şükela:  tümü | bugün
  • aristo'nun belirlediği, devletin üç halinin ve bozulması durumunda oluşacak üç halinin verildiği tablodur. buna göre;

    -yöneten tek kişi olursa, yönetim biçimi monarşi, bozulursa alacağı hâl tiranlık yani zorbalık rejimi olur.
    -yöneten birkaç kişi olursa, yönetim biçimi aristokrasi, bozulursa alacağı hâl oligarşi olur.
    -yöneten birçok kişi olursa, yönetim biçimi devlet (polity), bozulursa alacağı hâl demokrasi olur.
  • aristotales, yönetim biçimlerini sınıflandırmaya anayasayı tanımlayarak başlar. ona göre anayasa : ‘’devletlerin erk ve görevlerinin dağılımı, egemenliğin ve her topluluğun gerçekleştirmeyi amaçladığı hedefin belirlenmesi için benimsenen düzenleniş biçimidir. ‘’

    yönetim biçimlerini yani bir diğer adıyla anayasaları sınıflandırırken kullandığı temel ölçüt ‘’ortak yarar’’ kavramıdır. yani aristotales’e göre yurttaş-devlet ilişkisini, efendi-köle ilişkisinden ayıran şey efendi-köle ilişkisinde bulunmayan ortak yarar kavramıdır.

    aristotales, yönetim biçimlerini; ‘’iyi yönetimler’’ ve ‘’kötü yönetimler’’ olmak üzere ikiye ayırmıştır ve bunlarda kendi içlerinde üçe ayrılırlar. aristotales’e göre iyi yönetimler; monarşi, aristokrasi ve cumhuriyet’tir. ancak bu iyi yönetim biçimleri mutlak değildir. bunlar zamanla yozlaşarak her birinin bozulmuş bir hali olan kötü yönetimlere yani; tiranlık, oligarşi ve demokrasi’ye dönüşürler.

    aristotales’e göre;
    krallık, bir kişinin ortak yararı gözeterek yönetimi elinde bulundurması.
    aristokrasi, seçkin bir grubun, kişisel erdem ve bilgeliğiyle yönetimi elinde bulundurması.
    cumhuriyet, toplumun ortak yararı için tüm yurttaşların yönetime katılmasıdır.

    bu iyi yönetimlerin bozulmuş hallerini de kısaca açıklamak gerekirse; tiranlık monarşideki yasalara saygıdan yoksun olan ve ortak yarar yerine tiranın kişisel çıkarlarını merkez alan en kötü yönetim biçimidir. oligarşi, aristokrasinin bozulmuş halidir. oligarşide bir grup devleti bilgelik ve erdemden yoksun olarak kendi şahsi çıkarları çerçevesinde yönetmektedirler.

    demokrasi ise cumhuriyetin bozulmuş şeklidir. demokrasideki temel kötülüğü aristotales, insanların arasında mutlak bir eşitlik olarak ele almasını görür. bunun sonucunda da herkes hiçbir ayrım gözetmeden yönetime katıldığında bu defa erdemli veya bilge olma gibi özelliklere verilen değer giderek azalacaktır.

    aristotales’in yönetim biçimlerini sınıflandırırken kullandığı bir diğer önemli ölçüt ise ‘’adalet’’tir. aristotales’in adaletten kastı herkesin hakkını alması ve haksızlıkların önlenmesi şeklinde tanımlayabiliriz. ayrıca aristotales’in adalet anlayışının eşitler arasında adalet olduğunu da belirtmek gerekir.

    kaynakça: 1) akad, (mehmet)/vural dinçkol, (bihterin). genel kamu hukuku, istanbul, der yayınları, yedinci baskı, 2012
    2)ağaoğulları, (mehmet ali)/ türk, (duygu)/ yalçınkaya, (ayhan)/ yılmaz, (zafer)/ zabcı, (filiz), (ed. mehmet ali ağaoğulları). sokratesten jakobenlere batı’da siyasal düşünceler, istanbul, iletişim yayınları a. ş., altıncı baskı, 2015