şükela:  tümü | bugün
  • son sierra bombasi olmaya henuz aday oyun, sitedeki aciklamaya gore 24 agustosda cikacak oyun ne hikmetse istanbulda cd'de satilmakta. fallout gibi bir isleyise sahip olan oyunun deli gibi character background secenekleri, ayni inventoryde flint and steel weapon yanisira fotoraf makinesi bulunabilmesi, real time ve yahut turn based oynanabilmesi, asiri fazla (detayli) character development secenekleri, .. gibi şık ozellikleri var. adventure sevenlerin denemesi gereken bir oyun
    israrla bakiniz: (http://www.sierrastudios.com/games/arcanum/)
  • fallout yapimcilari elinden cikan ve fallout 2 tarzinin otesine gecmeye ugrasmis, ve voleyi fantastik irklarin ve dunyalarinin varliklarini gunumuze kadar getirmeleri fikri ile vurmustur. smokinli dwarf, makinist elf.

    bununla birlikte oyun atmosferi, mekani ve karakterleri , bazen nere bura dedirtecek cinsten.
  • demosu sadece 2 bolumden olusan, piyasada beta testerlera verilen versiyonu dolanan oyun.
  • teknoloji ve büyünün aynı anda var olması düşüncesinden asla hoşlanmamıştım -arcanuma kadar. oyunu yapanların fallout ekibi olduğunu ve teknoloji/büyü konseptini öğrendikten sonra bu işi kotarabilecek insanların olsa olsa bu fallout ekibi olabileceğini düşündüm ve şimdi, oyunu bitirdikten sonra bu düşüncemde haklı olduğumu görüyorum. abiler yapmışlar. olmuş. hatta şu anda dwarf ırkını çakmaktaşlı tüfeklerden ve buhar makinelerinden ayrı düşünmekte zorlanıyorum. arcanum olayı bir adım ileri götürmek iddiasında, ve bence bunu başardı. belki iddialı bi öngörü olucak ama bence arcanum bir çığır açıcak ve büyü/teknoloji konseptli yeni bir fantastik akım doğuracak.
    oyunun bu büyü/teknoloji olayındaki başarısının dışında bir rpg oyunu olarak baktığımızda da gayet şahane olduğunu söyleyebilirim. kıstas tabi ki baldur's gate veya diablo değil! arcanum beş düzine baldurs gate eder! adndnin kısır mantığından, geyik senaryolarından ve felsefik zayıflığından çoooook uzakta oyun. oyundaki dwarf kralıyla konuşmam tolkienden bu zamana kadar kaybettiğim dwarflara olan saygımı yeniden kazanmamı sağladı, ufkumu açtı. kıstas ne o zaman? ben fallout'u düşündüm hep. bilenler bilir fallout'un süperliğini. arcanum için fallouttan iyi diyemeyeceğim -şimdilik en azından. fallout'un post-nuclear atmosferini bir daha herhangi bir oyunun yakalayabileceğini de sanmıyorum. ama arcanum'un fallouttan iyi yanları var, bu bile arcanumu çok iyi bir oyun yapmaz mı?
  • windows 2000 advanced server uzerinde oynayip bitirdigim oyun.
  • win2000de $ahane cali$ip,$u ana kadar içinde en cok quest gordugum oyun.
    bi de ayni anda hem silah$or hem de buyucu olmanin tadina varilabilen tek oyun.
  • ileri derecede gizli, gizemli anlamina gelir.
    (bkz: arcane)
  • oyunun en sacma olaylarindan biri karakterin en fazla 50. level olmasina izin veriyor olmasi. karsilasilan yari-tanri nin da ayni level da olmasi "acaba ben allah mi oldum" sorusunu getiriyor akillara.
  • zekası 1, güzelliği ve karizması 13 olan ve questlerde önemli şahıslara bazen öpücük, bazen daha fazlasını vermek suretiyle ilerleyen bir şuh aptal sarışından tutun da, kurbanlarının ruhlarını çağırıp onlarla dalga geçerek kötülük ibresini sonuna yaslayan teknofobik elf büyücüye, hastalıklı vücudunu elektromekanik cihazlarla (charged ring gibi) geliştirip tüfekle attığını gözünden vuran bilim adamına, doktor frankenstein'ın laboratuvarından kaçıp da doğru dürüst konuşamadığı için devamlı hakarete maruz kalan çirkin piromanyak cüceye, persuasion'u dibe dayalı ve tuttuğunu koparan kayserili gnom tüccara kadar her karakteri yaratabileceğiniz, kapsam ve inandırıcılık bakımından baldur's gate'i cebinden çıkaran müthiş oyun
  • karakter yaratmada sınır tanımayan bir oyun olmasının yanında side quest'lerinin çokluğu yüzünden bitmek bilmemesi kimi zaman loop'a girmiş hissi verebilmekte.
    hırsızlığa abanan bir karakter için cennet bir mekan arcanum memleketi, tekrar tekrar oynansın diye ellerinden geleni yapmış sierracılar.