şükela:  tümü | bugün
  • izmir devlet tiyatrosunda bu sezonun oyunu.

    "oyun “arf sabiti” adını dünya matematik literatürüne geçiren dahi matematikçimiz cahit arf’ın yaşamını ve hayatı boyunca mesleği ile vatan sevgisi arasında kalarak sürdürdüğü mücadelesini gözler önüne serer. biyografik ögelerle beslenmiş, dram türündeki oyun, cahit arf’ın hayatından kesitler sunmakta ve ülkemizin önemli bir sorunu olan “beyin göçü” olgusuna dikkat çekmektedir."

    (bkz: arf değişmezi)
  • izlerken cahit arf ' a olan hayranlığımı bir kez daha pekiştiren tek perde 1.45 saat oyun.
  • bu akşam izmir devlet tiyatrosu konak sahnesi'nde izlediğim; etkilendiğim, çok kıymetli bir eser.

    10 tl'nin değeri dolar ve diğer yabancı paralar karşısında artacak hatta onları geçecekse bunu üzerinde resmi olan böyle insanlar sayesinde başaracak.

    değerli matematikçimiz cahit arf'ın yaşamı anlatılıyor eserde. bu yapılırken bir önceki yüzyıldan bir alman matematikçiyle konuşarak, geçmişe dönüşlerle ve geçmişte yapılanların neden yapıldığı, bunların sorgulanışıyla yapılıyor tüm bunlar. iki farklı bakış açısının da sunulması esere derinlik katıyor.

    ülkemizin kanayan yaralarına, günümüzde de hat safhada maruz kaldığımız toplumsal, düşünsel ve akademik sorunlarımıza çok güzel bir şekilde değiniliyor. yabancı hayranlığı ve özentiliğe dair güzel eleştiriler vardı. bunun dışında dağdaki çoban ve tübitak göndermeleri de güzeldi.

    savaştan çıkmış yorgun bir ülkede idealist, vatanına fayda sağlamak isteyen bir bilimci...

    benim en beğendiğim şey eserin kendisiydi. eserin sahnelenişine dair en önemli eleştirimse yaklaşık dört beş dakika video izlememize dair olacak.

    bazı geçmişe dönüş sahnelerinde videoya başvurulması son derece rahatsız etti (ama eserin değerinin yanında bu rahatsızlık unutuluyor tabii). tiyatro canlılığıyla, gerçekliğiyle güzel. video kullanacaksanız oyunu hepten kameraya alın sonra perdeye yansıtın; siz de rahat edin biz de (tabii bu durum oyunun metninde, sanmıyorum ama, "video şeklinde sahnelensin" diye yazılmışsa bu eleştirim yazarı da kapsar).

    eklemeden edemedim (burası da hem sahnelenişi hem de böyle olmasını yazar istediyse yazarı da kapsar): videolu kısımlardan birinde bir ev alma sahnesi var. burası gereksiz yere komik yapılmaya çalışılmış. zaten bildiğimiz ve öğrendiğimiz karakterler yazıyla ve okla gösterilmiş, çakal satıcı rolünde bir karakter konulmuş. eserin genel havasına hiç uymuyor bu küçük kısım.

    ayrıca oyunun sadece izmir devlet tiyatrosu temsilini kapsayacak bir ek daha yapayım: rektörün lacivert takım elbisesine bayıldım.
  • izmir devlet tiyatrosu'nun bu seneki yüz aklarından biri olan oyun.
    her şeyiyle dört dörtlük bir 1 saat 45 dakika geçirdik. bir yarı daha olsa eminim ki çoğu kişi sıkılmadan izlerdi. emeği geçen herkesin ellerine sağlık.