şükela:  tümü | bugün
  • 80'lerin hemen başında biz ergenöncesi çocukların hararetle yürüttüğü tartışma. kuşkusuz arjantin'in 78 dünya kupasını kazanmasının etkisi vardır. şunu da söylemek lazım, genel kanı doğal olarak brezilya'dan yana olurdu ama arjantin'i savunanlar da eksik olmazdı, zira arjantin'in iyi zamanlarıydı. pele mi maradona mı tartışmasını andırır ama konsepti biraz daha ayrıdır. güzel bir tartışmaydı, vakit iyi geçerdi. arjantin de zaten enterasan bir kurumdur futbolda. evet brezilya'nın üstünlüğü tartışılmaz ama ben mesela isterim ki arjantin de eski efsane kadro gibi bir kadro kursun, bir dünya kupası kazansın, dünya futboluna biraz renk gelsin, güzel bir arjantin-ingiltere maçı olsun, bol gollü filan, arjantin yensin. sonra italya ile fransa'yı da yensin. finalde almanya'yı bi güzel benzetsin. olsun böyle şeyler.
  • amerika 94 de maradonanın futbola donmesiyle,brezilyanin da kupada costugu ve super oynadığı donemde yeniden alevlenen bir tartismaydi bu.
    maradona'nın doping olayi olmasa ve maradona iyi hazirlansa arjantin alirdi kupayi diyenlerde vardir o donem icin.
    ama artık 98 02 06 falan dusunulunce brzilya diye rahatlıkla cevap verilebilecek bir tartışmadır.
  • kendimi bildim bileli evde babamla yaşadığım tartışmadır.
  • galibinin su an tabelada ve gonlumde arjantin oldugu tartisma konusu. brezilya;yi da severim, amma arjantin ile tanisikligim tam 80lere denk gelir, maradonya denk gelir. sevgim sonsuzdur.
  • dünya kupası performanslarına bakıldığında brezilyanın üstünlüğü görülmektedir ancak kendi kıtalarında oynadıkları copa america sonuçlarına baktığımızda arjantinin brezilyaya karşı 15-6lık ezici bir üstünlüğü söz konusudur ve arjantin bu 15 kupanın 8ini brezilyayı yenerek elde etmiştir. brezilya hiçbir finalde arjantini yenememiştir.
    futbolu sevmeye maradonayla başlayan, mahalle maçlarında marrraaadooonaaa diye çalımlar atan bir kuşağın çocuğu olarak gönlümüz daima arjantindan yanadır.
  • brezilya'nin tukenmek bilmeyen bir futbolcu kaynagi olmasi ve bu futbolcularin milli takim disinda oynadiklari kulup takimlarinda da cok basarili olup futbolla az cok ilgilenen herkesin kafasinda bir yer edinmesi gerceginin ustune suphesiz en buyuk kriter olan dunya kupasi basarilari eklenince brezilya arjantin'den ustun gozukse de an gelir verkaclar, teknik taktik varyasyonlar, bacak aralari, yarim metrekare icindeki numaralar insani bunaltmaya baslar, insan biraz yirtici eleman gormek ister, savruk forvet, fuleli kanat oyuncusu gormek ister, ruzgara cikmak, nefes almak ister. arjantin sevgisine yeni yeni bahaneler bulmak, mavi beyaz formana, bayraginin ustundeki gunese kurban olayim demek ister. taraf olmak ister, maradona'yi ozler.
  • ne arjantin ne brezilyadır gerçek efsane uruguay'dır.
  • horoza sormuşlar "tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?" diye...horoz cevap vermiş "ben anlamam sykerim!"...
    işte benim de diyeceğim budur sevgili sözlük okur-yazar canlar.
  • günümüzde iki takımın futbol anlayışlarının oldukça değişik olduğu göz önüne alınırsa gereken cevabın her zaman sahada alınacağı, yapılan sözlü tartışmalarınsa çerez niyetine eğlencelik tartışmalar olacağı aşikardır. ancak şu bir gerçektir ki brezilya dar alanda, çalıma dayalı ve kısa pasların hakim olduğu, arjantin ise uzun pasların, orta sahanın göbeğinden kurulan oyun tarzının ve biraz daha tekniğe dayalı futbol anlayışının en iyi temsilcisidir şu anda dünyada. aslına bakılırsa arjantin futbolu geçmişte maradonalı, caniggialı dönemlerinde yani topu gerçekten çok iyi taşıyan adamların olduğu dönemde son on yılın brezilyası görünümündeydi. (yani brezilya ile arjantin arasında bir karşılaştırma yapılacaksa o dönemin arjantini ile nispeten yeni brezilya arasında yapılabilir.)
    yanlış anlaşılmamalıdır, halen arjantin'de top taşıma yeteneği çok üstün futbolcular bulunur. (bkz: carlos tevez) (bkz: lionel messi) ancak ne zaman ki onlar futbol arenasından çekildi, juan sebastian veron üzerinden oyun kurulmaya başlandı -ki hatırlayın her ne kadar 2002'de en büyük hayal kırıklığını yaratsalar da elemeler esnasında kupanın en büyük adayı arjantin takımını- ve ilerideki hernan crespo - gabriel batistuta ikilisinden gol beklendi işte o zaman aslında arjantin en iyi bildiği şeyi yapmaya başladı. "defanstan oyunu başlat, orta sahaya gel, göbeğin göbeğine topu ver (veron sonrası aimar üstlenir bu görevi), ileriye ayağa nişanla, hücumun yeteneklerine bırak sonucu." işte bunu son yıllarda öylesine isabetli bir şekilde sistematiğe oturttu ki arjantin, elinde de bunu yapabilecek en iyi adamlar varken pek bir sorun yaşamadı.
    öte yandan brezilya ise yine her zaman bildiği o seri, hızlı oyunuyla bizleri mest etti. çünkü onlarda da bu tip oyunu oynayan en iyi adamlar mevcut. işte arjantin ve brezlya'da bu iki farklı tip oyun tarzında adamlar her zaman yetişmekte, göze farklı şekillerde hoş gelen bu iki tip oyun ister istemez bir karşılaştırmaya maruz kalmaktadır. ama şu da gerçektir ki hiç bir zaman tartışamın 3. kişileri yani biz seyirciler kazanmayız. tartışma hep sahada karşılaşan bu 2 ekip arasında olur, doğru yanıtı hep onlar verir. bizim fikirlerimiz tahminlerden öteye gitmezken, sahaya çıkan 22 adamın anlık düşünceleri ve hareketleri bize tek tek cevapları verir arjantin mi brezilya mı hususunda.
    şu da aşikardır ki bu iki takım bahsi geçen en iyi bildikleri oyunu oynamaya devam ettikçe izleyenlerin gözünde kaybeden olmayacaktır. sahada biri kazanacaktır ama hiç bir zaman, özellikle oynadıkları futbolun güzelliği düşünüldüğünde, kaybeden olmayacaktır. bana kalırsa bize düşen, tartışmayı bireysel boyuta indirip messi'nin mi rubinho'nun mu gelecek dünya kupasının yıldızı olacağıdır. ne de olsa takım anlamında ikisi de dört dörtlüktür.