şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: maiar)
  • güneşi yönlendirmesi için seçilen maia. ayın kontolünü elinde tutan tilion zaman zaman arien'in güzelliğine kapılarak yolundan şaşar ve ona yaklaşır. işte o an gün içerisinde karanlık yaşanır.

    (bkz: vasa)
    (bkz: anar)
    (bkz: tilion)
  • zamaninda bir bucukluk bir kiza silmarillion u hediye eder, pendor denen, ortadunya konseptine aykiri bir mekanda, icine de arien e sevgilerle gibisinden bir$eyler yazar. gun gelir, o kiz "sozluk die bi$i varmi$, bi bak, yarilisin sen bu tip $eylere..." $eklinde bir davet mesaji postalar, bucukluk sozluge girer bakar, arien ordadir. ne var ki kanatlanir gider arien birgun, kimi merak eder, kimi unutur, kimi olur, kimi evlenir, nesiller gelip gecer, ama aslinda arien hala ordadir, yazar durur bir$eyler, i$ik sacmaya devam eder bir $ekilde. ismi degi$mi$tir, $ekerpare olmu$tur, ama hala icince tatli tatli kizarir yanaklari ..
  • her şeye, her kişiye rağmen bitmeyen bir dostluğun öteki hissedarıdır. araya giren zamanlar, mekanlar paylaşılanları kısa bir süre için dondursa da, biraraya gelince paylaşılanlar depar atıp yetişir, eşitlenir. bazen telefonda yapılan dedikodular, bazense dolaylı alınan haberler de pek yardımcı olur bu konuda.
    bir de ne zaman izmire gitsem girne civarlarında karnımdan bir şeyler tekmelemeye başlar, çocukluk arkadaşı özlemi tekmeleridir bunlar, ama artık öyle haldur huldur zil çalınıp çat kapı gidilip koltuklar kırılmaz arkadaşların evinde, gömme dolaplara da saklanılmaz o gelinceye kadar *, hemen cep telefonuna sarılınır aranır, izmirdeyse mutlu olunur, hemen bir tatlıcıya çağrılır, değilse buluşma sözü alınır. bu döngü kendini yeniler durur bir sonraki görüşmeye kadar. *
  • hayatini yonetme kabiliyetine ve bunun tamamlayici ogelerine sahip, istedigi yone gidisini gulumseyerek yanindan izledigim bir can parcasi. severiz, soyleriz sarkimizi..

    "you can tell by the way she walks that she's my girl
    you can tall by the way she talks she rules the world..."
    (bkz: supergirl)
  • oannes'i çiçeklerin arasinda kaybetmiş* tapılacak kadar güzel yaratık*, sevgili.
  • (bkz: alien)
  • yıllar yılı dipdibe ama mesafeyi bozmadan büyümek; aynı şarkıları dinleyerek, aynı insanları paylaşarak, aynı sokaklarda yürüyerek... derken, zaten yanyanayken, birdenbire buluşmak, ya da kenetlenmek... düşünüyorum da, belki de, tam da o anda, sen renklere özlem duyduğun, ben çekidüzenden yoksun kaldığım için. gürültülü ya da sessiz kalabalıklarda, sevilenlerin ya da yabancıların arasında, nasıl oluyorsa, "bir" gibi olmak, dışarıdan bakmak, bakmak... bakarken herşeyi anlatmak. neden kimse gülmüyor, anlamıyorum, oysa çok komik değil mi duman efektli soğuk kek? o şehirde gördüklerimi, o şehrin yaşattıklarını hala hatırlıyorsam, içinde sen olduğun içindir. üşüten anılardaki minik kardelen; kış gelmekte, korkarım sen yakında mor atkını takacaksın ve korkarım ben göremeyeceğim.
  • kahvalti perisi, iflah olmaz cozum ureticisi, agri kesici uzmani.
    huzurumsu bi his icine giriyorum camin onundeki resmimize, camdan disari bakarken ve o "sen hicbiseye dokunma ben onu da yapicam, bunu da.." diye etrafimda salinirken. sansli ben..
  • kendisi yaklasik olarak 20 yildir duzenli olarak dogum gununu unuttugum tek insan olma ozelligini tasimaktadir. en eski arkadasim, lanetim*kaderimin bagli oldugu ebedi arkadas...