şükela:  tümü | bugün
  • fish doesnt think because fish knows everything.. olayi diosunus da..asil olay kaplumbagalrin olayidir..
  • eskimolarla başlayıp balonla devam eden müthiş surreal film. insana hicbirseyin tesaduf olmadıgını hissettirir ve asla bir muz çorapla kendini asmamayı da ögretir.
  • the fish doesn't speak, the fish is mute because the fish knows everything...
  • mucizeler kacinilmazdir.
    -kucukken hep ucmak isterdim, fakat bunu hickimseye soylemedim.eger ucmak istedigini soylersen onlar seni dusurmeye calisirlar.
  • "amerikan ruyasi aslinda ucabilme istegi gibi bi sey"
    gibilerinden ironik bi mesaj veren yuce film
  • beyaz elbise,beyaz şapka,beyaz çanta ve bir tabancanın yanyana gelince ne kadar tehlikeli olduğunu gösteren film
  • aşk bu kadar tehlikeli bir şey mi?
    akordiyon bu kadar güzel bir alet miydi?
    ölümün şarkısı bu kadar mı ölüm kokar?
    uçma isteği bu kadar mı uç noktalarda olabilir?
    ....gibi sorular sordurtan bugüne kadar izlediğim en güzel film kendisi.
  • müzikleri için (bkz: goran bregoviç)
  • ayrıca filmde vincent gallo'nun (bkz: north by north west) taklidi de görülmeye değerdir.
  • düşlerin insan hayatındaki önemini ve değerini en başarılı şekilde işleyen, hayat denen çıkmazda ne yapmakta olduğunuzu ve ne yapmak istediğinizi bir kez daha hatırlatan, istediğinizi yapıyor olsanız da her şeyin saniyeler içerisinde yitebileceğini kafaya dank ettiren, izlerken lili taylor'a aşık olmamanın çok zor olduğu, dünyanın en güzel intihar girişimi ve intihar sahnesini en uygun müzikle sunan nefis film . . . bir defa izledikten sonra özleyip tekrar izleme isteği doğuran ender filmlerden . . . tüm filmlerin üstüne koyuyorum, aynen lithium her zaman dünyanın en güzel şarkısı olacağı gibi, bu da dünyanın en güzel filmi olacak, bence . . .
    ha, bu arada:
    aşkın bundan daha tehlikeli olduğu da görüldü; {iki}sinden sadece biri tarafınca görülmüş/görülmekte olsa da . . . hayat ve gerçek deneyimler tüm filmlerden daha etkili ve acıdır . . . önemli olan bakmak istemektir . . .