şükela:  tümü | bugün soru sor
  • antropolog bir hintli amca. tipi çok sempatik olmakla birlikte, tam bir dükkanın önünde tavla oynayan esnaf imajı vardır. tavladan artakalan vakitlerinde ise medya, globalleşme ve modern ulus devletler üzerine çalışır. postyapısalcı bu amcama hak ettiği şöhreti disjuncture and difference in global economy isimli çalışması kazandırmıştır. textte küresel kültür akışının 5 boyutta gerçekleştiğini söyler. bu boyutlar ethnoscapes, mediascapes, technoscapes, financescapes ve ideoscapes olarak belirlenmiştir çalışmasında. bu boyutların her birinin ekonomiyle bir ilişkisini olduğunu iddia eder amcam.

    bir dönem yale ve new school university'de de çalışmış olan appadurai, sanırım halen new york university'de takılmaktadır.
    framework'ünü bir güzel anlattığı web sitesine ise bu adresten ulaşılabilir.
  • günümüz dünyasında çoğu insan hala daha coğrafi sınırlarla belirlenmiş topluluklar olarak yaşasalar da appadurai bu sınırların gittikçe anlamsızlaştığına vurgu yapan bir antropologdur.

    "kültürel akış" denen bir olgunun yaratıcısı olan bu amca ağırlıklı olarak ideo-oluşumlar ile kafayı kırmıştır.

    (bkz: nasıl delirdim)
  • "demokrasi yorgunluğu" adlı makalesinde yeni otoriter popülist liderlerin ortak noktasını şöyle açıklayan akademisyen:

    "hepsi de yabancı yatırımcıların, küresel anlaşmaların, uluslararası finansın, işçi hareketliliğinin ve sermayenin esiri olmuş ulusal ekonomilerini tam olarak kontrol edemeyeceklerinin farkında. bunun yerine, ülkelerinin kültürel arınma yoluyla küresel anlamda siyasi bir güce dönüşeceğini vaat ediyorlar."

    aynı çalışmada dikkat çeken bir bölüm daha var: "...theresa may'in bu yakınlarda narendra modi'yle görüşmek için hindistan'a yaptığı ziyaret, demokrasinin yükü altında ezilmeyen bir dünyada küresel neoliberalizmin alacağı biçime işaret ediyor.

    iki lider; sınırötesi terörizm (yani pakistan) ve hindistan altyapısına yapılacak ingiliz mali yatırımları üzerinde anlaşmaya vardılar, ancak ingiltere'nin hintli öğrencilere uyguladığı öğrenci vizesi kotaları ve vize süresini aştıktan sonra ingiltere'de kalmaya devam eden hintliler konusunda birbirlerine sert sözler söylediler.

    yani, brexit'le iktidara gelmiş bir muhafazakar lider ile sağcı popülist, otoriterlik yanlısı hintli mevkidaşı, uluslararası sermayenin özgürce dolaşımını sağlamak üzere anlaşmaya varırken, vizeler ve göçmenlerle ilgili sert pazarlıklar yapmaya devam ediyorlar."

    geçtiğimiz ay petrol ofisi'nin vitol group tarafından alınması, ardından hollanda ile yaşanan krize (!) ne kadar da benziyor. ve tabii o kriz tablosunun rutte'ye seçim kazandırmasını ve devamında mevlüt çavuşoğlu'nun "aptalca hareketleriniz bize oy getirdi" açıklamasını mutualist ilişkinin göstergeleri olduğunu unutmamak lazım.

    (bkz: #67288858)
  • dur! eğer sen de antropoloji sınavına çalışırken sinir krizi geçirip adama sövmek için buraya geldiysen bu yazı tam sana göre! çünkü tıpkı senin gibi adamın yedi sülalesine ben de küfür etmek istiyorum!

    cümleye başladığı nokta ile bitirdiği nokta arasında dağlar kadar fark olan, ne dediği anlaşılmayan, ne dediği anlaşılmadığı için çok önemli şeyler söylüyormuş sanılan, bu sebeple antropoloji dünyasında birçok insanın taptığı, ama aslında söylediği hiçbir şeyin anlamı olmayan, okuyanların kendi yorumlarını katarak bir anlam çıkarabildiği yazılar yazan hindistan kökenli garip bir adam.

    bu adamı her kim savunursa adamın "disjuncture and difference in the global cultural economy" yazısından kendi seçeceği herhangi bir cümleyi seçip ne anladığını anlatmasını istiyorum. öyle ki adamın en basit cümlesi bile birbiriyle alakası olmayan terimleri kendi kafasında bir araya getirmesi ile oluşuyor ve bu sebeple arjun appadurai olmayan kimsenin (yani kendisi dışında kimsenin) bu adamı anlamasına olanak kalmıyor. bu sebeple söylediklerinin bir kısmını anlayabilen adamlar "tam anlamadığıma göre kesin çok derin bir düşünce" mantığıyla kendisine tutuluyor.

    söylediğimi daha rahat açıklamak adına bir örnek vereyim: antropoloji profesörüm bu yazıyı bize verirken "bu yazı sizin için kutsal kitap kadar değerlidir" dedi. daha sonra "15 yıldır her yıl detaylıca işlememe rağmen her okuduğumda hala yeni şeyler anlıyorum" dedi. ulan kamil, 15 yıl üstüne çalışmana rağmen hala tam anlamadığın yazı acaba "anlamsız" olduğu için anlamıyor olabilir misin? ya tamamen anlamsız bir terimsel karmaşa olduğu için her okuduğunda kafanda kendin bir şeyler üretiyorsan?

    böyle adamlara allah gözüyle bakılıyor ve bize sınav konusu olarak veriliyor ya üniversiteyi bırakasım geliyor... bir gün yüzyüze gelirsem kendisine de aynı şeyleri ileteceğim.