şükela:  tümü | bugün soru sor
  • arıları, arıcılığı yok etmek suretiyle tarımı tamamen kontrol altına almaya çalışan, insanları gıda yolu ile tamamen kontrol etmeye yönelik çalışmalar yapan küresel şirketlerdir.

    öncelikle:
    petrolü kontrol ederseniz ülkeleri, gıdayı kontrol ederseniz insanları yönetirsiniz...(henry kissinger-abd eski dışişleri bakanı)

    bu şirketleri mütemadiyen işliyoruz.
    dünya tarım piyasasını kontrol eden 6 küresel şirket var;
    -dupont(abd)
    -dow chemical(abd)
    -monsanto(abd)
    -basf(almanya)
    -syngenta(isviçre)
    -bayer(almanya).

    ve bu 6 küresel şirketin sahip olduğu, birlikte ortaklık kurduğu binlerce şirket daha.

    bunların bir kısmını biliyorsunuz, bilmedikleriniz de var, ama günlük hayatta o bilmediklerinizin de ürünlerini tüketiyorsunuz emin olun.

    bu şirketlerin tamamı bir üst oluşuma bağlı tabi.
    rockefeller foundation...

    her neyse.
    arıları biliyorsunuz, bal yapan sevimli uçan hayvanlar.

    arılar bizlere bal üretirler, ayrıca kozmetik sektörü için mum elde ederiz arılardan, polen, propolis ve de en değerlisi olarak arı sütü...

    ama konumuz bu değil.
    arıların insan yaşamı için fevkalade önemi var.
    kendileri bal yapmak için uçarken, bitkilerin de döllenmesine yarıyorlar biliyorsunuz.
    böylece arılar vasıtasıyla döllenen bitkiler bizlere meyve, sebze olarak geri dönüyor. insanlık besleniyor, milyarlarca insan doyuyor...

    einstein'in teorisine göre "arılar yok olursa bir süre içinde insanoğlu da yok olur" tezi vardı.
    zira arılar ekolojik yönden son derece önemli canlılar.
    çünkü, arılar olmazsa bitkisel üretim yüzde 47 azalır.
    gelişen tarım teknolojisini düşündüğümüzde bu çok önemli bir rakam.
    eskiden arılara bağımlılık yüzde 75'lerdeydi.

    işte burada yazının girişindeki küresel şirketler devreye giriyor.
    bu küresel şirketlerin geliştirdiği genetiği değiştirilmiş organizmalar sayesinde artık arılar tarafından döllenen bitkilere ihtiyacımız yok.
    zaten üretilen hibrid tohumlar kısır tohumlar.
    hiçbir şekilde döllenemiyor, bir seferlik ürün veriyor.

    tabi genetiği değiştirilmiş organizmaları kullanmak istemeyen insanlar organik tarım yöntemleri ile konvansiyonel tarım yapıyorlar. çünkü küresel şirketlerin uyguladığı tarım ve hayvancılık yöntemleri insanoğlu için fevkalade zararlı şeyler içermekte.
    başta kanser olmak üzere pek çok hastalık yediğimiz, içtiğimiz ürünlerden musallat oluyor insanlara...

    ve bu küresel şirketler insanlığın kendilerine daha da muhtaç hale gelmesi, dolayısıyla gıdayı kontrol edip tüm insanlığı kontrol etmek amacıyla arıları öldürüyorlar.

    monsanto firması tarafından geliştirilen gdo'lu tohumlardan büyüyen bitkiler, bu bitkilerden polen almak için konan arıları öldürüyor.
    gdo'lu tohum ekilen tarlaların yakınlarında bulunan arı kolonileri bal üretmek yerine ölüyorlar ne yazık ki.

    bu vaka karşısında monsanto ise dalga geçer gibi robot arı üreteceğini açıklamış.
    yahu, robot arı üretsen ne olacak ki?
    gdo'lu ürün, hibrid ürün zaten döllenmez ki. zaten kısır olan üründen mi bal üreteceksin?

    gdo'lu ürünler ve bu ürünler için üretilen tarım ilaçlarına arıları öldüren kimyasalları özellikle katıyorlar.

    --alıntı--
    monsanto, kuşların ve özellikle de arıların onların tekeline çomak sokacaklarını, keza bitkilere polen yayma, dolayısıyla da şirketin “tam egemenlik dahilinde denetim gündeminin” dışında doğal yollardan gıda üretme yeteneklerinin olduğunu biliyor. arılar bir gdo bitkisine veya çiçeğine polen yaymaya çalışırken, zehirleniyorlar ve ölüyorlar. aslında arı kolonisinin yok edilmesi, gdo’lu mahsuller devreye sokulduğundan beri gündemdeki bir konu idi.

    arıların soykırımına kasten yol açtıkları yönündeki suçlamaların önüne geçmek isteyen monsanto ise, arı kolonilerinin yok olması fenomenini incelemekte olan en büyük arı araştırma şirketi olan beeologics’i satın aldı.
    --alıntı--

    monsanto'nun ürettiği kimyasalların vietnam savaşında kullanıldığını ve binlerce insanın bu şirket tarafından katledildiğini daha önce yazmıştık;
    (bkz: monsanto/@altay horda)

    işte bu monsanto'nun satın aldığı beelogics şirketinin geliştirdiği "israeli acute paralysis virus" (israil akut arı felci virüsü)(ıapv) sayesinde 2002 yılından beri arılar sistemli bir şekilde katledilmeye başlandı.
    bu iapv virüsü arı felcine yol açıyor, daha sonra da tabi ölüm geliyor.

    arıları etkileyen pek çok virüs işte bu küresel şirketler sayesinde geliştirildi.
    bu virüsler gdo'lu tohumlara ekleniyor ve gdo'lu tohumdan büyüyen bitkinin üzerine polen almak için konan arı bu virüslere maruz kalıyor.

    iapv virüsünden başka, gdo'lu ürünlerde kullanılan arı virüslerinin bazıları;
    -akut arı felci virusu(abpv)
    -kronik arı felci virusu(cbpv)
    -siyah kraliçe hücre virusu(bqcv)
    -deforme kanat virusu(dwv)
    -arı x virusu
    -arı y virusu
    -arkansas arı virusu
    -berkeley arı picornavirusu
    -bulanık kanat virusu
    -mısır arı virusu
    -filamentöz arı virusu...

    gibi virüsler var. bunlar ülkemizde de var malesef.

    bakınız, örneğin bqcv virüsü ne yapıyor biliyor musunuz?
    bu virüs özellikle kraliçe arı lavralarını yok ediyor. bu ne demek? bu soykırım demek...

    işte bu virüslerin tamamı yukarıdaki 6 küresel şirketin sahip olduğu laboratuarlarda üretiliyor, aynı küresel şirketlerin sahip olduğu tohum firmaları tarafından üretilen tohumlara ekleniyor ve bu tohumlardan üretilen bitkiler vasıtası ile arılar bu virüslere maruz kalarak yok ediliyor.

    ülkemizde de bu virüsler arıları yok ediyor malesef.
    biz biraz geç uyandık. ama elimizden de pek bir şey gelmiyor. örneğin 2006 yılında akdeniz bölgesinde 33 bin kovan aniden telef olunca bu virüslerin farkına varmaya başlamışız.

    ülkemizin 6.5 milyon kovan ile dünyada en çok kovan sahibi olan 2. ülke olduğunu düşünürsek bu arı katliamlarının bizi ne kadar etkilediğini anlamak zor olmasa gerek.

    ----------------------------
    ---------------------------
    kaynaklar;
    kaynak-1
    kaynak-2
    kaynak-3
    kaynak-4
    kaynak-5
    kaynak-6
    kaynak-7
    kaynak-8
    kaynak-9
    kaynak-10
    kaynak-11
    kaynak-12
  • (bkz: black mirror)
  • kuşatma atındayız.
    ülkemizin yollarında mısır şurubu imal eden
    cargill kamyonları fink atarken arıların
    ve insanımızın sonu yakındır.
    millet onun için heslere, maden sahalarına
    izin vermeyin diyor.
    aşımız az olsun
    (bak millet şişmanlıktan intihar edecek durumda)
    ama temiz olsun, sağlıklı olsun.
    yüzümüzde arımız, namusumuz; özgürlüğümüz
    başımızın üzerindeatatürk'ümüz;
    göğümüz, saçlarımızda rüzgarımız olsun.
  • bu ay bahçemizdeki bombuslar ani bir şekilde azaldı, görünmez oldular. her yerde ölülerini buluyoruz. çevremizde ilaç vs kullanan olmadığı halde neden öldüklerini anlayabilmiş değiliz. (açıkçası bu konuda pek fikrimiz de yok.) bu sene kullandığımız hazır tohumlara dair şüpheye düştüm. umarım değildir ve bu sevimli bombusların ölümünde bizim de parmağımız yoktur.

    atalık tohumlarımıza sahip çıkmak lazım. daha fazla ürün için ithal tohum ağına düşmemeliyiz.
  • dolaylı yoldan "5 kavanoz bal 100 lira" diyerek bal satan kanalların işine gelen durum.
  • birkaç yıldır felç olmuş gibi, hiçbir yerinde hasar yokken yerde can çekişerek ölen arılar dikkatimi çekiyordu. ben belediye ilaçlamalarından mı acaba diyor, ihtimal vermek istemiyor ve sebep olan her ne ise ona sövüyordum.

    bugün de içimiz iyice karardı neyse ki. yoksa gece rahat uyuyamazdık(!).