şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bizim gibi arap kültüründen bozma toplumlarda yaşanması muhtemel durum.
  • yapmadığıma pişman olduğum eylem. kırk yılın başı öyle evde toplanalım dedik. kız arkadaşım geldi en yakınlardan sonra da başka bir erkek arkadaşım geldi o da yakıncaydı. bunlar tanıştı kaynaştı sevgili oldu. ondan sonra anca ayrıldıklarında arayıp sordular. barışınca yine unutulduk tabi.
  • öncelikle insanları kültür ya da başka şeylere göre ayırmak yanlıştır. a kişisini fakir diye (ya da başka bir şey) b kişisiyle tanıştırmamak, onun adına karar vermek, "sıkılırsın abi ya" demek ayıptır. bu durumda a da b de "siktir git lan sen kimsin ki" deme hakkına sahiptir.
    ayrıca büyük ihtimalle a kişisi, b ile iyi arkadaş olacaktır. çünkü 2 taraf da sizinle arkadaş... sizinle bir şey paylaşıyorsa; başka bir arkadaşınızla da ortak nokta bulabilir.

    kısaca arkadaşları birbiriyle tanıştırmakta görünürde bir sakınca yoktur. hatta artı yanları bile vardır. topluca bir şeyler yapılabilir, birisi için diğerini ekmek zorunda kalmazsınız.

    yine de arkadaşları birbiriyle tanıştırmaktan kaçınmak son derece doğru bir davranıştır. bu sayede hem kendinizi sınırlamamış olur hem de arkadaşlarınızın gözündeki değerinizi yitirmemiş olursunuz. aynı şey sevgiliyi arkadaşlarla tanıştırma muhabbetinde de var. ne kadar geç o kadar iyi.
    2 taraf birbiriyle yüz göz olduğunda; bir taraf, diğer tarafa verdiğiniz değeri görmezden gelebiliyor. (tatilde, kız arkadaşımın yanında 1 saat telefonla konuştuğumu bilirim. ciddi bir durum da yoktu. arkadaşım olacak bebenin canı sıkılmış sadece.)
    sınırları bilmek lazım. sınırları bildirmek lazım.
  • arkadaşın ne biçim arkadaşların var demesi durumundan gına geldiği için olabilir. pek çok arkadaşım birbirleri hakkında "ne biçim arkadaşların var" demiştir. öyle yani.
  • kiskanc bi insansaniz yapmaniz gereken seydir. o insanlarin yeri geldiginde sizi geri plana atip beraber takilabilme ihtimalini goz ardi etmeyiniz. ben bunlari dusunur ve tanistirmam/kaynastirmam farkli ortamlardan arkadaslarimi. evet bu kadar ruh hastasiyim
  • arkadaş ilişkilerinin sağlığı açısından en doğru harekettir. ne gerek var herkesi birbirine tanıtıp kocaman grup olmaya kalkışmaya? üç kişi orada, 5 kişi burada, iki kişi diğer tarafta en güzeli. yoksa işler brezilya dizisine dönüyor.
  • sanırım mecbur kalmadıkça asla yapmayacağım şeydir arkadaşlarımı birbiriyle tanıştırmak. bir lise arkadaşlarımı düşünüyorum, bir de üniversite arkadaşlarımı.
    iki grubun birbirleriyle anlaşabileceklerini hiç sanmıyorum. ama ben hepsini ayrı ayrı seviyorum ve hepsiyle ayrı ayrı az çok anlaşabiliyorum.
    ne gerek var ki hepsini bir araya toplamaya?
    hem sevdiğim biri, sevdiğim birini sevmeyince üzülüyorum ben. maazallah sevmezler falan birbirlerini?
  • anlaşılabilir bir davranış. birbirlerini sevmemeleri hali sizin için rahatsız edici sonuçlar doğurabilir. severlerse sorun yok. ne kadar kalabalık, o kadar güzel.
  • ezik insan davranışı.

    tarafları birbiri ile tanıştırmıyorsan mutlaka ikisinden birini kendince diğerinden aşağıda gördüğündendir. burada "anlaşamazlar" diye yazıp da vicdanını rahatlatabilirsin ama maalesef acı gerçek bu. tanıştırıp, birbirleri ile anlaşamadıkları görülürse bir daha yan yana getirilmez hepsi bu.

    bir de bunların, gelip senin bütün arkadaşlarını sonuna kadar sömürüp her ortamda bulunmasına rağmen, kendi arkadaşlarıyla sizi asla bir araya getirmeyen tipleri vardır ki tam nefretlik. bir tanesini ben kendi üzerime düşeni yapıp hayatımdan siktir ettim. ortak otuz arkadaşın, yirmi dokuzu benimse ben orada art niyet ararım arkadaşım, hiç anlatma.
  • sürekli aldığım ve sürekli çiğnediğim karardır.
    ama bu sefer gerçekten uygulayacağım.

    benim aptal kafam bir türlü akıllanmadığı için, tutamıyorum kendimi işte. maksat herkes bir arada olsun, gülelim eğlenelim. ama sonra n'oluyor, bana patlıyor durum. hazmedemediğim durumlar ortaya çıkıyor. sonra herkes iyi oluyor ben kötü oluyorum, ben fesat oluyorum, ben plan yapmak zorunda kalıyorum, ben ben ben bütün pis işler bende toplanıyor sonra da kendimden nefret ediyorum.

    aslında sorun, bende değil ya da benim gibilerde, rahat olun. sorun, arkadaşının arkadaşıyla arkadaşının gözünün önünde çatır çatır arkadaşlık yapan, nerede duracağını bilmeyen ve aslında hiçbir şey haketmeyen arkadaşlarda. tabi bunu anlayana kadar uslanmıyor insan. bu yüzden sık sık bütün arkadaşlarımı yakmak, hepsini ortadan kaldırmak istiyorum. sonra geçiyor. sonra tekrar aynı aptal hataya düşüyorum. sanıyorum ki bu defa her şey güzel olucak. çok. yine aynı saçmalık, yine aynı kendinden nefret etme hissi. benim gibilere böyle hissettiren arkadaşlara yazıklar olsun bence. kalbimi paramparçaladı insafsızlar. onaramıyorum. ne halleri varsa görüyorlardır artık bir yerlerde.