şükela:  tümü | bugün
  • bundan daha kötüsü itiraz ederek öğrenen insandır.
  • internetin olmadığı zamanlarda araştırmak çok daha zordu. ansiklopediler, kitaplar, sözlükler, kütüphaneler arasında samanlıkta iğne arardınız.

    o zaman bile şansımızı saydılklarımda deneyip başarısız olduğumuzda bir bilene danışırıdık. bilmemekten, bilmediğini göstermekten de biraz çekinirdi insanlar. başkasının vaktinden çalıyor olmaktan da.

    yeni türkiye'de cahillik utanılacak bir şey olmadığı, okuyunca afakanlar bastığı için en basit soruyu bile soruyor haspam.
  • güvendiği birine sorusunu sorarak araştırma işini yaptığını düşünen insandır kaldı ki kendine düşen sorumluluğu fazlasıyla yerine getirmiştir ben de yaparım beş dakikalık konuyu araştırıp saatlerimi işime yaramayacak kısımları okumakla harcayacağıma bir bilene sorarak işim olduğu kadarını öğrenir geri kalan detaylı bilgiyi sonradan kendi çabalarımla biraz akıl yürüterek biraz internetten bakarak öğrenirim
    (bkz: ne var bunda)
  • sormak da araştırmaktır neticede. bazen internete sorarız, bazen ansiklopedilere, bazen insanlara...
  • soru sorduğu kişinin vereceği cevapla yetinecek olan kişidir.

    dün bir sözlük yazarı ile "ne alakası var" tarzında başlayan ucuz konuşmalardan birini yapıyordum. kendisine söylediğim şeyin ispatı bakımından makale adlarının da olduğu bir şey gönderdim. kendisi bu tip yayınları tercih etmediğini söyleyip ekledi; sevgilim beyin cerrahı.

    asdfgh. elinin altında tek tıkla ulaşabileceği bilgiyi okumak yerine kocişine sorup onun söylediği şeyi anında kabul edecek çünkü.

    bir insanın soru sormasında sıkıntı yok. öğretmenim ve her hafta dersin bir bölümünü bilimsel zırvalara ayırıyorum. mesela "haftaya kuantum düşünce tekniğini konuşacağız, biraz araştırın fikrinizi oluşturun ona göre gelin." diyorum. diğer türlü beni kendilerine göre daha bilgili gördükleri için saçma desem de doğru desem de inanacaklar. önce onların fikirlerini alıp sonra konuyu tartışıyoruz. insan bu sayede şunu fark ediyor. internet hem bir nimet hem de büyük bir çöplük. ve çöplük kısmı daha büyük olduğu için insan doğru araştırma yapmazsa ilk olarak yanlış bilgiyle karşılaşıyor.

    işin erbabı olduğunu düşündüğümüz kişilere de soru sormak garanti bir yol değil. sonuçta etrafta evrime inanmayan biyologlar, homeopati uzmanı doktorlar, olaylara tek yanlı bakan tarihçiler, radyasyonla ilgili yanlış bilgiler veren fizikçilerle dolu. araştırmak bile yetmez, araştırdıktan sonra kıyaslama da yapılması gerekir.

    konu sadece bilimsel çalışmalar da değil. sinema ve edebiyat ürünlerinde de aynı şey var. bir dalda artık usta olmuş kişilere kitap ve film önerileri sorulduğunda hep klasik şeyleri söylüyorlar. zaten herkesin şimdiye kadar okumuş/izlemiş olması gereken şeyleri. sözlükte de herkes kendini otorite gördüğü için film ve kitap önerilerine dünyanın en standart şeylerini yazıyorlar. adamın önerdiği kitap suç ve ceza, film önerisi cinnet. yedik onu biz. bir insanın estetik zevki varsa zaten önerilen şeyin iyi bir şey olduğunu da anında anlıyor. hatta öneriden ziyade kendi bulduğu şeyin daha güzel olduğunun da farkında oluyor.
  • tam tersi de cok yorucudur.

    iki saniyede ogrenebilecegin bir bilgiyi arastirarak 2 saatte edinirsin. islerin kalir, yetistirmek icin daha cok calisirsin.

    bir de arastirdigin seyi unutmamak bence koca bir yalan. arastirip ogrenip saniyesinde unutuyorum. zeka geriligi de yok diye biliyorum ama, neyse.
  • araştırmak da soru sormaktır aslında.

    burada kastedilen herhalde en yakındaki, en kolay ulaşılan kişiye sormakla yetinen insan.
  • cemaatlerin yayılmasına neden olan insandır.
  • ihtiyacının bir kısımı kadarını* öğrenmek isteyen kişidir.
    konuda uzmanlaşmak veya daha fazla bilgi edinmek isterse de araştırma yapması gerekir.