda bulunuyoruz."

    bakanlık danışmanı prof dr murat arakan:

    "suriyeli sığınmacılar ülkemize kısa sürede uyum sağladı, myanmar'da zulüm gören ve bölgede hayatını idame ettirmesi artık mümkün görünmeyen nüfusun da kademeli olarak devletimize kazandırılması uzun vadede ülkemize iş gücü ve yetişmiş nüfus olarak güç katacaktır."

    myanmar times'ın yazdığına göre myanmar hükümeti de türkiye cumhuriyeti'nin arakanlı nüfusu ülkesine kabul etmesi halinde çatışmaların sona erebileceğini duyurdu. anlaşmalar sağlanır sağlanmaz çalışmalar başlatılacak ve ilk kafile yılbaşından önce gelecek.

    5 yıl içinde gelecek arakanlı mülteci sayısının totalde 1 milyon 200 bin olması bekleniyor.

    kaynak: http://www.moi.gov.mm/npe/km/?q=content/2-sep-17
  • (bkz: gelsin. onlar da gelsin.)

    götü boklu hayır kurumu ülkemiz tüm dünya mazlumlarının yanında.

    bizim ekonomi terör adalet dış politika gibi sayısız başlıkta sorunumuz olmadığı için enerjimizi gücümüzü uluslararası bir yardım kuruluşu olarak harcamalıyız. bu yüzden evet.

    suriyeliler ile akraba olduk şükür, onlar da gelsin bir sinerji yaratalım.

    edit: asıl problem gelecek olmaları da değil, birisi isterse sorgusuz sualsiz getirilecek olmaları. gelmesinler demektense "birilerinin isteğine karşı gelecek hiçbir şey yok, farkında mısınız" demek lazımdı. okur okumaz kan hipotalamusuma sıçradığı için makul mantıklı cümleler de kurabilmiş değilim. bu arada haber de gerçek değil muhtemelen. şayet bu girişimi kale alırlarsa, teyit.org linki gelecek buraya.

    son sözüm: #hayır çat diye getirilemesinler!
  • "suriyeli sığınmacılar ülkemize kısa sürede uyum sağladı"

    dünya'nın en kısa fıkrası. mültecilerin geri dönmesi için uygun şartlar sağlanacağına adamlar yenilerini getiriyor. delirmemek elde değil.

    not: nefretinizi savaştan kaçan zavallı insanlara değil, mültecileri herhangi bir önlem almadan toplum içine salan siyasetçilere yöneltin lütfen.
  • hay allah belanızı versin ya kendi ülkemizde mülteci olacaz. sanki koca evrendeki tek müslüman ülke türkiye de arakanlılarla ilgileniyoruz.
  • müsait değilseniz biz çıkalım mı?
  • tek müslüman ülk biz miyiz tek müslüman biz miyiz siktirin gidin başka ülke baksın veya kendi başınızın çaresine kendiniz bakın diye haykırmak istenilen durum. değil mi?
  • biz çıkarsak buralara daha fazla mazlum sığabilir diyor ve botumu hazırlamaya koyuluyorum. on kişi için daha yerim var arkadaşlar.

    not: can yeleği olmayan başvurmasın lütfen.
  • bence gelmelerinde bi sıkıntı yok hem bizim içerki oda boş ordaki elektrik süpürgesini çamaşırlığı faln çıkarırsak yere yatak serip yatabilirler
  • burdaki müslümanları oraya gönderelim, myanmar hükümetini sikip atsınlar... hem biz de kurtulmuş oluruz, oh mis...

    (bkz: win win)
  • zihniyetten ziyade, tukiye'nin pakistan'a donmesi derken bunu da (ekonomik aciyi da) kastediyorduk.
    (yuksek nufus, yasam kaliteleri dusuk; nufustan dolayi buyuk ekonomi.- veya hindistan-) *haberin doğru yanlış olması mesele değil, zaten elimizde yapılmışı var*, dahası da gelebilir.*

    egitim ve onun getirdigi katma degerli uretimde geri kaldigimiz icin her sene ekonomiyi buyutmek icin yeni numaralar bulmak zorundayiz (yuksek teknolojinin sanayimizdeki payi 2006'da 6,5% iken, su an 3%) ve tembelseniz, makro buyume icin en temiz, en zahmetsiz yol "nufus"tur. insan dogur/ ya da getir; ekonomi buyusun. kalitesiz bir buyume evet, ayni zamanda surdurulebilir de degil (dogurursalar surdurulebilir hale de gelebilir.) ancak ekonomi buyur; halk gunden gune fakirlesiyor olsa bile meydanlara cikip "5% buyuduk bizi kiskaniyorlar" diyebilirsiniz, secim de kazandirir.

    demografik buyume milli hasilayi ciddi oranda (toplamin 40% dolaylarinda) tetikler.- tarihe baktigimizda boyle bir istatistik gorebiliyoruz.-
    `:kaynak: capital in the twentyfirst century`

    yasam kalitemiz ve satin alma gucumuz gunden gune dusuyor ve dusecek de; ama ulke makro olarak hep buyuyecek. peki bunun bize ne yarari var? eh iste, vatan sag olsun oyle degil mi?