şükela:  tümü | bugün
  • ankarada yüksel caddesiyle konurun kesiştiği köşede bulunan cafe. eski kitaplar da satar, ve geniş sayılacak bir kütüphanesi vardır. dumanaltı olmadan ve uzun süre rahat rahat oturulacak bir yer olduğundan uzun süredir görüşülmeyen arkadaşlarla buluşulduğunda gidilesidir.
  • özellikle kendi özel harmanları olduğunu söyledikleri ardıç çayı denenmeye değerdir, içinde envai çeşit ot mevcuttur.. bardağın üstüne yerleştirdikleri çay süzgeci benzeri telin içinde olan otlar bir süre sonra çıkarıldıktan sonra yenebilmekte ve damakta enfes bi tat bırakmaktadır. tabi bazen parmak kadar tarçında çıkmakta, aaa bu ney lan deyip hepsini birden yutmamak lazım, zira kafa yapabilir... nerden biliyorum, denedim mi belki evet belki hayır herşey heryerde söylenmez...
    bunun yanında menüleride çok hoştur, zira fiyatlar elinize tutuşturulan şeyin yüzde 10unu kaplamakta yüzde 90ı için
    bakınız murathan mungan
    bakınız masal
    http://www.benimsayfam.com/…eler/derleme.asp?id=618
  • karizmatik, sakallı bir arkadaşımın da çalıştığı mini mini yer.
  • yüksel'de limon bazar'ın üst katında bulunan, gülen yüzlü çalışanlarıyla sıcak cafemsi kitabevi.
  • çok sıcak ve güleryüzlü bir ortammış gibi geliyor insana ilk girince. hatta eski kitaplara bakıp ne güzel bir yermiş, keşke daha önce keşfetseymişim diyorsunuz. ta ki o eski kitapların fiyatını sorana dek. iki adım ötede olgunlarda yarı fiyatına olduğu halde, yüzüne bakılmayan kitaplara, dünyanın nadide koleksiyonlarından çıkma el yazmasıymış gibi fiyat biçiyorlar.
    ilk zaman dedim ki olacak o kadar entel bunlar, kitapları ucuzdan satıp değersizmiş gibi yapmak istemediler herhalde. ancaaak ben cnvr burayı bir güzel test ettim. evde okumadığım tuğla biçimli, orijinal kitaplarımı takasa götürdüm. alın dedim sevgili edebiyatsever dostlarım sizlerle mutlu ve karlı bir alışveriş yapalım. orada benim kitaplarıma altı üstü elli sayfalık dandirik kitabı vermeyi teklif ettiler. işte o anda bitti benim için bu şirin kafemsi. yüzlerinde beliren o pis esnaf gülüşünü görünce tüm herşeyi anladım. burası çakal dünyası olmuş, pis pis entel kokuyor dedim, çıktım ve bir daha hiç gitmedim.
  • her şehirde var mı bilmiyorum ama kayseri'de de var bir tane ardıç kitabevi. ingilizce kitaplar denilince akla ilk gelenlerden birisiydi bir zaman. şimdi ne haldedir bilinmez.
  • erdinç abi, nedim abi deyu bildiğimiz ki hiç bir samimiyetimiz de yoktur kendileriyle, bir de aysusu olan ankaranın güzel bir kafesidir efendim. kitabevi dediğine bakmayın duvarlar hep kitab dolu ama okuyan yok müthiş bir gürültü uğultu. her daim dolu. gönül ister boş olsun insanlar kitab okusun.
  • mekan guzel de çalişanlari acayip sipariş verirken tadirgin olmaniz elde degil asık yuzler kisik konusmalar, acaba ben mi kaba davraniyorum diye kendimi sorgulayim inanilmaz kibar sekil de sipariş verip siparisim geldiginde cok kibar bir sekilde teşekkur etmeme ragmen durum ayni ve tum bu durum tum calisanlar icin sozkonusu..
  • (bkz: #31125942)