şükela:  tümü | bugün
  • lat. acıma hissine dayalı gerekçelendirme.

    özellikle hukuksal savunmalarda karşımıza çıkabilen, mantığa dayanan tartışma yerine karşı tarafın acıma hissini harekete geçirmeyi amaçlayan, böylece konunun veya davanın özünden kaçınmayı amaçlayan argüman.

    amerikan avukatlık film ve dizilerinde (özellikle daha eski olanlarda) karşımıza çıkan "bakınız, ne kadar da masum... bu yüze sahip biri hiç katil olabilir mi?" veya "zaten annesini babasını kaybetmiş olan bu yavrucağı bir de onları öldürmekle itham etmek nasıl bir zalimliktir, canavarlıktır?" gibi hamasi ve fakat yürek paralayıcı laflar, argumentum ad misericordiam'ın iyi örnekleridir.

    (bkz: duygu sömürüsü)
  • bunun kardeşi için (bkz: argumentum ad lazarum)
  • (bkz: arabesk)
  • "mağduru oynamak" olarak da bilinir. yalın alpay, yalanın siyaseti kitabında tanımlamış ve örnek vermiştir:

    "bu tür safsata kurgularında, özellikle yerine getirilmemiş bazı ödevler için sorumluluk almak ya da hesap vermek istenmediğinde, çürütme yapmak isteyen kişi, kendisini ve durumunu, insanların kendisi için üzülecekleri ya da en azından sempati besleyebilecekleri bir şekilde sunar. insanların merhamet ve şefkat duygularını istismar etmeye yönelik bir hileli akıl yürütme yöntemidir.

    örnek:
    kabataş'ta bacılarımızın başörtülerini zorla çıkardılar, üzerlerine idrarlarını yaptılar. işte gezi ruhu dediğiniz şey, kendini koruyamayan kadınlara kimsenin yapmayı aklından bile geçirmeyeceği işkenceler yapan bir ruhtur.

    önceleri medyada pek çok kişinin savunduğu bu tezin, kamera görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından bütünüyle uydurma olduğu anlaşılmıştı. ancak bu uydurma tez, gezi olayları sırasında sanki islami yaşam tarzı süren insanlara bir mağduriyet verilmiş gibi gösterilerek, gezi'nin barışçıl bir eylem olduğu tezinin çürütülmesi için delil olarak kullanılmıştı."