şükela:  tümü | bugün
  • üzerinde tam olarak "arko kremli berber traş sabunu" yazan şirin şey.. ayrıca, sabun olma melekesinden kaynaklanan müthiş bir kokusu var. hazır elimdeyken muhteviyatını da yazalım: potassium tellowate, stearic acid, potassium cocoate, aqua, sodium palm kernelate, glycerin, parfum, paraffinum liquidum, titanium dioxide, tetrasodium edta, etidronic acid, disodium distrybiphenil* disulfonate.. kullanım ömrü: 7 yıl..
  • markaları pek güdük ülkemizde arko tıraş sabunu, yıllardır değişmeyen köpük yüzlü gülen adamı ve kırmızı ambalajıyla zihinlere kazınmış, babalarımızın fırça, ustura, ayna üçlüsünden oluşan tıraş takımlarının dartanyan’ı olagelmiştir. arko tıraş sabunu’nu günümüzde genellikle eski romantik berber dükkanlarının vitrinlerinde görmemizin sebebi, toplumsal bilinçaltımızda yarattığı “sinekkaydı tıraş” imgelemidir.
  • çok faydalı bir nesnedir. klasik kokusu ve uygun fırçayla almış olduğu yumuşak dokusu sayesinde, traş olma eyleminden zevk almanıza neden olur.
    çok ucuzdur, çünkü çok uzun zaman kullanabilirsiniz.
  • ticari olarak kullanmayip kisisel tuketiminde ortalama omru bir yildan fazladir. deneyip sasirmisligim halen gecmis degil. suncacik sabun parcasini hergun fircaya surttur dur bir yil dayansin. helal olsun ikide bir tras kopugu almaya usenenler icin birebir.
  • ambalaj resmindeki köpük yüzlü gülen adamın dişleri sabun köpüğüyle aynı beyazlıktadır.
  • bir tek bende mi böyle bir arzu oluşturuyor bilmiyorum ama, ciddi ciddi yemek istiyorum bunu ben. ambalajından olsa gerek. tasarım harikası tek kelimeyle. böyle kırmızı kabuk, içi bembeyaz, mis kokulu.. soy ve ye resmen.. silindirik yapısı itibarı ile de fallik bi obje aslında. ahaha.. görsen, fitil sanarsın..

    hımm.. lan?!! bu yaştan sonra?.. tööbe töbe..
  • bu sabun hakkında hayat kurtaran bir gerçeklik olduğunu bir arkadaşın dermatoloğundan öğrenmiş bulunmaktayım. genelde erkekleri ilgilendiren bir sabun olan bu arko tıraş sabunu kadın erkek fark etmez cilde uygulandığında kırışık oluşumunu engelliyor imiş. yatmadan evvel yüze uygulandığında ardından bepanthene kremle takviyeli kullanılması öneriliyor ve muhteşem sonuçlar doğuruyormuş. denemekte fayda olduğunu bildirip, ne varsa dedelerde var diyoruz.
  • 4-5 senedir suratımı bununla kesiyorum.. sıcak suyla fırçayı iyi köpürtüp bir seferde yüze sürebiliyorsunuz, sakala nüfuz etme zamanı hem köpükten hem de jelden daha güzel..
    eskiden köpük kullandığım dönemde boyna doğru tahriş sıkıntısı yaşıyordum, bu sabun ile o kadar problem olmuyor.
    bu usulde en önemli şey, tıraş sonunda yüzü çok durulamayacaksın, ıslak elle bir kere meshettiğin zaman yeterli oluyor. tabi kulak memesinin orda beyaz kısım bırakmamaya dikkat etmeli..
    hatta türk filmlerinde tıraş sahnesinde yüz hiç durulanmaz, bir olay olur kahramanımız hemen havluyla suratı bir sıvazlar, yerinden fırlar.. aslansın sen kadir abi..
  • bu sabunla tanışmamız çok daha öncelere, sakalımın berber tavına yeni yeni geldiği günlere dayansa da ilk buluşmamız doksanların ikinci yarısında oldu. o biricik kokusunu berberlerden biliyordum ya, nedense onca yıl bekledim evde de kullanmak için. 2010 bitiyor, demek ki on yılı aşkın bir süredir kullanıyorum. ama toplamda öyle sayılamayacak denli çok sabun satın almış da değilim : taş çatlasa on beştir o sayı. her bir 75 gramlık sabun temiz bir yıl götürür adamı, öyle de hesaplıdır (on beş yılda on beş lira değil!). yalnız son aldığım iki sabunda, o eski eşsiz kokuyu duyamıyorum. üreticiler birşeyleriyle mi oynadı nedir? keşke sesim onlara ulaşsa da eski olağanüstü kokuya kavuşsak.

    arko tıraş sabununu kullanmaya yeni başlayacaklara (ya da kullanmayı sürdürenlere) önerim sabunu öyle büyük marketlerden, koca koca bakkallardan değil de pazarlardaki satıcılardan ya da kıyıdaki köşedeki küçük tükanlardan almaları... oralarda sürümü daha yüksek olduğundan tellim körpecik bulursunuz sabunları, bayatına pek denk gelmezsiniz. ha, bir de kolay kullanım için ipucu vereyim size : yeni sabununuzu içi boşalmış 100 gramlık yuvarlak bir krem kutusuna tıkı tıkıştırıverirseniz oradan fırçanızı köpürtmeniz daha rahat olacaktır. kutunun kapağını kapattıktan sonra da sabunu akmadan bulaşmadan temiz temiz saklayabilirsiniz böylece. bir de sabunun kağıdının üstündeki köpüklü ağbi resmini kesip kapağın üstüne yapıştırdınız mı sizden kıralı yoktur artık (bu kutu olayı, resmin yapıştırılması inceliğiyle birlikte, eşimin bulduğu bir yöntemdir, belirteyim. bana kalsa ben daha yıllarca fırçamı yırtık uçtan çıkmış çüke sürecektim).

    resim demişken, ilk olarak 1957 yılında üretilmiş bu sabun. bilmek isterdim, çok bir yanki havalı olan o köpüklü ağbinin resmi dönemin amarıkan dergilerinin birinden mi yürütülmüş yoksa onlardan özenip bizden biri mi çizmiş. bu bilgi, arko'nun örümcekağı sayfasında olmalıydı. üstelik arko efsanesi diye bir bölümleri bile var.

    *

    ek : eskiden kağadının üstünde "traş" yazardı. sonradan düzeltip doğrusunu yazdılar bu farsça sözcüğün, "tıraş" diye.
  • yurt disinda da itibar goren tras sabunudur: http://www.theshaveden.com/…um/showthread.php?t=604

    edit: link ölmüş, şurada benzeri yorumlar bulmak mümkün. ayrıca aynı sitede basit bir arama da istemeyeceğiniz kadar çok sonuç getirecektir.