şükela:  tümü | bugün
  • "rockçı teoman" yazmak isteyen bünyenin yanlışlıkla başta "a" harfine basmasıyla oluşan, okunuşunun anlamı itibarıyla -ki "arakçı" diye okunuyor malumunuz- bugüne bugün koskoca rockçı teoman'a hiç yakıştıramayacağımız(!) kaka bir sıfat yükleyerek bizi hüzünlere gark etmiş, büyük hatadır..
    niye yanlışlıkla "a" harfine basıyorsunuz a zavallı bünyeler!! bugün a harfine yanlışlıkla basan bünyeler yarın a harfinden önce bir de y harfine basmaz mı, hıı?! yıkılın lan karşımdan!! *

    ammavelakin birden kendimle ilgili bazı şeyler hatırıma gelmedi değil...

    ünlü olmadan evvel senelerce kemancı'da dinlediğim, sesini takdir ettiğim ama fanı olmadığım rockçı teoman ile ilgili olarak zaman zaman gördüğüm parça parça halusinasyonlar mevcuttu... daha doğrusu gerçek mi halusinasyon mu ayırd edemediğim bişiler...

    benim halusinasyonlarım parça parça ve kopuk olarak şunlardı:
    papatya şarkısının girişi - judas priest, a touch of evil girişi
    kardelen şarkısının temel melodisi - uriah heep, lady in black
    paramparça şarkısının girişi - led zeppelin, kashmir girişi (ki bu kadar bilinen bir şarkıdan bu kadar etkilenmesine (!) o kadar deli olmuştum ki kendimi tutamayıp entry bile yazmıştım #3285824)

    olduğuna dair sürekli halusinasyonlar görüyordum...

    büyük umutlarla başta hakan gündüz olmak üzere, bu konuyla özel olarak ilgilenen ama isimlerini şu an hatırlayamadığım bir kaç kişiden bu halusinasyonlarla ilgili açıklamalar bekledim durdum...

    beklediğim olmayınca ve çevremden "paramparça" hariç diğer şarkıları için kimseden bişi duymadığım için bana has hatta uydurduğum halusinasyonlar olduğunu düşünüyordum...

    ta ki, (nolur nolmaz adını vermeyeyim) bir yazarın bana bir youtube linki verene kadar...

    linki izleyince, şükür yarabbi deyip üç kulhuvallah bir elham okudum... demek hasta değilmişim, demek bilinçaltımda teoman'a bir gıcıklık duyup onun sonucu olarak halusinasyon falan yaratmamışım... ha hala "hayır onlar fil diil halusinasyon, hastasın bi kere sen" diyecek olanlara da diyorum ki, (diğer kişileri bilemem ama en azından linki hazırlayanla hemfikirmişiz) "birbirini tanımayan, görmeyen iki kişinin gördüğü halusinasyon değildir" bir de kulak doktoru tavsiye ediyorum nacizane... hem zaten benim halusinasyonlarım azmış... orada daha fazlası var...

    linki ve yapan kişinin adını vermiyorum, yine bana abuk gelen bir açıklama veya msj gelir düşüncesiyle... kolayca bi şekilde size de ulaşacaktır eminim...
    ama merak edenlere dilim döndüğünce şöyle açıklamaya çalışayım...

    efendim ilk karede siyah ekran üzerine şu yazıları görüyoruz:

    teoman rockçı mı?

    yoksa arockçı mı?

    işte ispatlar...

    (sonraki karede:)

    ama önce yerinde bir tespit...

    (sonraki karede. dış ses şöyle diyor:)
    - mesela teoman hakkındaki görüşlerinizi sorabilir miyim?
    (altta teoman'ın çocukluk fotosu fonunda cevap inek şaban'dan şu şekilde geliyor:)
    - valla.. bana biraz hıyar gibi geliyor!..

    (teoman'ın "o" albüm kapağı fon olmuş, üzerine yazı çıkarken papatya şarkısının girişi geliyor):

    ispat 1...

    teoman - papatya

    (o - 1998)

    (şarkı devam ederken siyah ekran üzerine):
    parçanın giriş kısmı çok sağlam değil mi?

    peki orjinalini dinlemek istemez misiniz?

    (ekrana judas priest'in mükemmel albümü "painkiller" kapağı geliyor önce, sonra grubun siyah beyaz bir posteri geliyor.. bu arada arkada en baba judas şarkısı olan a touch of evil girişi çalıyor)

    judas priest - a touch of evil

    (painkiller - 1990)

    --------------------------------------------------------------------------

    (yine "o" albüm kapağı üzerine yazılar geliyor, yağmur şarkısı eşliğinde):

    ispat 2...

    teoman - yağmur

    (o - 1998)

    (şarkı devam ederken siyah ekran üzerine yazılar geliyor):

    güzel bir melodi değil mi?

    ama bu kadar güzel bir melodi sizce teoman'ın olabilir mi?

    (önce texas'ın "white on blonde" albüm kapağı sonra renkli bir posteri ekrana gelirken, albümden "black eyed boy" şarkısı çalıyor):

    texas - black eyed boy

    (white on blonde - 1997)

    --------------------------------------------------------------------------

    (yine teoman'ın "o" albüm kapağı ekranda. aynı anda "bir telefon çığlığıyla yalnız bir güne uyandım bir an" diyen "kardelen" şarkısı çalarken yazılar geliyor):

    ispat 3...

    teoman - kardelen

    (o - 1998)

    (siyah ekran üzerine yazılar geliyor):
    bu şarkının, teoman'ın esinlendiğini düşündüğümüz(!) şarkıya olan benzerliği eminim size "yok artık" dedirtecek...

    (ekranda önce uriah heep'in "salisbury" albüm kapağı ardından siyah beyaz bir konser resmi, üzerine üzerine "lady in black" çalıyor ve şu yazılar geliyor):

    uriah heep - lady in black

    (salisbury - 1971)

    --------------------------------------------------------------------------

    (bu kez teoman'ın "onyedi" albüm kapağı üzerine "paramparça" şarkısının girişi çalıyor ve şu yazılar geliyor):

    ispat 4...

    teoman - paramparça

    (onyedi - 2000)

    (şarkının girişi devam ederken siyah ekran üzerine şu yazılar geliyor)
    siz zaten bu parçanın orjinalini biliyorsunuz...

    (fonda efsanevi grup led zeppelin'in efsanevi şarkısı "kashmir"'in girişi çalarken, ekrana led zeppelin'in "physical grafitti" albüm kapağı görünüyor, üzerine şu yazılar geliyor, sonra grubun siyah beyaz bir posteri geliyor.. )

    led zeppelin - kashmir

    (physical grafitti - 1974)

    --------------------------------------------------------------------------

    (fonda "kırıklarını aldırdım" diyerek "gönülçelen" şarkısı çalıyor, ekranda teoman'ın "gönülçelen" albüm kapağı, şu yazılar geliyor):

    ispat 5...

    teoman - gönülçelen

    (gönülçelen - 12/2001)

    (şarkı devam ederken siyah ekranda şu yazılar görünüyor):

    "benimse yenmiş tırnaklarım titrek ellerim"

    ve bir de baya bi esinlendiğim bestelerim var...

    (ekranda manic steet preachers'ın "know your enemy" albüm kapağı belirirken fonda "ocean spray" çalar, üzerine şu yazılar, sonra da grubun siyah beyaz posteri gelir:)

    manic steet preachers - ocean spray

    (know your enemy - 03/2001)

    --------------------------------------------------------------------------

    (ekranda yine inek şaban'ın görüntüsü üzerine dış ses şunu söyler:)

    - neyse zaten bildiğim kadarıyla teoman da sizi fazla beğenmiyor...

    (inek şaban şöyle cevaplar)

    - onu kim beğensin!...

    not: nihayet gereksiz bir halusinasyon grubundan daha kurtulduk... darısı can yakanlar dahil diğer özel genel her türlü halusinasyonlarımızın başına...

    not: ha unutmadan, müzikle ilgili yeni halisünasyonum "hepsi" grubunun bir şarkısı. adı "kalpsizsin" galiba... şarkıyı her dinlediğimde şarkının büyük kısmının adını hatırlamadığım bir abba şarkısı olduğuna dair halusinasyon görüyorum...

    yetkililerden en kısa zamanda bu konuya da el atmalarını rica ediyorum...
  • teoman hakkında bir çalışma. güzel de bir çalışma.

    yanlız ilk birkaç şarkı gerçekten arak dursa da bazı örnekler'in arak olmakla alakası yok gibi geldi bana. neredeyse şarkılar aynı gamdan diye arak denecek duruma gelmiş.
  • teoman'ın ocak 2008 tarihli blue jean röportajından:
    "youtube’daki “rockçi mi arockçi mi?” polemiği hakkinda

    +teoman malumunuz internetteki muhalefet etmeyi seven gençlerin bir numaralı hedeflerinden biri. youtube’da da kendisi hakkında “rockçı mı arockçı mı” diye bir video mevcut. bu videonun ses kaydını teoman’a dinlettik…

    +bir dinleyelim istersen…

    -tabii. (ipod’u ayarlarken) müzikte turn round diye akor dizilişleri var, bunlar artık klişeler aslında. ben de onu çok kullanıyorum. “la, sol, fa, mi”den şarkı yapınca birbirine benzer. benim de üç tane falan sadece “la, sol, fa, mi” şarkım var. judas priest’e benzetmişler. şarkı benim değil, aranjmanı benim değil; ama sorumluluğu ben alıyorum.

    +‘vur sen beni’ de ‘dream on’a benziyordu mesela…

    -onu yazmıştım. onu araklayarak yazmamıştım; ama “çok benziyor abi” dedikleri zaman “iyi bari, esinlenme ‘dream on’ yazalım birinci albüme” demiştim. bir de ben şarkıları beş dakikada yazıyorum, araklamaya kalksam bir saatimi alır.

    +‘papatya’ (judas priest’e benzetilen) ve ‘yağmur’ (texas’a benzetilen) çalıyor
    -bu şarkılar, benim şarkılarım değil zaten. müzikleri benim değil. benzemiyormuş (yağmur için).

    +(kardelen dinleniyor) en çok ben bunu benzetiyorum açıkçası. uriah heep – ‘lady in black’…

    -evet, bu benziyor. doğru.

    +bu en çok bilineni… led zeppelin – ‘kashmir’, ‘paramparça’…

    -ama şimdi “kashmir-like riff” diye bir şey var artık dünyada. uncut veya q’da okuduğun zaman mesela “smiths meets led zeppelin/kashmir-like riff” diye anlatırsın. o, doğu müziğinden alınan yarım yürüyüşlü şeylerin hepsi “kashmir-like riff”. herifler bir yaptılar, artık biz yarım ton gittiğimiz zaman… bir tane de ‘onyedi’de…

    +‘gönülçelen’i, manic street preachers ‘ocean spray’e benzetiyorlar…

    -ben onu o kadar çabuk yaptım ki, “la, re, sol, do”, hepsi bu. dünyanın en kolay şarkısı. bir kere de yaptım. arkadaşım da içeride uyuyordu, kalktı “ilhan irem’e çok benziyor” dedi. sonradan ama ‘ocean spray’ olmuş. o, ilhan irem’e benzetmişti.

    -ikisi de zaten aynı sene çıktı. çalmış olman da çok zor. dinleyip hemen albüm kaydına girmen gerekiyor.

    +‘ocean spray’ iyi şarkıydı. ‘onyedi’de de james bond diyorlar; ama john barry de bütün şarkılarında tekli yürüyüşlerini “do, do diyez, re, do diyez” gibi oralarda kullanmış. yapacağımız bir şey yok. o notaları kullanacaksak james bond diyecekler bize. onlar yüzünden üç tanecik notayı kullanmayalım mı? şöyle bir şey de var. arakçı denildiği zaman şöyle düşünmek lazım; bir yeri bir yerine benziyor mu değil de yani bu herif böyle bir şey yapmış, peki bunu yapmasaydı bu şarkı hala adam gibi oluyor muydu? yani golü o çaldığı veya arakladığını düşündüğümüz yerle mi attı yoksa başka tarafıyla mı? şimdi ‘paramparça’ gibi bir şarkı var, o ‘datdararat’ olsa ne olur olmasa ne olur? zaten kendini kurtarır o şarkı. ben “kashmir-like riff” yerine başka bir şekilde de girebilirdim.

    -en güçlü yerleri onlar değil sonuçta…

    +hiç değil.

    -bir tek uriah heep’te…

    +onda benziyor biraz. ama onun da en güçlü yeri de şarkının a bölümü değil. “başka türlü bir şey bu yalnız seni isteyen” bölümü insanları saran. bunlardan çok korkan bir herif olsam ya da onu yaptığın zaman farkında olsan hemen a bölümünü değiştirirsin. çünkü orası güçlü yerleri değil ki veya o introyu “kashmir, kashmir” deneceğini bilseydik “aman abi, boşver koymayalım orayı” derdim. eğer öyle bir şeyin farkına varsaydım. nasıl olsa ‘paramparça’nın o introya ihtiyacı yok. 60’lı, 70’li yılların müziklerini çok iyi bildiğimiz için onlar bize çok klişelermiş gibi geliyor. mesela judas priest’te dinlettirilen o gitar rifi benim çok yerde duyduğum bir rif. "

    en önemli kısmı yinelersek: " arakçı denildiği zaman şöyle düşünmek lazım; bir yeri bir yerine benziyor mu değil de yani bu herif böyle bir şey yapmış, peki bunu yapmasaydı bu şarkı hala adam gibi oluyor muydu? yani golü o çaldığı veya arakladığını düşündüğümüz yerle mi attı yoksa başka tarafıyla mı? "
  • youtube'da dolaşan ve teoman'ın şarkılarının başka şarkılardan esintiler taşıdığını iddia eden çok ünlü bir video. video'nun içine yerleştirilmiş kemal sunal efektleri ve benzetilen şarkılar gerçekten çok şaşırtıcı. bütün bunların yanında teoman'ın hala başka şarkılardan alıntılar ve esinlenmelerle şarkı yaptığını hesap ettiğimizde videonun gerçekliği şaşırtıcı oluyor.

    güncel örnekler için;

    (bkz: çoban yıldızı)
    (bkz: danser encore)
    (bkz: tek başına dans)
    (bkz: ince ince)
  • 'arakçılık' yapıcak kadar kalitesiz biri olmadığından eminim amadinlediği müzisyenlerden etkilendiğini çok belli eder çıkışlarında aniden falsettoya geçip dönüşü (müzikte bi adı varmı bilmiyorum) u2 tarzında hep
  • guns'ın estranged'ine de bakmak lazım. 07:05 den 07:35 e kadar insanın "derler ki bir yerden sonra, acımaz daha fazla, zaten aşk kötü bir şaka, anlamaya çalışma..." diyesi geliyor. (bkz: https://www.youtube.com/watch?v=dpmay059tty)

    gene de severim bu şarkısını da toplumun tümüne doğru uzanan köksüzlük ( yalçın küçük sağ olsun. ) hali bir noktada yoruyor insanı. her şeyimiz mi taklit olur be! bütün spordan sanata, edebiyata, ( ahmet hamdi ) mimariye uzanan bir skalada popüler sanatımız hatta "yüksek sanat" addettiğimiz ürünler bile bildiğin kolaj, aparma. derinlerde devasa bir başarısızlık ve "mış gibi" olma hali sarıp sarmalamış.
  • uydurma ve de zorlama bir çalışma. müzikte sanıyorum ilk 5 ya da 7 notaya kadar benzerlik olabilir ve bu olağan karşılanmıştır. bir nevi sessiz anlaşma gibi bir şey. ama başlık sahibinin verdiği örneklerde ilk 3-4 nota benziyor ve devamı da zaten loop şeklinde ilerliyor. başlığın ilgi görmemesi de bu sebepten bence.

    1,5 sene önce bir youtuber, başka bir şarkıda kendince benzerlikler bulup video yayınıyla bizi ikna etmeye çalışıyordu. türkçe şarkının arak yapıldığı yabancı şarkıyı anlatırken her tarafı elektronik ritimlerle dolu olan ve hiçbir şekilde arak dediği türkçe şarkıya benzemeyen bir melodiyi dakikalarca dinletti bize. kulaklığı kulağıma soktum ama o youtuber arkadaşın zorlama iddiasına bir türlü ikna olamadım.

    kaldı ki yabancı şarkının bahsettiği kısmı da parası verilerek alınmış bir sample idi. yani kısacası arkadaşımız ağır sıçıyordu ve bu salaklığa da bizim inanmamızı bekliyordu.

    allah aşkına şarkıların, özellikle de girişlerindeki benzer olan ilk 4-5 notayı yakalayınca coşmayın amına koyim. bu tip benzemeler evrensel kabul görmüş şeyler. adamın, senin bahsettiğin şarkıdan haberi bile yok ama bestesi arak. hassiktir ordan kulağını siktiğim.