şükela:  tümü | bugün
  • arizali erkek tanimi bastan mantar bir defa. zati erkek kadar hormonal acidan zayif yaradisli az canli bir elin parmaklari kadardir. valla bak, salyangoz bile kendi dunyasinda, kendi mental kapasitesi baz alindiginda daha tutarlidir muhtemelen. burda ana problem bu zaafi dogru kullanip erkegi maymun edebilmek. onu beceremediginiz icin ariza yapiyorsunuz.

    ben size acik ve net soyliyeyim arizali dediginiz adam sizin yeteri kadar sevmedigi icin arizali ismini almistir. (tuh be ya hakkaten, baska bir arzunuz?) yoksa su dunyada her erkegi mala baglatacak, sera bitkisi kivamina getirecek biri illaki vardir. sadece o kisi siz degilsiniz.

    gercek ask falan faso fiso yani. bu sefer sert kayaya carptiniz. o yuzden gidin yontacak baska bir salak bulun. saygilar.
  • yerini 'arizali kadin sendromlari'na birakir.
    hayir yani, cok normalmisiz gibi atlamasak/bulasmasak su baskasini kurtarma manevralarina?
  • yannış. arızalı erkeği aşkla değil sikerek fix edebilin. yine de yola gelmeyebilir. yola peynir koymak işe yarabilir.
  • kendini mükemmel sanan kadınlarda daha çok görülen sendrom.

    bu tip kadınlar tüm erkekleri seks pesinde koşan beyinsizler olarak nitelendirdikleri için kendilerinden hoşlanmayan her erkeği arızalı olarak görürler. ergenlik dönemlerinde bir gülümseme ile erkeklere istediklerini yaptırabildikleri için hayatın bu şekilde olduğunu sanırlar. "hayat basittir. kurallar kadınlardan yanadır" diye düşünerek daha güzel olmak hariç her şeyi boş verirler. sonuçta yirmili yaşlarda iki basamaklı iq sahibi genç bir kadın olup çıkarlar.

    sorun bundan sonra başlar: kadın için dünya onun için yaratılmıştır. elde edemeyeceği hiç bir erkek yoktur. bir gün bir erkekten hoşlanır ancak erkek ona yüz vermemektedir. bunun nedeninin anlayamaz (bkz: iq). önce kendi beyin kapasitesinin elverdiği şekilde bu olayın nedeni hakkında hayaller kurar. bulduğu yüzlerce nedenin büyük bir çoğunu nedensizce eler. geriye saçma bir çözüm bulur: "saçlarımı sarıya boyatayım kesin hoşlanacak benden" gibi. sonuç tabii ki fiyaskodur. hayalleri yıkılır. bir hafta boyunca her gece ağlar. sonra kendi beyin kapasitesinin elverdiği şekilde bu olayın nedeni hakkında hayaller kurar. bulduğu yüzlerce nedenin büyük bir çoğunu nedensizce eler. geriye saçma bir çözüm bulur: "tarzımı değiştirmeliyim bu kez kesin hoşlanacak benden" gibi. sonuç tabii ki fiyaskodur. hayalleri yıkılır. bir hafta boyunca her gece ağlar. bu olay defalarca tekrar eder. (sırf hoşlandığı adamı kendine aşık edebilmek (!) için estetik ameliyat ile göğüs büyütenler tanıdım desem durumun ciddiyetini ve manyaklık seviyesini tahmin edebilirsiniz.)

    bu tip marjinal değişiklikler arkadaşlarının dikkatinden kaçmaz sonuçta durum arkadaşlarla da paylaşılır. tabii ki her kafadan bir ses çıkar. herkes farklı bir çözüm sunar. bu çözümlerin büyük bir çoğunluğu nedensizce elenir. geriye kalan birkaç çözüm uygulanır ve sonuç yine fiyaskodur ve sonra kendi beyin kapasitesinin elverdiği şekilde bu olaylar hakkında bir çıkarımda bulunur:
    kendisi mükemmeldir, kusursuzdur ama hoşlandığı adam arızalıdır ve tamir edilemez. olayın sonucunu merak eden arkadaş grubuna şöyle der : tüh gay'miş

    bu sendrom zeki kadınlarda pek görülmez. zeki kadınlar erkekleri seks pesinde koşan salaklar olarak görmez. herkesi elde edemeyeceğini bilir. arızalı (!) erkek paratoneri olmaz. tamirci olmadığını bilir. acemi elektrikçiler gibi arızalı prizi tamir edicem diye prize parmağını sokmaz.

    bir yazımızın daha sonuna geldik. bu hafta ne öğrendik bakalım : "bir arızayı tespit etmek için arızalı bir arıza tespit cihazı kullanmamalıyız."

    haftaya tekrar aynı saatte buluşmak üzere, esen kalın, sağlıkla kalın.
  • tarih boyunca holywood prodüktörlerinden başka kimse için, "tek bir kişi için" olumlu sonuçları gözlemlenmedi. anca işte, bilet sattırır, prodüktör zengin eder.

    (bkz: romantik komedi)
  • adı yanlış konmuş sendrom. doğrusu, "arızalı erkeği gerçek aşkla yola getireceğine inanma" sendromudur.

    güzel kızım, senin gerçek aşk dediğin şeyin adam farkında bile olmayacak. sana bir saniye olsun inanmayacak. inandığı zaman da artık sen gerçekten aşık olmayacaksın zaten. arızalı diye boşuna demiyoruz. gençliğine yazık.
  • (bkz: zaaa xd xd)