şükela:  tümü | bugün
  • sapıkça haz aldığım şey. hatta sanırım birçoğumuzun farkında olarak ya da olmayarak yaptığı bir şerefsizlik bu. evet evet şerefsizlik lan bu. az önce anne babanın arkadaşla tanışırken kibarlaşmasını okurken geldi aklıma. ama bu, bizim de anne babalarımız gibi kibarlaştığımız anlamına gelmiyor. zaten kibarlık dediğin en nihayetinde bir çok durumda kullandığımız bir maske. ama bu bahsettiğim öyle değil. yavşaklık bu. bu sahtekarlık. olmadığın biri olmak bu. anne babanın yaptığı olması gereken bir şey. kimse ilk tanıştığı insana "memnun oldum yarram" demez. dememeli. zaten anne babamızın o kibarlığı da sadece kaynaşana kadardır. sonra silinir gider. peki ya hayırlı evlat rolü? işte o hiç bitmez dostlarım.

    şimdi siz gidin beni arkadaşlarımın ailesine bir sorun bakalım. ben söyleyeyim neler duyacağınızı: "saygılı, çalışkan, efendi, oturmasını kalkmasını bilen bir genç". gel bir de bizimkilere sor bakalım ne diyecek. onu da söyleyeyim: "tembel, hayırsız bir it". elbette ki bizimkilerin söylediklerinde doğruluk payı daha çok. hatta daha çok ne lan ahaha. düpedüz gerçekler bunlar.

    kendimi bildim bileli yapıyorum bunu. hiç de bıkmıyorum. çok zevkli oğlum. ebeveynleri gözümün önünde kırk yıllık arkadaşlarımı itin götüne sokarken resmen orgazm oluyorum lan! elimde değil götün tekiyim ahaha. küçük örnekler vereyim hemen:

    ahmet benim yüzelli yıllık arkadaşım. kendimi bildim bileli götümden ayrılmadı ibnetor. her bokun ilkini beraber yaşadık. sigara, alkol, manitalarla ilk yakınlaşmalar, bara pavyona gitmeler, vb. bu şerefsiz biraz meşin suratlı olduğu için benden önce annesinin yanında sigara içmeye başladı. çünkü söylenen her türlü lafı kaldıracak kadar haysiyetsiz bir ibne kendisi. halbuse ben öyle değilim. o yüzden ahmet'in annesinden bile gizliyordum sigara içtiğimi. bunun sonucunda şöyle oluyordu:

    - iç iç o sigarayı zıkkım içesice! cam aç bari perdeler mahvoldu!
    - ya üfff anne yaaa bi çekil yaaa!
    - bak görüyosun di mi kaba? it bu it! bak da kaba'ya örnek al biraz. ne sigarası var, ne senin gibi itlik yapıyo!
    - ehehe valla ben de diyorum içme diye ama dinlemiyo ki birgül teyze.
    - afferin oğlum. zaten ben anlamıyorum bu itle neden arkadaşlık ettiğini.
    - ehehe ööle deme birgül teyze aslında iyi çocuk da işte biraz şey ehehe
    - aç o camları!!
    - tamam yaaa! senin de götünü sikicem olm! şerefsiz ibne!
    - ahahaha kapat şu kapıyı da bi sigara tellendirim it ahahaha

    görüyorsunuz işte. bu şerefsizlik değil de nedir a dostlar? peki karşılığında ne oluyor? gelin ona bakalım biraz da. şimdi de bizim evdeyiz:

    - olm bak süper bi sol açık buldum belarustan!
    - olm ben onu bulmuştum ki daha önce ehehe.
    - kabaaaa!!!
    - neeeaaaaa?! (öküz öküz!)
    - git ekmek al hadi yemek olmak üzere!
    - yaa şurda bi iş yapıyoruz yaaa sen git al işte anne yaa!
    - yuh kaba yaaa! kalkıp gitsen ne var oyun kaçıyo mu cık cık cık!
    - hep böyle bu ahmet, hep böyle! uşağı var sanki. sabahtan akşama kadar canım çıkıyo, hiç demiyo annecim sen yoruldun.
    - valla ayıp melahat teyze. ben gidip alırım ekmeği, zaten mis gibi de koktu dolmalar ehehe
    - olur mu evladım sen misafirsin.
    - tamam yaa off kaç tane lazım? olm sen var ya bittin! sikicem belanı göt!

    ya aslında hepimiz fena evlatlar değiliz ama müttiş de değiliz kabul edelim bunu. ama arkadaşların ailelerinin yanında bu rolü oynuyoruz. hiç inkar etmeyin oğlum yapıyoruz bunu. sonra ne oluyor? filancanın oğlu süper oluyor diye kızıyoruz. e ulan biz de başka evlerde konuşulan filancanın müttiş oğluyuz. kızmaya hakkımız yok ki. insanoğlu ne garip lan. bir yalanlar deryasının içinde yüzüyoruz ve hem bundan şikayetçiyiz, hem de zevk alıyoruz. hayat bir muamma dostlar. ama bana sorarsanız böyle güzel işte. değiştirmeye kasmamak lazım. sadece ailelerimize daha az hayvanlık yapsak kafi. ama arkadaşlarımızın ailelerinin yanında müttiş olmaya devam ahaha. durmak yok türkiye yola devam!

    - ooo kaba hoşgeldin ya naber?
    - iyiyim zekai amca öpim (ahaha yalaka ya!)
    - neler yapıyosun, gelmiyosun hiç?
    - valla iş güç zekai amca vakit olmuyor ki gezmeye tozmaya.
    - maşallah oğlum maşallah. bu cem pezevengi de o bilgisayara yapışmaya devam etsin. dükkana bile zor götürüyoruz beyimizi! ne varsa o bilgisayarda!
    - ehehe gelir gelir zekai amca, iyi çocuktur cem. de biraz tembel işte ehehe di mi lan cem? ehehe
    - it bu it kaba! sen buna uyma evladım.
    - uymam zeki amca iyi akşamlar.
    - hatırlat senin feriştahını sikicem kaba!
    - sus lan it ahahaha
  • arkadaşı satmaktır, itin götüne sokmaktır. *
  • arkadaş için yapılan en büyük kıyaktır tabi bu iyi evlat rolünde en büyük etki mekandaki ebeveynler tarafından gerçekleşmektedir,fazla detaylara girilmemelidir,kibar olunmalıdır.
  • en güzel dersler bahane edilerek gerçekleştirilir. karneleri zayıflarla dolu yavşaklar olarak kurtuluşu, çamaşır suyu ve kulak temizleme çubuklarıyla karne tahrifatı yapmakta bulan üç arkadaştık. dördüncü olanımız ise sadece iki zayıfı olduğu ve dürüstlüğü erdem olarak gördüğü için sadece bizi izlemekle yetinen bedevi semih'ti. gelin semih'lere gidelim ahahaha

    semihin annesi: hoşgeldiniz çocuklar, nasılsınız?
    hepberaber: iyiyiz teyzecim siz nasılsınız?
    semihin annesi: valla nasıl olim çocuklar semih'in yine iki zayıfı geldi, öldürecek bu çocuk beni. sizin nasıl karneleriniz?
    yavşak 1: benim yok zayıfım da bi matematik "d" geldi işte. neyse ama buna da şükür.
    yavşak 2: benim de zayıfım yok teyzecim.
    yavşak 3 yani ben: ben teşekkürü iki puanla kaçırdım (oha!) ama napalım seneye artık.
    semihin annesi: ne mutlu ailelerinize valla. ah bu benim eşek oğlum ah! öldürcek beni.
    yine ben: neyse ki kredili sistem teyzecim kalmak yok seneye düzeltir. di mi semih?
    semihin annesi: pek sanmıyorum ya inşallah.

    annesi çıkar:

    semih: sikicem belanızı götverenler! söylicem lan annelerinize!
    hepberaber: ahahahahaha

    semih'i yakından tanıyalım köşesi: (bkz: #13339275)
  • bir tür "arkadaşlığı" savunma mekanizmasıdır.her ne kadar biyolojinin resmi literatürlerinde yer almasa da insanlarda doğuştan gelen bir diğer reflekstir .bu refleks kendini öncelikle yüzde birdenbire beliren bazen yapmacık bazen bu hususta kazanılan tecrübeye göre içtenmiş gibi gözüken bir gülümseme olarak göstermeye başlar.ardından mülayim bir eda takınma ve konuşmanın kibarlaşması gibi diğer adımlar gerçekleşir.yer yer refleks uyaranının espritüelleiğine bağlı olarak kibarlık gereği nezaketen kötü bir kaç espiriye de tebessüm etmek gerekebilir.

    [burda refleks uyaranı; söz konusu arkadaşın, söz konusu aile mensubudur.bu söz konusu mensup eğer ki anne ise uyaran şiddeti daha fazla olarak hissedilir.abi abla gibi mensuplarda bu özlellik daha düşüktür. en az uyarıcı şiddete sahip mensupsa kardeştir.-hatta bazen eşik şiddetini bile aşıp refleks başlatamaz- ]

    uyaran varlığından ötürü sigara ,alkol vb. kötü sayılan alışkanlıklar,şahıs tarafından kötü sayılmasa-ya da en azından umursanmasa- dahi "aaa tüü kaka" şeklinde,uyaran tarafından istenmesi muhtemel tepkiler verilir...

    bu refleksin ;insan üzerinde gözlenen, hiç olmadığı biri gibi davranma,bunun sonucunda kendisinden yer yer tiksinme,yeri gelip maymun olma gibi semptomları vardır ve bu semptomlar "arkadaş için çiğ tavuk bile yenir"sözündeki "çiğ tavuk yemek" mecazının hayata geçmiş halidir.

    insan üzerinde bu ve bunlar gibi birçok sonuç yaratan işte bu refleks,öncelikle varlığı kabul görülüp ardından geniş bir araştırmaya alınmalı ve benim nacizane gözlemlerim dahilinde sunmuş olduğum bu olası etki ve sonuçlar artık bilimsel olarak incelenip kanıtlanmalı, tıp dünyasında hakkettiği yeri almalıdır...
  • ... hanım teyzecim, ... bey amcacım gibi çok bilmiş hitap kelimelerinin kullanıldığı doğallıktan çok uzak ama ihtiyaç anında kullanılmak üzere "arkadaşının ailesinin sevdiği arkadaş" sıfatına haiz olmak için gerekebilecek sohbetler
  • liseye giden yeğenimin arkadaşlarıyla ablamlarda karşılaşmıştık hepsi okadar tatlı çalışkan saygılı ki anlatamam. yemek hazırlarken toplarken 20 yıllık ev hanımı dersiniz hatta ablamla bana kahve yapıp getirdiler o derece maharetler. ablamda bir mutlu bir mutlu...

    bunlardan birini o zaman instagramda eklemiştim az önce bildiri geldi canlı yayın yapıyormuş(unuttu beni köfte). kankalarla nargile keyfi... ellerinde biralar.... benim yeğende orda...

    ablamı aradım 'nerde bizimki' dedim 'ecemlerde ders çalışıyor' dedi, bozmadım.

    çok güldüm hallerine ya... ama eve gelince çekicem kulağını ;)
  • bu tam olarak benim. rolümü mükemmel şekilde oynayıp, herkese kendimi hayran bırakıyorum. utanmasalar biz bu çocuğu yapamamışız, gel sen bizim evladımız ol diyecekler. *