şükela:  tümü | bugün
  • arda'nın reviri caner için kapatmasıyla tatlıya bağlayacak hadise.
  • bu olayı doğru analiz edebilmek, olayın iki futbolcunun idman içindeki kavgasından fazlası olduğunu algılayabilmek için olaya dahil olan unsurları açıkça ortaya koymak gerekir.

    “kimsin lan sen, adam mısın?”

    kavga sonunda caner'in arda'ya söylediği bu söz önemli ve bize olayın tamamını görmek açısından bilgi verecek bir kenarda dursun.

    caner erkin kimdir?

    caner erkin piyasaya manisa formasıyla çıkmış, oradan rusya'ya transfer olmuş ve rusya'da futbol oynamış bir oyuncudur. caner, rusya'ya gitmeden önce arda turan ile takım arkadaşıydı ve aynı rütbeye sahip takımın gençleriydiler. caner ile arda'nın yolları bir kez daha kesiştiği zaman arda, galatasaray'ın kaptanı caner ise, rusya liginden kiralık gelen bir oyuncuydu. rusya diye ısrarla vurgulamamın sebebi şudur; rus kültürü ve rus insanı bizden çok farklıdır. herkesin bireysel olarak görevini yapması halinde başarıyla ulaşacaklarını düşünürler ve değil kaptana oyun içi liderine dahi ihtiyaç duymazlar. "abilik" sistemininden çok farklıdır. caner, burada zamanını geçirip türkiye'ye döndü.

    türk futbolunda takımlarına egemen olan kültür nedir?

    abilik kültürü hakimdir. herkesin yaşı bilinir ve bir yaş küçük olan bir yaş büyük olana abi der, abi demek zorundadır. milan'ın takım abilerinden bahsedilir ama asıl türkiye'de hemen her takımın abileri vardır ve kimse bu abilere karşı gelmez, gelemez. ağalık düzeni diyebilirsiniz, devrecilik diyebilirsiniz ne derseniz deyin gerçek budur. takımın abileri takımın sahipleridir ve muhtemelen kaptanıdır. kaptan ne derse o olur. kaptan yemeğe geldiği zaman herkes masada olmak zorundadır. rus liginin tam zıttı bir durum.

    sezer badur'un bu bahiste ne işi var?

    abi kültürü ve etklerini yabancılar yahut gurbetçi türkler tam olarak idrak edemez ve bu durum karşısında zorlanırlar. pek azı dile gelip bu konuda şikayet eder, sezer badur onlardan biridir; abi olayına bir türlü alışamadığını ve bu durumdan çok rahatsız olduğunu söyledi. gurbette yetişen bir oyuncunun adaptasyon zorlukları. caner erkin'in rus liginde geçirdiği zamandan sonra abi kültürüne larşı mesafeli durması bu şekilde anlaşılabilir.

    bir kaptan olarak arda turan;

    arda'nın işi çok zordu ve bu ağırlığı kaldıramayacağının sinyallerini saha içindeki davranışlarıyla ( pas verirken adam seçmesi ) maç sonrası açıklamarıyla ( ankaragücü maçından sonra baros'un kaçırdığı golü gündeme getirmesi ) bunu belli ediyordu. işi çok zor zira arda turan kaptanı olduğu takımın abisi değil. kendinden büyüklerle ilgili durumu; ben bu takımın kaptanıyım ama takımda son sözü emre abi, ayhan abi söyler diyerek açıklığa kavuşturdu. aynı altyapıda beraber yetiştiği oyuncular aralarından birinin kaptan olmasından zaten memnundu.

    caner ise tekrar aynı takımda forma giymeye başladığı arda'nın yeni haline çok şaşırmıştı. takım arkadaşı olan çocuk gitmiş yerine nasıl davranacağını kestiremeyen, kaptan gibi davranmak isterken abi gibi davranan bir adamla karşılaştı ve bu muhtemelen bu durumu içine sindiremedi.

    “kimsin lan sen, adam mısın?”

    sözleri şimdi daha anlamlı geliyor. üç sene önce eşittik ne oldu da havaya girdin bana artislik yapıyorsun demeye getiriyor ve açıkça biat etmiyor. bu durumu da, uzun süredir hal ve hareketleriyle belli ediyordu. arda bu durumu çözme konusunda yalnız (abiler nerede hani ) ve çaresiz kaldı.

    dünyadaki başka takımların genç saha içi liderleri ne yapıyor?

    brandon roy adında bir nba, basketbol oyuncusu var. takımı olan portland trail blazers'ın saha içi lideriydi ve herkese ne yapması gerektiğini söylüyordu. bu sene başında takıma veteran, abi olarak değerlendirilebilecek üç oyuncu katıldı ve roy ne yapması gerektiğini düşünürken takım liderliği konusunda bir adım geri attı ve son söz hakkını yeni gelen abilere devretti. bu noktada takımın abilerinden howard, roy'u bir köşeye çekti ve şu mealde bir konuşma yaptı; bize olan saygın yüzünden bir adım geri attığını görüyorum ama bilmen gereken bir şey var; bu takımın en iyi oyuncusu sensin ve bu takım hala senin takımın. eğer abilere nasıl davranacağın konusunda sıkıntı çekiyorsan bir sonraki idman sırasında bana herhangi bir sebep yüzünden takım önünde fırça atmanı istiyorum. bana bu şekilde davranabildiğini gören herkes tekrar olması gerekeni anlayıp senin liderliğinde yola devam edecektir.

    galatasaray futbol takımında arda turan'a kaptanlık konusunda yardım edecek böyle bir abi yokmuş, anladık. ayhan akman ya da emre aşık kendi abiliklerinden feragat edip arda turan'ın kaptanlığı hal ve hareketleriyle kabul ettiklerini gösterselerdi caner ile arda bu noktaya gelemezdi. düşünün takımın kaptanı hasan şaş olsa caner yahut başka bir oyuncu bu şekilde hareket edebilir miydi? mesele caner'in arda'nın kaptanlığını kabul etmemesini dışarıya yansıtmasıdır.

    kan dökmeden bu iş çözülür müydü?

    çözülürdü elbet. lakin şöyle bir durum var. futbol takımları içinde oyuncular birbiriyle kavga eder, bu böyledir. hepsi basına yansımaz ama ederler. takımın abileri olaya müdahil olur falan filan. arda turan, kaptanlığını tanımadığını hal ve hareketleriyle belli eden caner erkin'i bir şekilde uyarmalıydı ve evet bu tüm takımın gözü önünde olmalıydı. söz dalaşı anlaşılabilir bir durum lakin bir kaptan işi yumrukla çözme noktasına geldiyse kaptanlık yapabilme konusunda sıkıntı var demektir. arda iş bu noktaya gelmeden, yumruk sallamadan bu işi çözebilmeliydi.

    çözemedi, çünkü yalnız kaldı. takımın abilerinde iş yok, takımın gidişatı iyi değil, taraftarla arası açık...
  • hani messi ile kıyaslıyorlar ya arda'yı. messi'ye falan gerek yok. avrupa'da oynayan 5. sınıf herhangi bir futbolcu ile kıyaslayın. tekniğini, yeteneğini değil ama, profesyonelliğini. sırf arda'yı da değil tüm türk futbolcuları. liverpool'dan gelen harry kewell kadar hangi oyuncu mütevazi galatasaray'da. ya da profesyonel.

    bu bizim genimizde var. biz profesyonel değiliz. arda'nın bu takıma yaptıklarını kimse yadsıyamaz. özel hayatıdır sinemaya da gider, kız arkadaşı da olur. ama işte burada dikkat edeceksin. jest yapıcam diye tevazuyu elden bırakmayacaksın. sinemaya gideceksin ama sinemayı kapattırmayacaksın. profesyonelliği halkla ilişkilerde de elden bırakmayacaksın, sırf top oynamakla olmaz. sakat sakat da oynamayacaksın o da sığmaz profesyonelliğe. o zaman ne olur: taraftar seni "kimisi sinema peşinde" diye protesto eder. sen de profesyonel olmadığın için taraftara küsersin, moralin bozulur, gayet doğal olabilecek bi tartışmayı profesyonel olmadığın için yumrukla sonlandırırsın.

    galatasaray yönetimi, her reklamda bu adamı kamera önüne atarak siz sanki suçsuz musunuz? mümkünse bi ricam var sizden. iyi bi iş yapıp tugay'ı getirdiniz ya başına altyapının.. lütfen herşeyi bıraksın önce profesyonelliği öğretsin o çocuklara. çünkü bu küçükten ancak öğrenilirse çözebileceği bir sorun bizim ırkmızın.
  • arda'nın hastane kapatması ile olay tatlıya bağlanmıştır. romantik çocuk vesselam.
  • caner'in galatasaray sağlık ekibi'nin ocağına düşmesiyle sonuçlanacak talihsiz bir olaydır.
  • keşke aşkla dudaktan birbirlerini kapsalardı ve ateşli bir öpüşme sırasında emerken patlatmış olsaydı arda, caner'in dudağını.

    şiddet yerine sevgi göstermek çok mu zor lan şu halka televizyondan!

    (bkz: toplum buna hazır değil)
    (bkz: hadi len ordan)
  • neeskens'in araya girip ikisini de tokatlamasıyla son bulduğunu umduğum hadise.
  • baros, franco, neill, jo ve keita'nın yuvarlak oluşturup merakla seyrettiği kavgadır bu. bir şeyleri özetliyor.
  • fotoğraflardan birinde rijkaard kolunun altına almış arda'yı belli ki sakinleştirmeye çalışıyor. ancak arda'nın o fotoğrafta hala devam eden asabiyeti, tehditkar duruşu ve o parmağı cidden soğuttu beni arda'dan. ilk duymamda önemli değildir derken, o fotoğrafı görünce anladım ki önemliymiş.

    yazık oluyor arda, yapma be yau.

    o foto
  • arda turan'ın 10 saniye içinde antipatimi kazanmasına neden olan olay. gerçekten hayretler içerisindeyim helal olsun sana arda.