şükela:  tümü | bugün
  • hayat sigortasında: bir mortalite tablosunda giriş yaşında gözönünde bulundurulan nüfus topluluğuna “esas nüfus grubu” veya “argüman” adı verilir
  • (bkz: sav)
  • kamusal alanda rasyonel tartışmanın en temel unsuru.
  • tdk derki:
    bu fransızca kelime olup, isimdir. kullanımlarıda şöyledir.

    - kanıt.
    - tez, iddia, sav.
    - gök bilimi bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer.
    - matematik bir çıkış kümesinin değişkeni.
    - matematik bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.
  • çok da teknik, akademik, bilimsel, ağır başlı insanların bulunduğu ciddi bir toplantı değilse bu kelimenin kullanıldığı mecra; cümlenin içindeki öteki kelimeler arasında sırıtabilir, ne arıyorum ben bu dandik konunun içinde, bu varotik kelimelerin arasında der gibi isyan edebilir. öte yandan cümle içinde kullanan şahsın anlatımını da kuvvetlendirmekten ziyade kendisini laf ebeliği mertebesine yaklaştırmaya yarayabilir ancak. dolayısıyla sıradan, eş dost sohbetlerinde geçen, laf olsun torba dolsun kategorisindeki cümlelerde eş anlamlılarını kullanmak daha bir yerinde olacaktır.
  • sözlük gibi amdan götten yerlerde bunu diyenlerin ağzının ortasına ortasına zumzuklar serpiştirmek geliyor içimden. öyle anlamsız öyle kendini önemli hissetme enstrümanı. uzun uzun yermeye gelmiştim ama hevesim kursağımda kaldı (bkz: daha önce sikilmiş zaten bu)
  • bu kelimeyi kullanınca büyüyorsun. adam oluyorsun. ama kullanmazsan cahilsin.
  • bir fonksiyonun değişkenine de denir.
  • herşeyi argüman şeklinde ifade edemeyebiliriz ya da ettiğimizde niteliğini eksiltebiliriz. örneğin kambriyen (500 milyon yıl önce) ve permiyen (250 milyon yıl önce) dönemlerine ait jeolojik haritaları karşılaştırarak, kıtaların ne şekilde hareket ettiklerini anlamaya çalıştığımızda, görsel olarak hangi kıtanın hangi kutba doğru ilerlediğini, hangi kıtaların çarpıştığını ve bu çarpışmaların ne tür levha hareketlerine yol açtığını, diğer bazı bilgilerle beraber, anlayabiliriz. elbette yine, aynı iki haritaya gerek duymadan, haritanın tüm bilgilerini bir önermeler bütününe dönüştürerek ve bu önermelerden bir argüman dizisi oluşturarak da hangi kıtaların çarpıştığını ve bu çarpışmaların ne tür levha hareketlerine yol açtığını anlayabiliriz. yine benzer şekilde bir laboratuvar ya da saha deneyini de argüman formunda ifade edebilir, tüm deney düzeneğini bir önermeler bütünüyle ifade edebiliriz. ancak hiç kuşku yok ki, ne harita gibi görsel modellerin, ne de gerçek deneylerin argüman formuna dönüştürülmesi bu ikisini vazgeçilebilir kılmaz. çünkü yer bilimlerinde haritalar gibi görsel modellerin ve neredeyse tüm doğa bilimlerinde gerçek deneylerin, örneğin kuram seçimi ya da kuramları test etme gibi konularda, oynadığı önemli rol ancak bu nesnelerin ya da pratiklerin "olduğu gibi" uygulanmasıyla gerçekleşmektedir.
  • sözlük yazarlığıma başlamamla, kullanma sıklığım artan kelime. böyle olmuş olmasını da sevmiyorum. önceden beridir kelimenin varlığından haberdardım lakin, yazar olana kadar cümle içinde kullandığımı pek hatırlamam. varsa da 1-2 tanedir. her neyse... benim için bu kelimenin hayatımdaki yeri, sözlükte yaygın olarak kullanılan "nutella", "ateizm", "bira hammallık yeaa" gibi kelime ve kelime gruplarıyla, mutfağın, lavabo altındaki dolabında içi boş bir şekilde bekleyen kavanozdan farksızdır.