şükela:  tümü | bugün
  • sözlüğün jargonuna ters başlık açtığımı bile bile yazdım.

    ben artık dayanamıyorum.

    şu an rusyanın çok soğuk bir şehrinde petrokimya projesinde çalışmak için geldim.
    çalışmaktan gocunmam ama senelerce sınıfın en iyileri arasında derece alarak eğitimimi tamamlayıp hatta eğitim süresince aynı zamanda mesleğimle alakalı çalışmış olmama rağmen , ''şanslı'' denilebilecek kesime girip iyi şirketlerde iyi maaşlarda çalışmış olmama rağmen , haberlerden de takip ettiğimiz üzere milyon euroların çerez parası sayıldığı , aldıkları eğitimin yanımızdan bile geçemeyeceği bazı kendini uyanık sanan insanların kişisel zevkleri ve yanlış kararları bizim ömrümüzü bu ''şanslı'' sayılan kesime girmek için ömrümüzü harcamamıza sebep oluyor .

    çalışmaktan gocunmam ama ben kazanmıyorum. kaybediyorum.
    daha 18-19 yaşıma bastığımda da kriz teğet geçecek sözleri havada uçuşuyordu sevdiğim güvendiğim saçlarının her teline aşık olduğum kız arkadaşıma böyle giderse evliliğimiz çok zor olacak , uzun yıllar sıkıntı çekeceğiz , benim çok çalışmam gerekiyor ve hatta yurtdışına gitmem gerekiyor , 6-7 sene beraber hayal kurup plan yaptıktan sonra 25 yaşına geldiğinde sana ben gidiyorum diyemem , ayrılmamız lazım dediğimde , bana olan saygısı ve sevgisinden konuşamadı bişey diyemedi gözleri kıpkırmızı kaldı sevdiğimin, ajitasyon yapmamak için onu bile göstermek istemedi. bu kız öyle malda mülkte altında gözü olacak bir kız da değildi. tek diyebildiği şey seni 10 sene de olsa beklerim , dönüşünü beklerim oldu

    tabi pişman olduğum bir gün aradığımda ise haftaya evliliğinin olduğunu öğrenmiştim. 18 yaşındaki bir kadının büyük sözlerine sadık kalabileceğine ihtimal vermem bencillik olurdu tabiki. mutlu mesud olsun iyi dileklerde bulunup özür diledim verdiğim rahatsızlıktan ötürü. o defter kapandı.. sonra hayatıma girenler ise tamamen yalan dolan konusunda uzmanlaşmış , maddi çıkar peşinde koşan samimi olmayan insanlardı , bu yüzden uzun sürmedi.

    gördüğünüz gibi aşkı sevgiyi kaçırıyorum. başka bir ülkedeyken babamın hastalığında yanına olamadım , abimin düğününde yanında olamadım pasportum konsolosluktaydı alamadım.

    ülkeme döndüğümde bulabileceğim kaliteli iş sayısı çok azdı bulduğum da 1 sene sürdü zaten.

    onca sene çalıştım , dayanabilirsem bir, bir buçuk sene sonra senelerdir olması gerekiyor diye düşündüğüm ''istanbuldan ev almak'' hedefini 27-28 yaşında gerçekleştirmiş olacağım. bazılarının çerez parası için nelerimi mi kaybettim ?

    ruh sağlığımı , içtiğim sigaralardan yaşadığım stresten ötürü bu yaşta tansiyon problemi baş ağrıları uykusuzluk. mutlu olabileceğim her şeyi kaybettim.

    ne için ? istanbulda bir evim olsun , bir gün işsiz kalırsam en azından başımı sokacak yerim olur aileme eşime çocuğuma büyük zorluklar çektirmem.. iyi de ben bu kafayla aile kurarsam onları mutlu bile edemem ki ? her şeyden önce aile kurabilmem için doğru kadını nasıl bulacağım bunca vakitsizlik arasında ?

    okadar çok aldatan evli kadınlara şahit oldum ki, okadar çoklar ve okadar profesyonelce gizlieyebiliyorlar ki bir gün bunlardan biriyle karşılaşırım diye korkumdan aile bile kuramam. düşünsene senelerce emek veriyorsun güzel yuva kuracağım diye ve sürekli iş stresi baş ağrıları çekiyorsun vaktin yok ama eşin o kurduğun güzel yuvanın içerisine dışarıdan bir adam alıyor aldatıyor seni eşşek yerine koyuyor , kadın cinayetlerinin çoğunun bu sebeple işlendiğini biliyor muydunuz , hiç bir şekilde cinayeti savunmasam da bu adamların aklına nasıl mukayet olacaklarını bekliyorsunuz ?

    ben de senelerdir kirada yaşayan anama babama hediye ettim orayı. şimdi en azındna güvendiğim bir yuva var. sıcak yemeklerin piştiği , kafam atarsa istifa edip dönebileceğim bir yuvam var. evlilikten de vazgeçtim . sağlığımdan vazgeçtiğim gibi. mutluluğumdan da ....

    şimdi açıyorum instagramı , sorumluluk sahibi olmayan , savsaklayarak çalışan , gelirinin düşük olduğunu bildiğim insanlar , özellikle kadınlar ,bırakın ailelerini düşünmelerini kendilerini bile düşünmüyorlar. birilerini mi yoluyorlar ? kimden çalıyorlar ? bir insan her gün bir kafede olur mu , sürekli dışardan yemek yiyebilir mi ? ve yediklerini neden sürekli paylaşır ? ulan maaşları 2500-3000 lira bunu biliyorum , sen daha kendini geçindiremiyorsun bunları yaparken kime nasıl hava attığını düşünüyorsun ?

    böyle mutlu olunabiliyor mu arkadaşlar ? hiçbirinin aileden zengin olmadığını da biliyorum. yahu zengin olsan bile öyle sallantıda olan bir ülkedesin ki çevrene bukada rmı duyarsızsın ?

    hiç beklemediğim arkadaşlarım bile bu kafaya gelmiş durumda. türkiye çağ mı atladı haberim mi yok ?

    ben hiç mutlu değilim. hava çok soğuk ,gökyüzünün mavi rengini görmeyeli 3 ay oldu ve çok umutsuzum.

    arkadaşlar siz mutlu musunuz ?