şükela:  tümü | bugün
  • bi cok kadinla yasadigim bir problemdir. ben arkadas olmak isterim ama onlar seks yapmak ister, sevgili olmak isterler oyle boyle degil.
  • kabiliyetsizlik oldugu kadar karakter özellikleriyle de ilgili bir durumdur. kişi ortamlara hobaa diye dalmayi sevmeyen biriyse (bkz: ortam cocugu) veya bazı şeylerden taviz veremiyorsa, kıl bir şahsiyetse veya en azından öyle bir imaj veriyorsa, soğuksa, kendini fazla mükemmel görüyorsa vb durumlarda görülebilir. genelde amaan ne uğraşıcam şimdi şeklinde bir isteksizlik veya kendini kandırmayla birlikte boy gösterir.
  • sahip olduğu arkadaşların zaten edinebileceğinin en iyisi olduğuna inanmış insanın bi yerden sonra başına gelebilecek olan durum. sağlıksızdır. acilen bu fikirden kurtulmalı daim yeni sulara yelken açılmalıdır. elbet çıkılan limanlara geri dönülmek şartıyla.
  • sebeplerinden ziyade sonuçları daha önemli olan olaylardandır. insan hayatında belli bir seviyeye erişir ancak ne kadar canlı ve güzel görünse de artık bu kanıksanmış bir hayattır ve zamanla kişinin yersiz sıkılmasına, "ufff darlanıyorum ama sebep yok ki" şeklindeki yakınmalarına sebebiyet verir. bu bıkkınlık hali gün geçtikçe isteksizlik ve halsizliğe, yapılacak işler için enerji bulamamaya dönüşür. sonuç, oluşan kendine güvensizlik, durgunluk, boşvermişlik yüzünden arkadaş edinememektir. evet, nurtopu gibi bir kısır döngümüz var artık. çözüm reçetesi ise kişinin gündelik hayatta yapacağı radikal değişikliklerde gizlidir, bulabilene ne mutlu...
  • sebeplerinden biri "sözlükteki zirvelere katılımsızlık" olabilir pek ala... evet, zirvelere katılalım, katılmayanları katılttıralım.*
  • (bkz: asosyallik)
    hatta
    (ara: asosyal*)
  • asosyalliktir sebebi ama asosyallik de bişeylerin sonucu yani asosyallik ortadaki evrelerden biri. neyse duruma bakalım. buyuk bir sorundur kendileri. yalnızlıktan beslenir yalnızlıgı besler, yalnızlıktan bıkan insan arkadas edinirken de yalnızlıgını kaybedeceginden korkar bir yandan. paylaşım zorlugu ceken insanların sıkıntısıdır aslen. maddi manevi paylaşım. cunku elindekine sahip cıkmak ogretilmiştir paylaşmanın karşılıklı olacagı ogretilmiştir. paylaşımı hesaplar karşılıgını goremezse kullanıldıgını sanır şahıs, kimisi ise karşılıklı kullanışlılık derecesidir der arkadaşlık ama o hala aklıma yatmıyor. neyse bu kullanılma sanrısı insanı surekli mesafeli tutar digerlerinden surekli bi kafes icine koyar. karsı tarafsa kendini bildi bileli ki yaşadığı arkadas ortamı rahatlıgını yasarken bu kafesteki şahsın kafesini gormez onu kafes sanır "bunun huyu bu heralde neyse biz de soguk davranalım" der bi sure sonra.

    arkadas edinememenin bi sebebi de edinemeyen sahısın iletişimi bi şekilde koparmasıdır. o sahıs ki iki saatte muhabbetin dibine vurabilmişse biriyle onu kanka ilan eder, obur gun karsı taraftaki "soguk" tavrı gorunce -ki karşı taraflar nedense hep herkesle kanka olabilecek rahatlıktadır- bozulur. kendini bi yıkama yaglamaya alır balans ayarı ceker sanayide bekler oyle sessiz sakin. ha tamir olur mu? tamirci abi bunun elektronik beyni bozulmus parca degisimi yapmak lazım der.

    yani zordur arkadas edinemeyen icin "naber lan göt" diyebilmenin zevkini tatmak. yani zevklidir heralde tatmadım hic.
  • şimdi efendim, arkadaş edinemememin sebeplerini düşündüm kendimce, ne olabilir diye. ilk akla gelen tek çocuk olmaktı. tek çocuk olmak bazen lanetiniz bazen lütfedilmiş bir nimet olabilmekte. dedim ki ben tek çocuğum. annem-babam çalışıyordu. evde başka bir aile büyüğü de yoktu falan filan... e ama daha konuşmayı öğrenmeden anaokuluna gittim arkadaş, sürüsüyle çocuğun arasında büyüdüm yani. bu lanetim değildir o zaman.
    çok farklı olmak, çok zeki olmak falan desen, diğer arkadaş edinememe sebepleri arasındadır kesinlikle. ama benim için değil. standart bir insanım.
    dış görünüş, kesinlikle önemlidir. sadece romantik ilişkiler için geçerli sebeplerden biri değil fiziksel özellikler. arkadaş seçerken de kaşına gözüne bakıyoruz. (çok güzel kızın en yakın arkadaşı olan çirkin kızın varlık sebebini hepimiz biliyoruz değil mi arkadaşlar? ayrıca kınıyorum onları.) bak bu olabilir. buna bir tik atalım.
    çizdiğimiz imaj, bir bütün olarak kendimizi ele alındığımızda nasıl göründüğümüz. dış görünüşe bağlı bir seçenek ama bu karakterimizle ilgili verdiğimiz ipuçlarını da içermekte. maalesef ki bazen hiç de olmadığımız gibi görünebiliyoruz. dershanede ve üniversitede aynı sınıfta 6 ayını geçirip 7. ay edindiğim arkadaşlarımdan duyduğum şeyler "çok soğuk görünüyordun.", "kötü kötü bakıyordun.", "çok suratsızdın", "meymenetsiz karı!" (bak ama samimiyet yakalamışım yine de) gibi şeylerdi. halbuki ben sadece utangaç bir insanım. tanımadığım insanların yanında elim ayağıma dolaşır, saçmalarım diye korktuğumdan konuşmam. sadece izlerim. kesin bir tik atmalı.
    konuşmayı sevmek, çok önemli. konuşmayı seven insan her zaman anlatıcak bir şeyler bulur. karşısındakini de bir yerden yakalar illa ki. ben pek hoşlanmam. en azından ilk aşamada uzun uzadıya konuşucak bir şeyler bulamam. tik.
    sigara içmek, içenler arasında bağ kurabilen bir şey. ben de içiyorum güya ama peeeh. geç.
    sebepler bariz olsa da sonuç değişmemekte.
    arkadaş edinememek kanayan bir yaramızdır diyeceğim ama koskoca sözlükte hakkında bu yazdığımla birlikte 9 entrycik var. herkes arkadaş ediniyormuş demek ki.
    arkadaş edinememek insanı üzer. kendisini suçlamasına sebep olur. eksiklik hissi uyandırır.
    şimdi rica ediyorum beni bırakın, beni bırakın, beni bırakın bu caddelerde. beni bırakın yıkılan eski meyhanelerde.
  • bir de şöyle bir çeşidi vardır: (bkz: yeni arkadaş edinememek)

    kisinin bu durumda olduğunu fark etmesinden daha kötüsü bu fark edişin eski arkadaşların bir bir kaybolduğu bir döneme denk gelmesidir.