şükela:  tümü | bugün
  • sikayet maili attiginizda sikayet ettiginiz firmaya mailinizi okutan adinizi soyadinizi telefon numaranızı veren ve allahin kekosu nakliyecinin sizi arayıp tehdit etmesine sebep olan site.
  • yaşam enerjisi gittikçe düşen biri olarak evi ciddi anlamda bok götürmezse zerre umrumda olmuyor.

    geçen ay yine evin bu raddeye geldiği bir dönem bu siteyi bulmuştum, girdim kurcaladım ama o sırada apartman görevlisinin hanımıyla anlaştığımdan ilişkimiz yarıda kalmıştı.

    malum günümüzde bir siteye girmeyiverin, google bıktırana kadar reklamı insanın gözüne sokuyor. bu nedenle site beynimde çarpım tablosunun birkaç sıra altına yerleşmeyi başardı.

    akşam öğünümü kahvaltılıkla geçiştirdiğim bir gün yine farkettim ki, bitmeye yüz tutmuş marmara birlik zeytin ezmesinin plastik ambalajı salonun bir köşesine sinmiş bana bakıyor. ben de bu vesileyle evin tekrar bir temizliğe ihtiyacı olduğuna karar verdim.

    bu nedenle geçen sefer yarım kalan ilişkimizi tamamlamak için tekrar bu siteye girdim ve sürekli karşıma çıkan sübliminal cinsel içerikli "3 saat ev temizliği 69tl" reklamlarındaki gibi 3 saatlik temizlik talebinde bulundum.

    3 rakamına karşı olan bir fetişizim midir bilemiyorum ama tam 3 saat sonra teklif elime ulaştı lakin 69 fantazisinden vazgeçen firmadan elime ulaşan teklif 220tl'idi. böyle yüksek bir fiyatla karşılaşınca niyetimin gerçekten temizlik yaptırmak olduğunu bildiren bir mail attım ve "o zaman 150 tl olur" diye bir yanıtla karşılaştım.

    şimdi bir mail daha atmak istiyorum fakat değineceğim konuya karar veremiyorum.
    hani 69 tl'idi diye mi çemkirmeli yoksa sadece temizlik yaptıracağımı söyleyerek aldığım 70 tl'lik indirim dahilindeki ekstra hizmeti mi sormalıyım?
  • daha kötüsü yapılana kadar türkiye'deki en kötü yazılım altyapısına sahip site.
  • keşke sözlüğe bakıp faydalan-ma-saymisim bundan.

    +1 le iğrenç diyip kestirip atayim.
    ev boyama isi vardı. bissuru teklif aldım, en ucuz fiyatı veren, en yuksek yıldıza ve %100 müşteri memnuniyeti oranına sahip ustaydı. basıp geçtim.

    geçmez olaydım. bütün o yıldızlar hava civaymis.

    ben hayatımda bu kadar salak insani birarada görmedim. "boyadan önce elektrik isi yapılmalı" diye günlüğü 350 liradan bir elektrikçi getirdi. ki elektrikçi değilmiş bu. toprak hattını faza filan bağlamış adam. siva ustu kullanılacak kabloları iç tesisata vermiş. ertesi gün (bugün) başka elektrikçi getirdim, bi açtık ki kablolar yanmaya başlamış!
    saka gibi, elektrikten yangın cikacakmis resmen evde! bu oç 3 kuruş sakal alacak diye yanacaktik.
    bu arada sıva ustu tesisatı bayağı duvarın ortasından (tavandan) dosemis aşağıya. bi an arkami döndüm sadece.
    su an yatak odamın duvarının orta yerinden sıva ustu kablo iniyor aşağı priz için. gecekondu mode on.

    bana 50 metre aldırıp sadece 20 metresini kullandıkları kabloyu araklamislar aksam giderken. "nerde kablo" diyorum, "valla çocuk yemin etti, 'sadece 3-4 metre kalmıştı, onu aldim' diye" diyor.
    ulan zaten sıva alti 3 metre is yapıldı. gerisi hep sıva ustu. ben metraj diyorum, adam diyor ki "delfi hanim kalbimi kiriyorsunuz"

    saka gibi. alcici diye yaninda getirdiği herif hapci mi ne çıktı. ne zaman çalıştığı odanın önünden gecsem herif yanik yanik türküye başlıyor. bakışları tuhaf, gelip gidip manyak manyak konuşuyor. tam deli.

    pimapenin kenarına bir alçı çekmiş, yuh. hadi yarim cm, bi cm bindir. ulan 3 parmak bindirme mi yapılır amk!

    ağzın dilim değil her yerim yandi. tövbe bi daha.
    malzemeleriyle beraber 1000 tl verdiğim elektrik tesisatını bastan yaptiriyorum su an
  • kucucuk balkonuma pvc kaplatacagim. uc teklif geldi biri 500 digeri 1100 sonuncu 1000

    500 olanin yorumlarinda fazla eksi vardi
    1100 olan mesajlarima cevap vermedi
    1000 olanin da 80 tane falan yorumu var, hepsi pozitif.

    neyse bu bin lira teklif edeni kabul edecektim. adam numarami istedi, yolladim. bana 1500 liraya yaparim dedi. ee o zaman niye oraya 1000 yazdin dedim, numaranizi alabilmek icindi. zaten 500 yazan da 500 liraya yapmaz dedi.

    peki bu adam eve gelince bu sefer 2000 lira isterse ne olacak? hicbir kontrol sistemi yok. tamamen isi yapacak ustanin insafina kaliyorsunuz. destek'e mail attim; "usta fazla isteyebilir, bu normal" yazmislar. ya ben ekstra bir sey talep etmedim ki. tam olculeri yazdim, detaylari belirttim olay bitmistir.

    o nedenle bu armut.com saglam bir site degil haberiniz olsun.
  • altı-yedi parça eşyayı 2-4 km öteye 600-750 arası fiyata taşımak için teklif verenleri içeren site. taşıyanlara normal yevmiyenin yarısı, hatta daha azı (bir evdeki eşyanın çeyreği bile değil çünkü) verileceğinden eminim, buna ayrı bozuluyorum.

    dışarıdan 300'e anlaştım. çok armut siteymiş.
  • 2011 yılının başlarıydı. üniversiteden mezun olduktan sonra hayalleriyle alakası olmayan saçma salak işlere girmiş her genç gibi bizim de ütopik zengin olma umutlarımız vardı. bütün bir okul hayatını birlikte geçirdiğimiz üç genç girişimci olarak, rakı sofralarımızda bir gün ufak bir bar açıyorduk, bir gün halı saha, ertesi gün bilişim sektöründe çığır açacak bir e-ticaret sitesi. bütün yeni mezunlar gibi heyecanımız tamdı ama sermayemiz yoktu. zaten üçümüz de bok var gibi bankada tekdüze bir işe girmiştik.

    yine hayaller kurduğumuz bir gece "abi yeter bik bik bik konuşup durduğumuz, artık icraata geçelim yaaağ" diye gaza geldiğimizi hatırlıyorum. o gece bir şeye karar vermeliydik ve paramız olmadığı için en az sermaye gerektiren fikre tutunduk. "e-ticaret sitesi kurma işi". o zamanlar sahibinden ve hepsiburada yine revaçta, grupanya, grupfoni tarzı fırsat siteleri ise tek tük çıkmaya başlamıştı. internetten satış yapan neredeyse tüm siteler arz yönlüydü. yani ben bir ürün alacaksam onlarca sitede arayıp karşılaştırma yapmam gerekiyordu. ürünü alacak olan ben olmama rağmen en ucuz ve doğru ürünü almak için uğraşıp didinen yine bendim. bu fikrin saçma olduğunu, asıl uğraşması gerekenin ürünü satan taraf olduğu ve talep odaklı bir ticaret sitesi kurmamız gerektiğini konuşurken sabah olmuştu bile. o gün heyecandan üçümüz de uyuyamadık ve hemen kalem, kağıt ve biraları alıp eymir gölüne gittik. sandalyelerimizi göl kenarına kurup başladık yapılacaklar listesini yazmaya. önce güzel bir domain almamız gerekiyordu. sonra site tasarımı ve kodlar, sonra da reklam işleri olarak planlamıştık yapılacaklarımızı. temel mantığı "aradığım şartlarda istediğim şu ürünü bulursam hemen alacağım" diyen alıcılarla, "bu şartlarda ürünü yada hizmeti vermeye razı gelenleri" bir araya getirecek bir platform olacaktı. böyle bir hizmeti ifade etmek için "bulursamalcam.com" dan daha güzel bir domain olamazdı. o yüzden hemen 50şer lira katışıp domaini ve bir yıllık altyapı hizmetlerini aldık. birinci aşamayı geçtiğimiz için bizden mutlusu yoktu. siteye kocaman bir "under construction" çakıp bomboş sayfaya yüzlerce kez gir çık yapıp mutlu oluyorduk.

    ikinci aşamada, site tasarımı, logolar, kategoriler ve hukuksal bir takım detayları ayarlamamız gerekecekti. artık neredeyse hiç uyuyamıyorduk. birimiz kod yazarken diğeri tasarım kasıyor, öbürü hukuk forumlarından bilişim mevzuatını araştırıyordu. "abi yaa birisi tutar da karı arıyorum, ot arıyorum, kiralık katil arıyorum gibi abuk sabuk ilanlar verirse biz bok yoluna gitmeyelim bide" deyince hepimiz elimizdeki işleri bırakıp saatlerce bunu tartışmıştık. sonra ilanlara onay, doğrulama akışları ekleyerek bu tehlikeyi bertaraf etmiştik. ama maalesef web tasarım işindeki bilgimiz, köy kooperatifine yapılan basit blog sitesi tasarımından hallice olduğu için bir yerden sonra profesyonel destek almamız gerekmişti. hemen 150 şerden 450 lira daha fişekleyip bilgisayar mühendisliğinde okuyan bir eleman bulduk. bizi aşan büyük değişikliklerde istediklerimizi söylüyorduk o da yapıp bize dönüyordu. biz, eleman fikrimizi beğenip çalacak kesin korkusuyla uykularımızdan uyanırken, çocuk ta bizim bitmek tükenmek bilmeyen isteklerimizden bunalıp "abi bunun için ekstra ödeme yapmanız gerekiyor" lara başlamıştı. her kapsamlı değişikliğe para vere vere üçümüzde de bir kuruş para kalmamıştı. ama bu noktada vaz geçersek elimizde güzel bir web adresi ile, içleri bomboş yarım yamalak kategorilerden başka bir şey olmayacaktı. bu bizim en büyük hayalimizdi. o yüzden sağdan soldan borç harç toplayıp istediğimiz tasarımı bir şekilde tamamladık.

    development tarafı bitip te product a geçince dünyalar bizim olmuştu. hemen eşe dosya çakma ilanlar vermeleri için siteyi yaymıştık. giren siteye ve fikre bayılıyordu. deneme amaçlı ilan isterken site bir anda "keman dersi almak isteyenler, bisiklet tekeri bakanlar, laptop tamir ettireceklerle" dolmuştu. tabi hepsi de sağdan soldan tanıdığımız arkadaşlardı. artık google aramalarında üst sıralarda çıkmamız gerektiğini biliyorduk. bunun için çeşitli yöntemler vardı ama hepsi de bütçemizi aşıyordu. artık ne borç istemeye yüzümüz ne de satıp hemen paraya çevirebileceğimiz bir şeyimiz kalmıştı. harika çalışan güzel bir sitemiz vardı ama hiçbir aramada çıkmıyordu. arama motoruna sitenin adının tamamını yazınca bile ikinci sırada çıktığını gördüğümüz an yıkıldığımız andır herhalde. o geceyi hiç unutmam. bütün gece "olsun abi ya biz elimizden geleni yaptık, en azından hayalimizi gerçekleştirdik, süper bir site kurduk. bundan sonrası bizi aşıyormuş, hiç olmazsa denedik" diye birbirimizi telkin etmekle geçti. hepimiz buruktuk, yarım kalmışlığı yaşadık ama diğerlerine çaktırmamak için rol yaptık.

    site 1 senenin sonunda süresi dolarak kendiliğinden kapandı. ne kapandığında ne de sonrasında bu konuyu hiç konuşmadık aramızda. sitenin adını bile geçirmedik sohbetlerimizde. ta ki düne kadar. eskişehir de basit bir nakliye işi için bile servet isteyen birkaç firmayla tartışınca fikirlerine çok güvendiğim bir arkadaşım "iyi de niye sen uğraşıyorsun ki bu işlerle? gir hemen armut.com a istek formu oluştur onlar senin peşinde koşsun" deyince beynimden vurulmuşa döndüm. hemen siteye girip her yerini didik didik ettiğimde birilerinin bizim hayalimizi hayata geçirdiğini görüp ister istemez gözlerim doldu. biz parayı reklam ve hitten kazanmayı umarken onların üyelik, teklif kabul etme işlerinden para bastıklarını görünce "vay be hakkaten biz bunu niye düşünemedik ki" diye iç geçirdim. o heyecanla hemen diğer iki can dostumu arayıp siteyi incelemelerini istedim. onların da tepkileri benzerdi. 5 yıl sonra gelen yenilmişlik hissi ve bolca hayal kırıklıkları.

    bu nedenle armut.com un bende çok ayrı bir yeri oldu. nakliye, temizlik, parke, boya /badana ne kadar işim varsa buradan teklif aldım ve anlaşmaları yaptım. umarım sonuçları da iyi olur da ileride burada paylaşma sansım olur. sitenin arka planında kim var bilmiyorum ama hayallerini sonuna kadar götürebildikleri ve böyle güzel bir hizmet sundukları için kendi adıma teşekkür ederim.
  • aylardır kendisi ile çalıştığım, çalışmak zorunda kaldığım site. çünkü başka yolum yok . ee tabi bu durumda sömürüyor da sömürüyor (sitede hizmet veren olarak rol alıyorum)
    fotoğraf hizmeti veriyorum, çok fazla teklif gönderdiğim için üst sıralardayım , günde ortalama 10-11 iş düşüyor . 2/3 üne teklif gönderdiğim düşünülürse ve minimum 4 tl olduğu için günde 12-13 çöpe gidiyor . evet gidiyor çünkü müşteriler ücretsiz olarak arandıklarını zannedıyorlar ve aradığımda hımm biz ayarladık fotoğrafçı tşk diyip kapıyorlar. artık dün dayanamayıp insanlar sizi aramak için ... tl ücret verıyor rica edıyorum amacınıza ulaştığınız an teklifinizi kapatabilir misiniz, çünkü mesela şu an benden sonra sizi bir kaç kişi daha arayıp sövecek... diyorum. sonra mesela geçen hafta yaşadığım olay: ben ankarada hizmet verıyorum. ''kına gecesi çekimi'' adlı bir iş gelmiş, teklif göndermişim, komisyon %18-22civarı kesilecek eğer kazanırsam. beyfendi ile konuşmadan teklif gönderir göndermez bana bir mesaj ''tebrikler müşteri sizi seçti''
    ananın amı dedim ve hemen sinirlenip aradım. daha görüşmeden siteden neden seçiyorsunuz diye, bir taraftan da olsun aldım sonuçta diyorum. aradığım kişi samsunda yaşıyorum belirtmedim, yanlışıkla seçtim kusura bakmayın dedi kapalı telefonu. burada bana giren şey 16 tl oldu... daha oldu demeliyim...
    müşteri hizmetlerini aradığımda ise hep aynı kişi ıq -3 lerde gezen bir bayan çıkıyor. iyice boğuluyorum kapıyorum. başka bir yolunuz var ise çalışmayııın
  • reklamcıları iş başında olan site. he amk. 800 tl'lik işi 350'ye yaptılar. öyle yağma vardı.
    siyasi trollerden bıkmışken reklam trolleri çıktı şimdi de...
  • şaka gibi. hatta şakadan öte.

    mimari-iç mimari- tadilat vs. işleri için teklif vermek üzere kaydolmuştum. 2-3 tane ciddiyetsiz öneriden sonra nihayet 18.000 tl bütçeli bir iş gönderdiler. teklif vermek için önden 20 lira gibi bir şey ödüyorsunuz. sonrasında da eğer işi alırsanız belli bir miktar ödeniyor. neyse, ön ödemeyi yapayım da görüşme yapayım dedim ve detayları bir inceledim ki ne göreyim. işi alırsam 5400 tl ödeyecekmişim armut.com'a. ahahaha. %30 komisyon alacakmış. yahu zaten bu işlerde kazanılacak para %10-15 civarıdır sorun yaşanmasa bile. müşteri hizmetlerini arayıp 'bir yanlışlık oldu herhalde' dedim ve yanlışlık olmadığı cevabını aldım.

    bu kalemle ilgili boşa vakit harcamayın armutla. diğer kalemleri bilmem.